|
Çiçek: Komisyonların yetkileri netleşmeli
Türkiye gündemini uzun süreden beri Şemdinli iddianamesi meşgul ediyor. İddianamenin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'la ilgili bölümü sonuçlandırıldı. Genelkurmay, soruşturma açılmasına gerek görmedi.
Ancak, bir diğer boyutuyla konu devam ediyor. İddianameyi hazırlayan Van Savcısı Ferhat Sarıkaya hakkında müfettişler inceleme yaptılar. Müfettişlerin vardığı kanaat, savcının disiplin cezasıyla cezalandırılması yönünde.
Bu tartışma içinde TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı ve üyeleri hakkında da çeşitli iddialar gündeme getirildi. Şemdinli patlamasıyla ilgisi olmayan konularda Büyükanıt aleyhine ifade veren işadamının komisyona daveti, ifadelerinin iddianameye taşınması gibi...
Bir diğer tartışma da Şemdinli davası sürerken araştırma komisyonu başkanı ve bazı üyeleri Van'da incelemeler yaptılar. Sanıklarla görüştüler. İfadeler aldılar.
Tartışma da bu noktada çıktı. Komisyonun devam eden bir davada sanıklarla görüşmesi, ifade alması yasama denetimi niteliğinde midir yoksa yargısal bir faaliyeti midir? Diğer bir deyişle, yasamanın yargıya müdahalesi midir?
Meclis araştırma komisyonları yargıya intikal etmiş bir konuda görevini sürdürmeli midir? Yoksa, konu yargıya intikal edince görevleri sona mı ermelidir?
Tartışmalı
Bu soruları yönelttiğimiz Adalet Bakanı Cemil Çiçek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Konu tartışılıyor. Araştırma komisyonlarının Anayasa'ya aykırılığını öne süren hukukçular da var, uygunluğunu savunanlar da. Bu faaliyetin aykırılık oluşturduğu iddiası da gündeme getiriliyor. Konu tartışmalı. Ancak, pratik bir durum da var. Komisyon başkan ve üyeleri gittiler, bazı temaslar yaptılar. Sonuçta bir araştırma komisyonu raporu yazacaklar ve TBMM Başkanlığı'na sunacaklar. Bu aşamadan sonra yerindedir veya aykırıdır demenin de pratik bir anlamı yok."
'Örnekleri var'
Çiçek, yargıya intikal etmiş konuda Meclis araştırma komisyonu kurulmasının geçmişte örnekleri olduğunu da belirterek, şu bilgileri verdi:
"Şimdi ben yürütme organında görev yapıyorum. Bu nedenle yasama organına şunu yapın, bunu yapın diyemem. Ancak, geçmiş dönemlerde örnekler mevcut. Yargıya intikal ettiği halde faili meçhul cinayetler, Susurluk davası, Uğur Mumcu davası, İSKİ davası, deprem felaketi ve Veli Göçer davası, Mercümek davası gibi konularda Meclis araştırma komisyonu kurulmuş ve çalışmalarını sürdürmüş. Anayasa Mahkemesi de 1970'te devam eden bir davayla ilgili olarak Meclis'te genel görüşme yapılmasını engelleyen İç Tüzük maddesini iptal ederek görüşmeye olanak tanımış."
'Yetki belirlenmeli'
Çiçek, bu örneklere ve Şemdinli komisyonu tartışmalarına bakarak şu öneride bulundu:
"Bu tartışmaları sonlandırmak ve güçler ayrılığı ilkesini tartışmasız uygulayabilmek için yeni bir düzenleme yapılabilir. Meclis komisyonlarının yetkileri, çalışma usulleri daha net hale getirilebilir. Anayasa'da ve iç tüzükte bu yönde bir çalışma yapılabilir."
fbila@milliyet.com.tr
|
|