Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Refleks


Türkiye'nin refleksleri zayıfladı. Özal'ın ilk başbakanlık yıllarında sadece Gökova'ya bir termik santral yapıldığı için tüm çevreciler, aydınlar, medya tozu dumana katmıştı.
Müthiş bir kamuoyu oluşmuştu. Özal, medyayı ve kamuoyunu ikna etmek, çevrecileri yatıştırmak için uçak dolusu gazeteciyi Gökova santralına götürmüştü.
Kıyıların bozulmayacağının, yeşil ve maviye dokunulmayacağının, santral bacasına en ileri teknolojiyi yansıtan filtre konulacağının "güvencesini" defalarca tekrarlıyordu. Dilinde tüy bitmişti.
Gerçi güvenceleri lafta kaldı ama zaten anlatmak istediğim şey, neredeyse çeyrek yüzyıl önce "Türkiye'nin doğayı koruma reflekslerinin böylesine diri ve bilinçli olduğunu" ortaya koymaktı.
...............................
Şimdi...
Sadece Gökova'da 3-5 bin metrekare değil, tüm kıyılarda yeşil ve maviyi beton kirlenmesine açacak yasa değişikliği yapılıyor.
"Tık" yok.
Nerede çevrecilerin, aydınların, medyanın "doğa refleksleri?"
Kıyılar limitsiz, kayıtsız betonlaşmaya açılıyor.
Hazine arazilerine "fizibilite" hesaplarıyla başvurulacak ve Maliye Bakanlığı "olur"uyla o güzelim koylar, yeşille mavinin dudak dudağa geldiği güzellikler tüketilecek.
Öyle...
Başlangıç için "pilot" yöre falan yok. Tümüyle "beton işgaline" açılacak.
Sanki kıyılar kaçıyor...
...............................
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ,"Daha fazla turistin gelmesi lazım. Kapasite doldu. İlave yatağa ihtiyacım var" diyor.
Peki tüm kıyıların aynı anda açılması mı gerek?
Bir plan yapılır. Yıllık ihtiyaç ve öncelikli yöreler saptanır.
Buna göre yıllara yayılarak kademeli bir tahsis uygulamasına geçilir.
Yok... "Hepsini ben dağıtacağım. Benden sonra geleceklere bırakmayacağım" gibi bir iktidar zihniyeti varsa çok yazık...
Çocuklarınıza, torunlarınıza şu kirlenen dünyada en büyük nimet olan yeşili ve maviyi bırakamayacaksınız.
Turisti sadece tesis çekmez. Beton klostrofobisi bunalımından kaçmak için doğaya gelmiştir zaten.
Otel her zaman yapılır ama binlerce yıldır dokunulmamış kıyılar bir kez öldürüldü mü yeniden yaşama kazandırılamaz.
..............................
Burada bazı kuşkulara da değineyim.
Kıyıların "tesettür turizmine" bölgeler yaratmak amacıyla açılacağı iddiaları var.
Yani...
Yanı başında bikinili ve üstsüzlerin otelleri varken tesettür turizmine hizmet verecek tesislerin gene de sakıncalı bulunduğu gibi gerekçeler konuşuluyor.
O nedenle "nokta tesettür turizmi tesisleri" değil, bu konsepte uygun tesislerin bir arada toplanacağı bölgeler oluşturmak isteniyormuş.
Olabilir...
İnsanların inançları doğrultusundaki yaşamlarına saygı göstermeliyiz.
Böyle bölgeler ayrılması gerekebilir.
Fakat... Bunu yapmak yerine bütün kıyıları beton yağmasına açmak neden?
Üstelik daha evvel kaçak yapılanmaları da affetmek. Akarsu, göl, gölet ne varsa kirleneceği görülen düzenlemeler yapmak...
İşte "refleks" bunlara gösterilmeli.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Gökalp'i yeniden okumak
ZİYA Gökalp'in doğumunun 130. yılındayız. Kül...
Çetin ALTAN
Tutulma
Bugün 4 dakikalık "tam Güneş tutulması", vata...
Melih AŞIK
Giderse gelmez
Önce Çağdaş Tuzla gazetesi yazdı. Yalçın Baye...
Fikret BİLA
Çiçek: Komisyonların yetkileri netleşmeli
Türkiye gündemini uzun süreden beri Şemdinli ...
Hasan CEMAL
Bir 'bekle gör' dönemi başlıyor
İsrail seçimlerinde sürpriz yok. Kadima kazan...
Güneri CIVAOĞLU
Refleks
Türkiye'nin refleksleri zayıfladı. Özal'ın il...
Abbas GÜÇLÜ
Ağrı Doğubayazıt'tan yükselen çığlık
Türk eğitim sistemi neden bu durumda, okullar...
Hurşit GÜNEŞ
İhracattaki çöküşten kaynaklanan işsizlik
Tarımdaki çöküşün işsizliğin temel ve yapısal...
Nail GÜRELİ
Siyasette de şiddete son
Bizim Milliyet, önemli bir toplumsal soruna d...
Sami KOHEN
Seçim sonucu neyin habercisi?
ÖNEMLİ olan bundan sonra ne olacağı, nasıl bi...
Metin MÜNİR
Babacan afacan
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Merkez Bankası ...
Hasan PULUR
Söyledik ama dinleyen kim?
HUYSUZ adamlara ya da gelinlere laf sokuştura...
Tuba AKYOL
'Ur ur ur Amerika'
"Adaletsiz bu dünyada / Yeni bir düzen kur Am...
Meral TAMER
Merkez Bankası çuvallamasında bir perde daha!
Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in Merk...
Ece TEMELKURAN
Tutulma
Sonra eve gidince aklına gelir ya... Tam ne s...
Osman ULAGAY
Erdoğan'ın zarfları ve medyanın suçu (!)
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) dünya gö...
Güngör URAS
Marka satın almak en kolayı
"Türkiye markasız, fason üretim yaparak ihrac...
M. Ali BİRAND
AK Partiyi anca Avrupa kurtarabilir
Son haftalarda AK Partinin kamu oyu ile ilişk...

© 2006 Milliyet