Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İhracattaki çöküşten kaynaklanan işsizlik


Tarımdaki çöküşün işsizliğin temel ve yapısal nedenlerinden biri olduğu önceki gün açıklanan verilerden bir kez daha görüldü. Tarımda hem işgücü artışı var, hem de işgücü talebi düşüşü. Zaten tarımda gizli işsizlik olduğundan, üretimde azalışlar sürdükçe işsizlik de giderek açığa çıkıyor.
Bunun yanı sıra, sanayi ve hizmetler kesimine de bakmak gerek. Gerçi kentsel işsizlikteki artış kırsal kesim kadar güçlü değil. Ancak kırdan göçen işsizlerin kentlerde, sanayi ve hizmet sektöründe iş bulması gerektiğine göre, sanayi kesimine bakmakta yarar var.

Emek-yoğun sektörler daraldı
İşsizliğin asıl çözülmesi gereken alanı da burası. İşgücü talebi düşüyor. Özellikle emek-yoğun olan hazır, giyim ve deri sektörlerindeki daralma istihdam düzeyini olumsuz olarak etkiliyor. 2005 yılında tekstil ortalama yüzde 11.8, hazır giyim yüzde 12.5, deri sektörü de yüzde 19 daraldı.




Yukarıdaki grafikte üç sektörün bir önceki yılın aynı ayına göre aylık üretim artışları sergileniyor. Deride Aralık 2004'ten bu yana, tekstilde 2004 Mayıs'ında başlayarak, fakat 2005 yılının nisanında hızlanan biçimde, keza hazır giyimde de 2004 sonunda başlayan ancak nisandan sonra hızlanan bir çöküş gözleniyor.
Demek ki, sanayi kesiminde üç temel kesimde, bırakınız yeni iş talebi yaratmayı, mevcut istihdamın düşürülmesi eğilimi oluşmuş. Ve 2005 yılının yarısından itibaren de işten çıkarmalar hızlanmış.

Hizmet sektörü yetmiyor
Gelelim hizmetler kesimine. Bu kesimde gelişen alt sektörler var. Bunlardan biri inşaat. İnşaatta bir patlama gözlense de, bunun ortaya çıkan işsizliği bertaraf edebilme kapasitesi yok. Olamaz da. Öte yandan bankacılık da gelişiyor ama bu, istihdama yansımıyor. Son dört yılda bankacılık kesiminde istihdam sadece 9000 kişi arttı ve ancak 132 bini buldu.
Elimizde bir de turizm sektörü var. Gerçekten bu sektör son yıllarda çok iyi performans gösterdi. Ancak üç nokta da unutulmamalı. Birincisi, bu kesim nitelikli işgücü gerektiriyor. Oysa işsizler daha çok niteliksiz. İkincisi, sektör mevsimsellik gösteriyor. Ve nihayet bu kesimin de son zamanlarda bazı sıkıntılar içine girdiği anlaşılıyor.
Şu anda uygulanmakta olan IMF programı istikrarı ve borç ödemelerinin düzenlenmesini amaçlıyor. Dolayısıyla, büyüme, istihdam veya cari açık gibi konular doğrudan IMF'yi ilgilendirmiyor. Bunlarla ilgilenmesi gerekenler bu ülkenin yöneticileri. IMF'ye göre istikrar sağlarsanız sürdürülebilir büyüme kendiliğinden oluşur. Bu da istihdam sorununu çözer. Oysa her ikisi de yanlış. Her istikrar yapısı sürdürülebilir büyüme yaratmaz. Her büyüme performansı da istihdam yaratmaz.
Büyümeden büyümeye fark var. Şu anda yaşadığımız büyüme sürdürülebilir değil. Hem cari açık yaratıyor. Hem işsizlik. Her iki sorunun da temelinde ihracatın tökezlemesi var. Reel kur değer kazandıkça da bunun süreceği anlaşılıyor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Gökalp'i yeniden okumak
ZİYA Gökalp'in doğumunun 130. yılındayız. Kül...
Çetin ALTAN
Tutulma
Bugün 4 dakikalık "tam Güneş tutulması", vata...
Melih AŞIK
Giderse gelmez
Önce Çağdaş Tuzla gazetesi yazdı. Yalçın Baye...
Fikret BİLA
Çiçek: Komisyonların yetkileri netleşmeli
Türkiye gündemini uzun süreden beri Şemdinli ...
Hasan CEMAL
Bir 'bekle gör' dönemi başlıyor
İsrail seçimlerinde sürpriz yok. Kadima kazan...
Güneri CIVAOĞLU
Refleks
Türkiye'nin refleksleri zayıfladı. Özal'ın il...
Abbas GÜÇLÜ
Ağrı Doğubayazıt'tan yükselen çığlık
Türk eğitim sistemi neden bu durumda, okullar...
Hurşit GÜNEŞ
İhracattaki çöküşten kaynaklanan işsizlik
Tarımdaki çöküşün işsizliğin temel ve yapısal...
Nail GÜRELİ
Siyasette de şiddete son
Bizim Milliyet, önemli bir toplumsal soruna d...
Sami KOHEN
Seçim sonucu neyin habercisi?
ÖNEMLİ olan bundan sonra ne olacağı, nasıl bi...
Metin MÜNİR
Babacan afacan
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Merkez Bankası ...
Hasan PULUR
Söyledik ama dinleyen kim?
HUYSUZ adamlara ya da gelinlere laf sokuştura...
Tuba AKYOL
'Ur ur ur Amerika'
"Adaletsiz bu dünyada / Yeni bir düzen kur Am...
Meral TAMER
Merkez Bankası çuvallamasında bir perde daha!
Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in Merk...
Ece TEMELKURAN
Tutulma
Sonra eve gidince aklına gelir ya... Tam ne s...
Osman ULAGAY
Erdoğan'ın zarfları ve medyanın suçu (!)
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) dünya gö...
Güngör URAS
Marka satın almak en kolayı
"Türkiye markasız, fason üretim yaparak ihrac...
M. Ali BİRAND
AK Partiyi anca Avrupa kurtarabilir
Son haftalarda AK Partinin kamu oyu ile ilişk...

© 2006 Milliyet