|
Babacan afacan
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Merkez Bankası kriziyle ilgili açıklamaları piyasa oyuncularının zekâsına hakarettir.
Merkez Bankası başkanı seçiminde hükümetin yaptığı hata piyasa oyuncularının aptal olduğu varsayılarak kapatılamaz.
Hazineden Sorumlu Bakan, Merkez Bankası başkanı olacak kişinin seçiminde (1) eğitim, (2) birikim, (3) teknik konulara hâkimiyet, (4) yabancı dil gibi konuların kriter olduğunu söyledi.
Bu açıkça doğru değildir.
Eğer sadece bunlar kriter olsaydı Serdengeçti'nin görev süresinin uzatılması gerekirdi.
Bunu Serdengeçti amigoları söylemiyor. Piyasa oyuncuları, analistler, yorumcular, büyük sanayiciler ve bankacılar bu konuda neredeyse hemfikirdir. Çünkü Türkiye'de yukarıdaki kriterlere Serdengeçti'den daha uygun kimse yoktur. Eğer Bakan tenezzül edip küçük bir nabız yoklaması yaptırsaydı, bunu öğrenir, kredibilitesini çökerten bu büyük kariyer hatasını yapmazdı.
Ama piyasanın ne düşündüğü Babacan'ın umurunda değil. Çünkü Babacan ve kabinedeki abileri için öncelik Merkez Bankası'nın başında AKP'li gibi düşünen, AKP'ye sadık, laf dinleyen birinin olmasıydı. Diğer kriterler bunların ardından geliyor.
Babacan "Merkez Bankası'nda bağımsızlık bizim hükümetimizin siyasi tercihidir" diyor.
Bu olaydan sonra dile getirilen bir prensiptir. Eğer bağımsızlık siciline sahip bir başkana kapıyı gösterip yerine bir AKP klonu monte etmeye kalkarsanız, "Merkez Bankası'nın bağımsızlığını sorgulatmadık" diyemezsiniz. Dersiniz de kimse inanmaz.
Çünkü tartışılan, Merkez Bankası'nın bağımsız olup olmadığı değil, son operasyondan sonra bağımsız kalıp kalmayacağıdır. Bu şüphe Serdengeçti zamanında yoktu. AKP'nin tercihinden sonra doğdu. AKP'nin davetiyle.
"Bugün kimse Merkez Bankası'nın kredibilitesini sorgulamasın" demek de boştur. Serdengeçi döneminde Merkez Bankası'nın kredibilitesini kimse sorgulamıyordu. Bu sorgulama AKP'nin bankanın başına kendi adamını getirmeye kalkışmasından sonra başladı.
"Tartışılması gereken liyakat, yeterlilik, bilgi, tecrübe iken, tartışma çok başka bir mecrada yürüdü. Türkiye adına hiç kuşkusuz üzücü ve yıpratmaya yönelik bir süreçti. Ama bu süreçten ilgili kişilerin ders çıkardıklarını umuyorum" diyor Babacan. Ben de. Ben de umuyorum. Çünkü bu süreçten ders çıkarması gereken Babacan'ın kendisi ve abileridir. Gerçekten Türkiye'yi yıpratan bir süreç başlattılar.
Konuşulması gerekenin liyakat, yeterlilik, bilgi, tecrübe olduğu da doğrudur. Sayelerinde bunlara ilaveten sadakat, ahbap kayırma, insan kadri bilmeme, bağımsız müesseselere tasallut gibi konuları da konuşmak zorunda kaldık.
Hayatımda gerçekleri saptıran, suçu başkalarına atmaya çalışan çok siyasi çabaya şahit oldum. Ama, Babacan'ınki gibi kallavisini çok gördüğümü söyleyemem. Onunki tam bir gerçeklerin Çernobil'idir.
mmunir@milliyet.com.tr
|
|