|
Söyledik ama dinleyen kim?
HUYSUZ adamlara ya da gelinlere laf sokuşturan geçimsiz kaynanalara döndük, "Söyledik, söyledik ama, dinleyen kim? Bir kulağından giriyor, bir kulağından çıkıyor!" derler ya, biz de öyle olduk.
Okul önlerinde bıçaklar satılıyor, çocuklar birbirlerini vuruyor, yaralıyor, hatta öldürüyor, Sayın Başbakan da, Milli Eğitim Bakanı da medyayı suçluyor, yazmasalardı, bu kadar büyütmeselerdi diye.
***
OYSA biz bunların olacağını çok önceden yazmış, aklımızca uyarmaya çalışmıştık, yazdıklarımızı okumayanlar, ya da kulak arkası edenler, şimdi "Siz yazdınız böyle oldu!" diyorlar.
Oysa biz buz üzerine yazı yazmıyoruz, ak kâğıt üzerine kara kalemle yazıyoruz.
***
BAKIN, 15 Ocak 2006 tarihinde, 70 gün önce bir öğretmenin anlattıklarından yararlanarak ne yazmışız, okuyun.
***
- Bu yıl lise birinci sınıfa okuma yazma bilmeyen bir öğrenci geldi.
- Bir öğrenci okula satır getirdiği için uzaklaştırma cezası aldı.
- Okul önündeki kavgada bir öğrencinin boynu döner bıçağıyla kesildi, 28 dikiş atıldı.
***
- KIŞ gelince, akşam beşten sonra kimse sokakta yalnız yürüyemiyor.
- Öğrencilerin yüzde 86'sı sigara içiyor.
- Bir kız öğrencinin babası, kızından dayak yediği için okula sığındı.
***
- KORİDORDA birbirlerine omuz attıkları için kavga eden iki kızın aileleri okul önünde birbirine girdi.
- Saçlarını kızıla boyayan bir öğrencinin annesi okula çağrıldı. Kadın, "Kızım koca bulmak için okula geliyor, süslenmesi lazım!" diyerek kızını savundu.
- Öğretmenler her ay para toplayarak en fakir öğrencinin bot, palto, kitap gibi ihtiyaçlarını karşılıyor.
- Cuma günü kapanış töreninde baygınlık geçiren öğrencinin iki gündür aç olduğu anlaşıldı.
***
- ÖĞRENCİLERİN çoğunun hayatında, intihar, kan davası, boşanma, kaçma, dayak, hapis gibi olaylar var, hemen hepsi bunların canlı tanığı...
- Veli toplantılarına kimisi ocakta yemeğini bırakarak, kimi de ayaklarının arkasına basarak, paltolarını omuzlarına atarak geliyor.
- Öğretmene nasıl hitap edeceklerini bilmedikleri için, "Güzelim, hanım kızım, abla, abi, enişte, amca" diyorlar.
- Şalvarlı, sakallı, cüppeli bir veli, veli toplantısında, yalnız erkek öğretmenlerle konuşuyor. Kadından hoca olur mu?
***
- OKULDA 1000 öğrenci var, ancak yedisi okul kitaplığına üye...
- Kerrat cetvelini ezberlemek artık tarihe karıştı, hepsinin elinde hesap makinesi, geçen gün matematikçi 300'ü 2'ye böldürememiş...
- Öğrencilerin hemen hepsi sağlıksız beslenmeden dolayı hasta, ama hemen hepsinin elinde son model cep telefonları var.
***
- SINIFTA gezinerek ders anlatırken, Atatürk'ün gözleriyle karşılaşmamaya çalışıyorum, kafamı kaldırıp resmine bakamıyorum. Başımın üzerinde "Ey Türk Gençliği!" diye seslendikçe, utancımdan kafamı omuzlarımın arasına gömüyorum.
***
YETMİŞ gün önce yazdığımız yazının özeti bu...
Sonra ne olmuş?
Çocuklar birbirlerini vurmuş, kabahat bu olayları büyüten gazete ve televizyonlarda olmuş, biri çıkıp bizim o yazımızı hatırlamamış bile...
Hatırlayanlar da var, internetten alıp 25 mart 2003 tarihinde 70 gün sonra köşesine koyanlar da...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|