Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Marka satın almak en kolayı


"Türkiye markasız, fason üretim yaparak ihracatını sürdüremez, geliştiremez. Fason üretimde Çin gibi dev rakiplerle baş edilemez. Türkiye'de oturarak dünya pazarlarında rekabete girilemez. Türk firmalarının markaya geçmeleri, yönetim merkezlerini Avrupa'ya taşımaları şart... Fakat bunlar çok pahalı ve zaman alacak işler... Ama kolayı var. Türkiye'deki üreticilerin önünde bir fırsat var... Avrupa'da konjonktür kötüye gitti. Birçok marka satılık durumda. Türk firmaları bu konjonktürü değerlendirmeli. Kendi alanlarında marka sahibi Avrupa firmalarına ortak olmalı. Bu ortaklık yoluyla hem markaları olur hem yönetim merkezlerini Avrupa'ya kaydırmış olurlar... Yönetim merkezi Avrupa'da olan firma daha kolay ve ucuz finansman imkânına kavuşur. Pazar sınırlamalarından kurtulur. Türkiye'deki üretimi kendi markası için yapar. Fason üretim için onun bunun peşinde koşmaz."
Bundan üç yıl önce bu köşede, giyim sanayicilerimize Avrupa'da marka satın almak ve ortaklık kurmak için İstanbul'da büro açan bir İtalyan'ın Clemente Signoroni'ni bana bunları söylemiş, ben de bunları köşemde yazmıştım.

Markasız olmuyor
Aradan üç yıl geçti. Şimdi giyim sanayicilerimiz ciddi sorunlarla karşılaştığı için "marka konusu" gene gündeme geldi.
Clemente Signoroni'yi bana tanıtan işadamına sordum. "Ne yaptı... Herhangi bir Türk giyim firması marka satın almak veya ortaklık için İtalyan komisyoncudan yararlandı mı?" dedim. Öğrendim ki, tek bir giyim sanayicimizin bu konuda girişimi olmamış.
Üç yıl önce Clemente Signoroni'ye "Türk firmalarının kendi markalarını yaratma imkânını" sormuştum. "Çok pahalı ve uzun zaman alır. Türkiye'de oturarak marka yaratmak da çok zor... Neden kısa yol varken olmayacakları tartışıyorsunuz?.. Bugün bir Türk firması 100 milyon dolar dolayında bir sermayeyle Avrupa'da marka sahibi bir firmaya ortak olabilir. İmkânı oldukça da ortaklık payını büyüterek markayı ele geçirebilir" demişti.

Satın almak kolay
Marka yaratmak büyük çaba ve yatırım gerektiriyor. Marka bir günde yaratılmıyor. Ama marka satın almak daha kolay.
Giyim sanayicilerimiz küresel rekabete rağmen dış pazarlarda ürün satmaya devam ediyorlar ama, bizim ürettiğimiz giysiler alt gelir grubuna yönelik ucuz ve markasız giysiler. Bu nedenle pazara yeni giren her ülkenin ihracatçısıyla rekabet etme arayışında devamlı fiyat kırıyoruz.
Şimdilerde giyim sanayicilerimiz her ne kadar tasarıma önem veriyor ise de markalaşmadan tasarımla pazarda yer tutmanın imkânsızlığı ortada.
Dış pazarlardaki markaları satın almaya, markası olan giyim kuruluşlarının paylarını satın almaya belki bizim giyim firmalarımızın mali güçleri yetmez.
Ama bu demek değil ki, üç beş giyim firması, birleşerek bir markayı satın alamaz. Markası olan bir yabancı firmanın sermayesine katılamaz.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Gökalp'i yeniden okumak
ZİYA Gökalp'in doğumunun 130. yılındayız. Kül...
Çetin ALTAN
Tutulma
Bugün 4 dakikalık "tam Güneş tutulması", vata...
Melih AŞIK
Giderse gelmez
Önce Çağdaş Tuzla gazetesi yazdı. Yalçın Baye...
Fikret BİLA
Çiçek: Komisyonların yetkileri netleşmeli
Türkiye gündemini uzun süreden beri Şemdinli ...
Hasan CEMAL
Bir 'bekle gör' dönemi başlıyor
İsrail seçimlerinde sürpriz yok. Kadima kazan...
Güneri CIVAOĞLU
Refleks
Türkiye'nin refleksleri zayıfladı. Özal'ın il...
Abbas GÜÇLÜ
Ağrı Doğubayazıt'tan yükselen çığlık
Türk eğitim sistemi neden bu durumda, okullar...
Hurşit GÜNEŞ
İhracattaki çöküşten kaynaklanan işsizlik
Tarımdaki çöküşün işsizliğin temel ve yapısal...
Nail GÜRELİ
Siyasette de şiddete son
Bizim Milliyet, önemli bir toplumsal soruna d...
Sami KOHEN
Seçim sonucu neyin habercisi?
ÖNEMLİ olan bundan sonra ne olacağı, nasıl bi...
Metin MÜNİR
Babacan afacan
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Merkez Bankası ...
Hasan PULUR
Söyledik ama dinleyen kim?
HUYSUZ adamlara ya da gelinlere laf sokuştura...
Tuba AKYOL
'Ur ur ur Amerika'
"Adaletsiz bu dünyada / Yeni bir düzen kur Am...
Meral TAMER
Merkez Bankası çuvallamasında bir perde daha!
Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in Merk...
Ece TEMELKURAN
Tutulma
Sonra eve gidince aklına gelir ya... Tam ne s...
Osman ULAGAY
Erdoğan'ın zarfları ve medyanın suçu (!)
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) dünya gö...
Güngör URAS
Marka satın almak en kolayı
"Türkiye markasız, fason üretim yaparak ihrac...
M. Ali BİRAND
AK Partiyi anca Avrupa kurtarabilir
Son haftalarda AK Partinin kamu oyu ile ilişk...

© 2006 Milliyet