Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kaliteli malzemeye yatırım yapmalı

Radisson SAS Bosphorus otelinin lokantasında yemekler kalite açısından sınıfta kalıyor. Burada şaraplar da olağanüstü yüksek fiyatlı. Sanki şarap içenleri cezalandırıyorlar

vmilorster@gmail.com

Belli başlı Batı metropollerinin lüks otellerinde yeni bir trend söz konusu. Eskiden otel yönetimi kaliteli yemek vermeye özen göstermez ve "çantada keklik" bir müşteri kitlesine "kabul edilebilir", vasat kalitede bir mutfak sunardı. Ancak, oteller arası rekabet ve müşterilerin otel lokantalarından kaçmaya başlaması sonucu bu durum değişmeye başladı. Paris, Roma, Londra gibi kentlerde en iyi lokantaların bir bölümü şimdi lüks otellerin lokantaları. Bu lokantalar, mesela Paris'teki Le Crillon otelinin, üç Michelin yıldızlı Alain Ducasse lokantasının çok kabiliyetli şefi Jean Francois Piege'ı transfer etmesı gibi, iyi bir şef bulunca hiçbir masraftan kaçınmıyor ve lokanta zarar bile etse otelin kâr edeceğini düşünüyorlar.
Bizde de bu yönde bir kıpırdanma var gibi. İleri görüşlü otel yöneticileri iş için o otelde bulunan ve masrafları başkaları tarafından karşılanan işadamlarının bile enayi yerine konmaktan hoşlanmadıklarını anlamaya başladı. Umarım bu trend daha da güçlenerek devam eder ve oteller iyi şefler buldukları zaman kaliteli malzeme için gerekli harcamaları yapmaktan kaçınmazlar.
Ama her şeyden önce bir şeyin anlaşılması lazım. Çok iyi bir şef bile elinde kaliteli malzeme olmadan harikalar yaratamaz.

Başarısız bir ıstakoz çorbası
Ortaköy'deki Radisson SAS Bosphorus otelinin modern lokantasının durumunun özeti bu. Nefis bir manzara, otel müşterisi olmasanız bile güler yüzlü karşılanış ve sizi memnun etmek için çırpınıp duran ve son derece içten gözüken genç bir ekip... Yemekten sonra yanımıza gelen şef İbrahım bey de kabiliyetli, bilgili, iyi niyetli ve alçakgönüllü bir insan olduğu izlenimini bırakıyor. Radisson oteli için bir şans.
Maalesef iyi niyet işi bir yere kadar götürüyör. Deniztarağı tava, siyah fasulye sosu ve yeşil salata şefin değişik lezzetleri harmanlamadaki başarısını gösteriyor. Ancak Çanakkale'den gelen deniztarakları herhalde kabuklarından bir süre önce çıkarılıp buzdolabında bir süre bekletilmişler. Çok taze taraklarda fark edeceğiniz dirilik ve "tatlımsı" tat yerine nötr ve fazla yumuşak bir tekstür ön plana çıkmış. Yine de iyi bir başlangıç mezesi bu, çünkü diğer iki meze başarısız.
Özellikle taze bahçe yeşillikleri ve zeytinyağı-limon soslu marine lagos balığı başarısız. Lagos çok kalın kesilmiş ve aşırı limon kullanıldığı için lezzetini almak mümkün değil. Sarmısaklı, kızarmış ekmekli kestaneli ıstakoz çorbası kağıt üstünde iyi duruyor. Üç Michelin yıldızlı ve Paris'teki Le Cinq lokantası şefi Philippe Legendre'ın hazırladığı bir yemekte olduğu gibi kestane ve ıstakoz birbirlerini çok iyi bütünler. Ama içtiğimiz çorbada ıstakoz yerine daha çok çeşitli balıklar (fener, lagos, levrek) ve karides var. Bir de kestane parçaları. Hiçbiri lezzetli değil. Dondurulmuş olmaları muhtemel. Istakoz da Amerika'dan gelen tatsız tuzsuz Maine ıstakozu izlenimi veriyor. Halbuki Akdeniz ülkelerinde ne güzel balık çorbaları yapılır. Acaba bunların nasıl yapıldığı araştırılamaz mı?
Yemeklerden önce "Turkish crust" dedikleri pizza tipi "flatbread"lerden tadıyoruz. Lezzetli. Özellikle domates, sucuk ve yumurta ile olanı.
Ana yemek olarak grate patates, haşlanmış fasulye ve sarmısaklı gravy soslu kuzu pirzola ve Boğazkere sosu, patates ve sebzeli ızgaralı dana antrikot geliyor. İki yemek de beni şaşırtıyor. Hem kuzunun hem de antrikotun kalitesi çok vasat bir kasapta bulacağınız cinsten. Halbuki Türkiye'de, özellikle çok iyi kuzu var. Hadi Beyti'yi geçin, mesela Loft lokantasının bulduğu pirzola kalitesinde kuzu pirzolası bulamazlar mı?

Şarap fiyatları yüksek
Tiramisu tavsiye ediyorlar tatlı olarak. Belli ki taze yapılmış. Güzel.
Adam başı 100 YTL'yi buluyor hesap. Ayrıca şarap fiyatları dikkatimi çekiyor. Marjları çok yüksek olduğu için eleştirdiğim lokantalarda bile fiyatlar bu kadar anormal değil. Mesela Çankaya burada 65 YTL. Genellikle 40 civarıdır. Sarafin ve Karma şaraplarının ise yanına yaklaşılmıyor. Sarafin Cabernet 115 YTL. Karma Cabernet-Öküzgözü ise 118 YTL. İçimden "insaf" diye geçiyor. Hatırladığım kadarı ile Mikla ve Sunset gibi yerlerde Sarafin Cabernet 85 YTL. Beyti'de ise 68 YTL olduğunu hatırlıyorum. Radisson'ın şarap içenleri cezalandırması doğru mu?
İnşallah, diyorum, şaraptan kazandıklarını kaliteli malzeme almaya yatırırlar! Tel: (0212) 310 15 00


NOTLARIN ANLAMI

Değerlendirme yaparken yurtdışında yediğimiz benzer yemeklerin de kalitesini ve lezzetini göz önünde tutuyorum. Bu lokantalara not (buçuk da olacak) verirken ölçütler şöyle olacak:
1. Malzeme kalitesi.
2. Yemeğin ana ve yardımcı unsurları arasındaki uyum ve eğer varsa, kontrastların ne ölçüde başarılı olduğu.
3. Orijinallik ve yaratıcılık.
4. Teknik başarı ve uygulanan tekniklerin yemeğin lezzeti için en gerekli yöntem olması.

9-10: Dünya çapında. Paris, Roma gibi şehirlerde bile ön sıralara çıkar.
8: Kesinlikle tavsiye edilir. Çok iyi.
7: Oldukça iyi. Tavsiye edilir.
6: Vasatın üstü.
5: Vasat.
3-4: Tavsiye edilmez.
1-2: Uzak durun.

DEĞERLENDİRME: 4,5




PAZAR
Güneş tutulmasının belgeselini çeken "avcılar"
"Ey vatandaş, denize çıkamazsın diyorlar"
Cazın seçilmişleri
"Benim ve kızım için bir zafer"
"Konuyu anlatınca yayıncımın ağzı açık kaldı"
"Patates gibi laflar konusunda hiç kimse hassas değil"
Çıplak ayaklı diva
Güneş en muazzam bizde tutulur!
Edibe'nin babası
Koç burcu ve ünlüleri
Kaliteli malzemeye yatırım yapmalı
Döllenmiş yumurta kavgası
Topkapı Sarayı'nda "Lale" sergisi
Bahar yorgunluğuna karşı önleminizi alın
"Hadi gençler direnin"
Büyüleyici bir kasaba: Amasra
Renkli insanlar
Şarabın "Çin"indeydim...





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet