|
Kürtler ve PKK
VAHİM olaylar devam ederken, DTP'nin Siirt İl Başkanı Murat Avcı konuşuyor. Etrafında 150-200 kişi... Ancak bir iç savaş kundakçısı böyle konuşabilir! Ve bu sütunda yer alamaz!
Sadece şunu belirteyim, bu adamın konuşmasında "Türk" ve "Kürt" kavramları, "kanlı, öfkeli" bir iç savaşa girişmiş iki düşman halinde konumlandırılıyor! Haber merkezinde dehşetle, ürpererek izledim...
Sonunda "Türk devletine karşı" halkı kepenk kapatmaya, öğrencileri okula gitmemeye çağırdı!
Diyarbakır'da kepenk kapatmayan işyerlerinin nasıl tahrip edildiğini TV'lerden öğrenmişken, Siirt'te gönüllü, gönülsüz, kepenkler kapandı tabii!
Burada siyaseten önemli olan, bir parti il başkanının tahrikçilik yapmasıdır. DTP'nin Eş Genel Başkanı Ahmet Türk'e sormak istiyorum:
"Bu adamı partinizde tutacak mısınız?!"
Eğer DTP yöneticilerinin itidal çağrıları ve şiddet istemedikleri yolundaki açıklamaları samimi ise böyle tahrikçileri disiplin kuruluna vermeleri, yaptırım uygulamaları gerekir.
Aklın sesi...
Nevruzdan önce, 17 Mart günü, Diyarbakır'da sayıları 23'ü bulan meslek ve sivil toplum kuruluşları ile "işkadınları" ve "işadamları" dernekleri bir bildiri yayımladılar. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu'nun okuduğu bildiride, "şiddetin yeniden tırmanmasının yatırımların aksamasına, yoksulluğun, işsizliğin, ahlaki çöküntünün artmasına ve dolayısıyla kaosun bütün topluma yeniden egemen olmasına" sebep olacağı belirtiliyordu. Nevruz terörsüz geçti ve bu sebeple, toplum ve devlet gösterilerdeki bazı aşırılıkları toleransla karşıladı.
Ama son iki gündür Roj TV'nin çağrısı ve tahrikçi DTP'lilerin kışkırtmasıyla korkunç bir şiddet Diyarbakır ve Siirt'in caddelerinde kol geziyor.
Diyarbakırlı tüccar ve sanayiciler dün bir bildiri yayımlayarak, bu eylemler yüzünden "ticari faaliyetlerin sürdürülemez hale geldiğini, Diyarbakır'ı yaşanılmaz bir kent olarak gösterdiğini, bölge halkına zarar verdiğini, af sürecinde kat edilen olumlu aşamaları sekteye uğratacağını" vurguladılar.
Kim yaptı bu "bölge halkına zarar veren" tahribatı? PKK ve onun 'siyasi' uzantıları!
DTP hangi yolda?
İtidal konusunda bazı DTP'lilerin samimiyetine ben de inanıyorum, Ahmet Türk bunlardan biridir. Ama 'parti'ye ne kadar hâkimdirler? Ilımlı görüntülerinden yararlanmak için mi 'vitrin'e konulmuşlardır? Bilmiyorum tabii... Birçok aklı başında Kürt politikacının, DTP kurulurken Ahmet Türk'ü bu konuda uyardıklarını biliyorum.
Ne olursa olsun, yaşanmış tecrübeler ve dünyanın gidişatı çok net olarak iki yol olduğunu gösteriyor:
Ya bomba, molotofkokteyli, kalaşnikov, tahribat yolundan gidilecek...Veya Kutbettin Arzu'nun belirttiği gibi "kalkınma, yatırım, yoksulluk ve işsizliğin giderilmesi, demokrasi" yolu seçilecek.
Her iki yolun nereye varacağı da bellidir!
Bugüne kadar etnik partiler, PKK güdümünde oldukları için, ilk çizgiye çok yakın durdular ve çözüm yolunu tıkadılar.
İkinci çizgide gelişecek bir hareket ise topluma güven vererek, hem bölge kalkınmasına hem kimlik sorununa demokratik çözümler üretilmesine ciddi katkıda bulunabilir.
Kürt kimliği adına siyaset yapanlar, yollarını seçmelidir.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|