Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kürtler ve PKK


VAHİM olaylar devam ederken, DTP'nin Siirt İl Başkanı Murat Avcı konuşuyor. Etrafında 150-200 kişi... Ancak bir iç savaş kundakçısı böyle konuşabilir! Ve bu sütunda yer alamaz!
Sadece şunu belirteyim, bu adamın konuşmasında "Türk" ve "Kürt" kavramları, "kanlı, öfkeli" bir iç savaşa girişmiş iki düşman halinde konumlandırılıyor! Haber merkezinde dehşetle, ürpererek izledim...
Sonunda "Türk devletine karşı" halkı kepenk kapatmaya, öğrencileri okula gitmemeye çağırdı!
Diyarbakır'da kepenk kapatmayan işyerlerinin nasıl tahrip edildiğini TV'lerden öğrenmişken, Siirt'te gönüllü, gönülsüz, kepenkler kapandı tabii!
Burada siyaseten önemli olan, bir parti il başkanının tahrikçilik yapmasıdır. DTP'nin Eş Genel Başkanı Ahmet Türk'e sormak istiyorum:
"Bu adamı partinizde tutacak mısınız?!"
Eğer DTP yöneticilerinin itidal çağrıları ve şiddet istemedikleri yolundaki açıklamaları samimi ise böyle tahrikçileri disiplin kuruluna vermeleri, yaptırım uygulamaları gerekir.

Aklın sesi...
Nevruzdan önce, 17 Mart günü, Diyarbakır'da sayıları 23'ü bulan meslek ve sivil toplum kuruluşları ile "işkadınları" ve "işadamları" dernekleri bir bildiri yayımladılar. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu'nun okuduğu bildiride, "şiddetin yeniden tırmanmasının yatırımların aksamasına, yoksulluğun, işsizliğin, ahlaki çöküntünün artmasına ve dolayısıyla kaosun bütün topluma yeniden egemen olmasına" sebep olacağı belirtiliyordu. Nevruz terörsüz geçti ve bu sebeple, toplum ve devlet gösterilerdeki bazı aşırılıkları toleransla karşıladı.
Ama son iki gündür Roj TV'nin çağrısı ve tahrikçi DTP'lilerin kışkırtmasıyla korkunç bir şiddet Diyarbakır ve Siirt'in caddelerinde kol geziyor.
Diyarbakırlı tüccar ve sanayiciler dün bir bildiri yayımlayarak, bu eylemler yüzünden "ticari faaliyetlerin sürdürülemez hale geldiğini, Diyarbakır'ı yaşanılmaz bir kent olarak gösterdiğini, bölge halkına zarar verdiğini, af sürecinde kat edilen olumlu aşamaları sekteye uğratacağını" vurguladılar.
Kim yaptı bu "bölge halkına zarar veren" tahribatı? PKK ve onun 'siyasi' uzantıları!

DTP hangi yolda?
İtidal konusunda bazı DTP'lilerin samimiyetine ben de inanıyorum, Ahmet Türk bunlardan biridir. Ama 'parti'ye ne kadar hâkimdirler? Ilımlı görüntülerinden yararlanmak için mi 'vitrin'e konulmuşlardır? Bilmiyorum tabii... Birçok aklı başında Kürt politikacının, DTP kurulurken Ahmet Türk'ü bu konuda uyardıklarını biliyorum.
Ne olursa olsun, yaşanmış tecrübeler ve dünyanın gidişatı çok net olarak iki yol olduğunu gösteriyor:
  • Ya bomba, molotofkokteyli, kalaşnikov, tahribat yolundan gidilecek...
  • Veya Kutbettin Arzu'nun belirttiği gibi "kalkınma, yatırım, yoksulluk ve işsizliğin giderilmesi, demokrasi" yolu seçilecek.

  • Her iki yolun nereye varacağı da bellidir!
    Bugüne kadar etnik partiler, PKK güdümünde oldukları için, ilk çizgiye çok yakın durdular ve çözüm yolunu tıkadılar.
    İkinci çizgide gelişecek bir hareket ise topluma güven vererek, hem bölge kalkınmasına hem kimlik sorununa demokratik çözümler üretilmesine ciddi katkıda bulunabilir.
    Kürt kimliği adına siyaset yapanlar, yollarını seçmelidir.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kürtler ve PKK
    VAHİM olaylar devam ederken, DTP'nin Siirt İl...
    Çetin ALTAN
    Güneş tutulması da, geldi geçti işte...
    Dünya ile Güneş'in arasına Ay'ın girmesiyle, ...
    Melih AŞIK
    Gençliğin öfkesi
    Fransa'da önceki gün son yılların en büyük ki...
    Fikret BİLA
    Mayın temizleme işinde soru işaretleri
    Suriye sınırındaki mayınlar temizlenecek ve o...
    Hasan CEMAL
    Merkez sol kazandı ideolojik sağ yenildi!
    Sabahın körü... Seçimlerle ilgili resmi sonuç...
    Yılmaz ÇETİNER
    Digiturk maçlarda kendini yenilemeli
    Yaşantımızın dinlenme, vakit geçirme bölümünü...
    Güneri CIVAOĞLU
    TB (Türkiye Birliği)
    Dağlarda güvenlik güçleriyle girdikleri çatış...
    Can Dündar
    Taşra hatırlar, şehir unutur
    Carlos Saura'nın 2004 yapımı "7. Gün" filmini...
    Hurşit GÜNEŞ
    İşsizliğe devam
    İki gündür okurlarıma işsizliğin nedenlerini ...
    Doğan HEPER
    Bu komisyon mahkeme mi?
    MECLİS Şemdinli Araştırma Komisyonu'nun 9 üye...
    Semih İDİZ
    AB'siz Türkiye nereye gider?
    Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi...
    Sami KOHEN
    Herkes kendi yoluna giderse...
    İSRAİL'deki seçimlerin sonucu, İsrail-Filisti...
    Hasan PULUR
    Hilmi Yavuz'un yetmişinci yılı...
    ŞAİR, felsefeci, yazar Hilmi Yavuz'un 70. doğ...
    Derya SAZAK
    Okulda ölüm
    Berlin'de "Kurtlar Vadisi, Irak" filmi ve diz...
    Meral TAMER
    Yetişkin erkek nasıl eğitilir?
    Hafta başında konuşmacı olarak katıldığım bir...
    Yaman TÖRÜNER
    Merkez Bankası için asıl risk
    Bir ülkede "Enflasyon Hedeflemesi" yapılıyors...
    Güngör URAS
    Taşeronluk esir tüccarlığına dönüştü
    Sanayici dostum anlatıyor: "Dövizin ucuzluğu ...
    Serpil YILMAZ
    "Seyrantepe'ye gökdelen dikilemez"
    İstanbul'un kalbinde 24 hektar arazide konuml...
    M. Ali BİRAND
    Dayak cennetten çıkmadır (!)
    Geçenlerde Milli Eğitim Bakanı Çelik, Kanal D...

    © 2006 Milliyet