Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İşsizliğe devam


İki gündür okurlarıma işsizliğin nedenlerini aktarmaya çalışıyorum. Malum, işsizlik, işgücü arzının işgücü talebini aşmasıdır.
İşsizliğin ortaya çıkması için ya bu etmenlerden birinin değişmesi gerekir, ya da her ikisi. Bizde ise her iki etmen de olumsuz yönde gelişiyor. Hem işgücü arzı sürekli artıyor, yani işgücüne yeni katılımlar oluyor, hem de iş talebinde düşüşler gerçekleşiyor.
Ülkemizde işgücü, nüfusun artması nedeniyle zaten sürekli artmakta. Bunun yanı sıra tarım kesiminden kentlere sürekli bir akımın olduğu da malum. Ancak son yıllarda bu eğilimin hızlandığı gözleniyor.
Çünkü tarımda ciddi bir çöküş gözleniyor. Prof. Seyfettin Gürsel, kadın işgücü arzının zaman zaman değişmesi nedeniyle, ortaya değişen işsizlik rakamlarının çıktığını da yazdı. Olabilir, ama bizce tarımdaki durum daha etkili oluyor.

İşsizliği nasıl çözeceğiz?
Gelelim işgücü talebine. Özellikle emek yoğun olan sektörlerde ihracat olanakları giderek daraldığından son bir yıldır işten çıkarmaların yoğunlaştığı gözleniyor. İşgücü arzının düzenlenmesi elbette pek mümkün değil. Ancak işgücü talebinin düşmesi iktisatçıların ve siyasetçilerin yakından önem vermesi gereken bir olgu.
İşsizliğin çözümü de işte bu işgücü talebini artırmakta. Yani büyümede. Bu, iç talebi artırarak elde edilebilir. Mesela bunun için kamu harcamaları artırılabilir.
Ancak bu hâlâ kamu borcu sorunuyla karşı karşıya olan bir ülke için hiç de iyi olmaz. Üstelik enflasyonist eğilimleri de hortlatır. Kaldı ki, bu aynı zamanda ithalatı yükselterek cari işlemler sorununu büsbütün içinden çıkılmaz hale getirir. Buna rağmen, bütçede olanaklar bollaştıkça hükümetin daha fazla yatırım eğilimine girdiği gözleniyor.
İşsizliğin azalması için dış talebin güçlendirilmesi ise daha etkili bir çözüm. Kuşkusuz dünyada genel talebi etkilemek mümkün değil. Ancak ihraç edilen malların fiyatının ucuz hale getirilmesi mümkün.

Çözüm dışsatımda
İhraç edilen malların daha ucuz hale getirmenin iki yolu var. Birincisi, üretimdeki maliyetleri daha makul düzeye çekmek. İkincisi de, döviz bazında o malın fiyatını ucuzlatmak. Yani kur düzeyinin değişmesi.
Üretimdeki maliyetlerde işçilik maliyetinin sosyal yükler nedeniyle çok pahalı olduğu, enerji maliyetinin dünyanın en üst sıralarında bulunduğu ve finansmanın hâlâ yüksek bir reel faiz gerektirdiği biliniyor.
Ancak üretim maliyetinin aşağı çekilmesi için hükümetin aldığı tek karar bazı dolaylı vergilerin düşürülmesi. Bunun da çok yararlı olmayacağı hemen belli oldu. Sosyal güvenlik alanında reform hâlâ gerçekleşmedi.
Enerji hâlâ eski yüksek düzeyinde. Kısacası, maliyetlerin aşağı çekilmesinde tatmin edici bir gelişme gözlenmiyor.
İhracatın son altı aydır tökezlemesi ve işsizliğin de aynı dönemde artmaya başlaması bir rastlantı değil. Kuşkusuz burada bir ilişki var. Son birkaç yıldır giderek değer kazanan kurun böyle bir hasar vereceği ortadaydı.
Sıcak para konusunda her seferinde tongaya gelen IMF bu kez de aynı duruma düştü. Ülkemizde hem yüksek cari açık oluştu, hem işsizlik

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ve PKK
VAHİM olaylar devam ederken, DTP'nin Siirt İl...
Çetin ALTAN
Güneş tutulması da, geldi geçti işte...
Dünya ile Güneş'in arasına Ay'ın girmesiyle, ...
Melih AŞIK
Gençliğin öfkesi
Fransa'da önceki gün son yılların en büyük ki...
Fikret BİLA
Mayın temizleme işinde soru işaretleri
Suriye sınırındaki mayınlar temizlenecek ve o...
Hasan CEMAL
Merkez sol kazandı ideolojik sağ yenildi!
Sabahın körü... Seçimlerle ilgili resmi sonuç...
Yılmaz ÇETİNER
Digiturk maçlarda kendini yenilemeli
Yaşantımızın dinlenme, vakit geçirme bölümünü...
Güneri CIVAOĞLU
TB (Türkiye Birliği)
Dağlarda güvenlik güçleriyle girdikleri çatış...
Can Dündar
Taşra hatırlar, şehir unutur
Carlos Saura'nın 2004 yapımı "7. Gün" filmini...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizliğe devam
İki gündür okurlarıma işsizliğin nedenlerini ...
Doğan HEPER
Bu komisyon mahkeme mi?
MECLİS Şemdinli Araştırma Komisyonu'nun 9 üye...
Semih İDİZ
AB'siz Türkiye nereye gider?
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi...
Sami KOHEN
Herkes kendi yoluna giderse...
İSRAİL'deki seçimlerin sonucu, İsrail-Filisti...
Hasan PULUR
Hilmi Yavuz'un yetmişinci yılı...
ŞAİR, felsefeci, yazar Hilmi Yavuz'un 70. doğ...
Derya SAZAK
Okulda ölüm
Berlin'de "Kurtlar Vadisi, Irak" filmi ve diz...
Meral TAMER
Yetişkin erkek nasıl eğitilir?
Hafta başında konuşmacı olarak katıldığım bir...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası için asıl risk
Bir ülkede "Enflasyon Hedeflemesi" yapılıyors...
Güngör URAS
Taşeronluk esir tüccarlığına dönüştü
Sanayici dostum anlatıyor: "Dövizin ucuzluğu ...
Serpil YILMAZ
"Seyrantepe'ye gökdelen dikilemez"
İstanbul'un kalbinde 24 hektar arazide konuml...
M. Ali BİRAND
Dayak cennetten çıkmadır (!)
Geçenlerde Milli Eğitim Bakanı Çelik, Kanal D...

© 2006 Milliyet