Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'siz Türkiye nereye gider?


Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Direktörü Sinan Ülgen, Türkiye'nin AB perspektifi için en çok çalışanlardandır. Ülgen'in International Herald Tribune'da dün çıkan yazısı, Türkiye'de yayılan "AB karamsarlığını" iyi yansıtıyor. Ülgen, Avrupa'da bazı ülkelerin Türkiye ile nasıl oyun oynadıklarını ortaya koymuş. Bu durum, kuşkusuz, Türkiye'deki AB karşıtlarının ekmeğine de yağ sürüyor.
Başta Fransa ve Avusturya olmak üzere bir grup AB üyesi, Türkiye'nin önünü tıkamayı misyon edinmiş bulunuyorlar. Batılı diplomatlardan anladığım kadarıyla, Hollanda ve Danimarka da bunlara dahil. Zaten bu iki ülkenin Türkiye'nin AB üyeliği konusunda samimi olmadıklarını gösteren çok sayıda delil var.

Avusturya durduruldu
Ancak, Türkiye'nin üyeliğine, şu veya bu nedenle destek veren üyeler de var. Örneğin, İngiltere, İspanya ve Polonya. Nitekim bu ülkeler, Avusturya'nın, Türkiye'nin yolunu tıkamaya dönük son oyununu şimdilik durdurdular.
Avusturya, AB dönem başkanı olarak, Türkiye aleyhtarı ülkelerin desteğini de alarak, "tarama süreçleri" bitmiş olan eğitim ve kültür konularına bu kez alakasız siyasi önkoşullar iliştirmeye çalışıyor. Dediğimiz gibi, Türkiye yanlısı ülkeler tarafından bu engellendi. Ancak, Türkiye'de ağızlarda yine kötü bir tat bıraktı.
Fransa'nın ve Avusturya'nın başını çektiği grup aslında amaçlarına adım adım yaklaşıyor. Ahlaken izah edilemeyecek tavırlarıyla Türklerin AB hevesini söndürüyor. Ülgen de işte buna işaret ederek ciddi uyarılarda bulunuyor.

Reform darbe yiyebilir
AB ile ilgili hayal kırıklığının artmasıyla Türkiye'deki reform sürecinin darbe yiyebileceğine işaret ediyor. "İnandırıcı olan hiçbir politikacı, daha işin başında kaybedilmiş görünen bir davayı savunamaz" görüşüne yer vererek, Türkiye'nin tam üyelik konusunu gözden geçirebileceğini söylüyor.
Ülgen, bunun bölgesel istikrarsızlığı artırarak uzun vadede Avrupa'nın da işine gelmeyeceğini çağrıştıran ifadeler kullanıyor. Ancak bu, Türkiye aleyhtarlarının pek umurunda değil şu anda. Onların derdi, aynen Türkiye'deki AB karşıtları gibi, algıladıkları acil bir tehdidi bir an önce bertaraf etmek.
Her zaman vurguladığımız şudur: AB üyeliği, olumlu değişimin aracıdır. Dün İspanya'nın AB işlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Alberto Navarro ile söyleşim yayımlandı. Kendisi gayet net konuştu. "20 yıl önce sizin gibiydik. Bizi AB üyeliği kurtardı ve bugün tarihimizin en istikrarlı dönemini yaşıyoruz" dedi.

AB'siz nereye gidilir?
Başka bir ifadeyle, Türkiye, kendi iradesiyle, insan ve azınlık haklarına saygılı, çağdaş yasaların adilce uygulandığı, demokrasisi ve ekonomisi gelişmiş bir ülke haline gelebilse AB üyeliğinin bir anlamı zaten kalmayacak.
Fakat, genç nüfus, yaygın cehalet ve artan işsizlik, Kürt sorunu, aşırı milliyetçilik ve köktendincilik tehditleriyle birleşince, Türkiye'nin AB üyeliğiyle gelecek olan reformlara duyduğu hayati ihtiyaç ortaya çıkıyor.
Özetle, "AB perspektifini yitirmiş bir Türkiye nereye gider?" sorusunu ciddi olarak düşünme aşamasına yaklaşıyor gibiyiz.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ve PKK
VAHİM olaylar devam ederken, DTP'nin Siirt İl...
Çetin ALTAN
Güneş tutulması da, geldi geçti işte...
Dünya ile Güneş'in arasına Ay'ın girmesiyle, ...
Melih AŞIK
Gençliğin öfkesi
Fransa'da önceki gün son yılların en büyük ki...
Fikret BİLA
Mayın temizleme işinde soru işaretleri
Suriye sınırındaki mayınlar temizlenecek ve o...
Hasan CEMAL
Merkez sol kazandı ideolojik sağ yenildi!
Sabahın körü... Seçimlerle ilgili resmi sonuç...
Yılmaz ÇETİNER
Digiturk maçlarda kendini yenilemeli
Yaşantımızın dinlenme, vakit geçirme bölümünü...
Güneri CIVAOĞLU
TB (Türkiye Birliği)
Dağlarda güvenlik güçleriyle girdikleri çatış...
Can Dündar
Taşra hatırlar, şehir unutur
Carlos Saura'nın 2004 yapımı "7. Gün" filmini...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizliğe devam
İki gündür okurlarıma işsizliğin nedenlerini ...
Doğan HEPER
Bu komisyon mahkeme mi?
MECLİS Şemdinli Araştırma Komisyonu'nun 9 üye...
Semih İDİZ
AB'siz Türkiye nereye gider?
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi...
Sami KOHEN
Herkes kendi yoluna giderse...
İSRAİL'deki seçimlerin sonucu, İsrail-Filisti...
Hasan PULUR
Hilmi Yavuz'un yetmişinci yılı...
ŞAİR, felsefeci, yazar Hilmi Yavuz'un 70. doğ...
Derya SAZAK
Okulda ölüm
Berlin'de "Kurtlar Vadisi, Irak" filmi ve diz...
Meral TAMER
Yetişkin erkek nasıl eğitilir?
Hafta başında konuşmacı olarak katıldığım bir...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası için asıl risk
Bir ülkede "Enflasyon Hedeflemesi" yapılıyors...
Güngör URAS
Taşeronluk esir tüccarlığına dönüştü
Sanayici dostum anlatıyor: "Dövizin ucuzluğu ...
Serpil YILMAZ
"Seyrantepe'ye gökdelen dikilemez"
İstanbul'un kalbinde 24 hektar arazide konuml...
M. Ali BİRAND
Dayak cennetten çıkmadır (!)
Geçenlerde Milli Eğitim Bakanı Çelik, Kanal D...

© 2006 Milliyet