|
 |
|
|
İğrenç Kral Übü ve sokakta tiyatro
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
İğrenç bir adam düşünün, hem de ülkeyi yöneten... Gözünü para, hırs bürümüş; açgözlü, her kötülüğü göze almış. Para ve iktidar uğruna aklına ne gelirse yapabilecek... Vahşi, tiksinç! Ona gülerken; bazen midenizin bulandığı, bazen de zavallılığına acıdığınız bir adam! Alfred Jarry'nin Übü'sü sahnelendiği ilk günden bu yana kimi zaman tepki toplayan kimi zaman da hayranlık uyandıran bir oyun olmuş. Jarry; Übü'yü henüz lise öğrencisiyken yaratmış. 15 yaşında, iki arkadaşıyla birlikte fizik öğretmenleri Mösyö Hebert ile dalga geçerken bir oyun yazmaya karar vermiş. Çocuksu bir şaka olarak başlayan bu plan, dünyanın ilk absürd dramasının yazılması ve Alfred Jarry'nin absürd tiyatronun öncüsü olmasına sebep olmuş. Polonya'yı ne pahasına olursa olsun fethetmeye kafayı takmış iğrenç Kral Übü ile bugünlerde İzmirliler de karşılaşabilir.
Kentin Oyuncuları her yerde
Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Tiyatro Topluluğu Kentin Oyuncuları, yeni oyunları Übü'yü ilk kez 27 Mart Dünya Tiyatro Gününde Gündoğdu Meydanı'nda oynadı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da onlar yine sokağa çıktı.
Sokaklarda, meydanlarda, festivallerde kısaca Kentin Oyuncuları'na her an her yerde rastlayabilirsiniz. 2 Nisan'da Mevlana Mahallesinde saat 17.30'da ve 8 Nisan'da da İzmir Sanat'ın bahçesinde saat 18.00'de halka açık oynanacak Übü'nün dekorunu, kuklalarını ve kostümlerini de Kentin Oyuncuları hazırladı. Yönetmen Günay Toprak oyunla ilgili olarak şunları söylüyor; "Alfred Jarry "Kral Übü"de insanlığın o güne kadar görmediği bir kişiliği sahneye getirir. Acımasız, aç gözlü vahşi; para ve iktidar tutkusu dışında hiç bir değer taşımayan Burjuvazinin kişileştirildiği Übü'dür. Biz oyunu sahnelerken Übü'yü yerel ya da genel bir kişiliğe gönderme yapmadan yorumlamaya çalıştık. Şüphesiz ki dünya sahnesinde Hitler, Bush, Saddam gibi Übü'ye çok uygun acımasız diktatörler var. Ya da ulusal burjuvazinin önde gelen aktör ve siyasetçileri de Übü olarak sahneye getirilebilir. Ancak, Jarry'nin prototip olarak ortaya çıkardığı Übü'nün benzerlerini bu gün her yerde görebiliyoruz. Paranın iktidarındaki bir dünyada burjuva özenti ve eğilimindeki Übü'leşmiş kitleler, küreselleşme ile açıklanan paranın yeni söyleminin peşinde koşan Übü'ler bize daha ürkütücü görünüyor. Çünkü paranın vaadettiği refah, mutluluk ve özgürlük birileri için gerçekleşecek olsa bile geniş yığınlara yine yalnızca hayal kırıklığı düşecek. Übü'nün peşinde sürüklenen içi boşaltılmış kuklaları, çivisi çıkmış bir dünyanın resmi gibi kullanmaya çalıştık."
Tüm kent hedef kitle
O akşam Gündoğdu Meydanı'nda en çok çocuklar dikkatimi çekti. 70 dakika süren oyunu yarıda bırakmadılar. Ki onlar sadece o yol üzerinden geçiyorlardı.
Übü'yü ayıpladılar, onun yaptıklarına inanamadılar. Sokakta tiyatro bu demek işte! Bir hedef kitlesi belirlememek en zoru. Sokak tiyatrosunda tüm kent hedef kitleniz oluyor. Kimse parayı verdiği için sonuna kadar beklemek zorunda kalmıyor. Soğuğa, ayakta olmaya, sıkış tepiş rahatsız olmaya, rüzgara rağmen oyunu bırakıp gitmiyorsa seyirci, başarmışsınız demektir. Kentin Oyuncuları'na ve onları bu kente kazandıran Makina Mühendisleri Odası'na teşekkürler!
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|