
|
|
|
 |
|
|
Metroda inşaatın durması esnafın işlerini çok etkiler
Satır Arası / Deniz Sipahi
Metro inşaatı anlaşılıyor ki; beklenilen zamandan çok daha uzun sürecek.
Hatırlarsanız; Üçyol-Bornova hattı yapılırken, benzer süreçler yaşanmış o dönemde de gecikmeler olmuştu.
Çankaya, Konak, İkiçeşmelik esnafı aylarca doğru düzgün iş yapamamıştı.
Zaten sermayesi kısıtlı, geleceği düşünmekten daha çok gününü kurtarmanın peşinde olan esnaf için kent içindeki inşaatların bu kadar uzun sürmesi elbette düşünülmesi gereken bir konu.
Bu ayrıntı çoğunluğun gözünden kaçmış olabilir ama bize gelen mesajların çoğu bu endişeyi dile getiriyor.
Metro gibi milyonlarca doları aşan ihale süreçleri yeniden ele alınıp, kanunla ayrıcalıklı hale getirilebilir mi?
Olmaz demiyorum ama bu konuda hükümetin manevra kabiliyetini ne yazık ki zayıf buluyorum.
Özellikle de böyle bir istek CHP'li bir büyükşehir belediye başkanından gelirse...
Yanılmış olmayı çok isterdim ama AKP hükümetinin bazı uygulamaları öylesine partizanca bir tutum gösteriyor ki...
Örnek mi? Çok...
Son elli yılın en fazla parlamento çoğunluğuna sahip AKP'nin Merkez Bankası Başkanı'nı tayin edememiş olması en son örnektir.
Bütün dünya tarafından başarısı tescillenmiş Süreyya Serdengeçti'nin yeniden atanmamış olmasını, faiz politikalarını yönetecek ve piyasaya disiplin getirecek olan Merkez Bankası Başkanlığı'na bu sisteme inanmadığını söyleyen bir kişinin önerilmesi bile genelleme yapmak için yeterlidir.
UNIVERSIADE'ta yapılan özel yasa uluslararası bir organizasyon olduğu için ayrı tutulmalıdır.
Ev sahibi İzmir'dir ama her ülkede olduğu gibi yüklenen devletin kendisidir.
Bu proje için 150 milyon euroluk Dünya Bankası kredisi alınmıştı, kaynak hazırdı ancak Hazine gerekli garantiyi vermediği için Başkan Aziz Kocaoğlu kendi kaynaklarıyla metroyu bitirme kararı almıştı.
Eğer Kocaoğlu'nun bu ısrarcılığı olmasaydı, zaten bu projeden bugün için söz etmek de mümkün olmayacaktı.
Esnaf bu gecikmeden dolayı zarar görecektir.
Bu dikkate alınmalıdır, geçmişte yaşananların herkese ders olmalıdır.
Uzlaşmacı olmak çok anlaşılır bir meziyet değil
Başkan Aziz Kocaoğlu'nun göreve gelişinin yirmi birinci ayıyla ilgili sivil toplum örgütlerinin liderlerinin değerlendirmelerini okumuşunuzdur.
Genel olarak şunları söylüyorlar.
"Siyasi kimliği bir kenara bıraktı. Hükümetle uyumlu çalıştı. Başkan iyi niyetli. Kapısı herkese açık. Uzlaşmacı..."
Uzlaşma kültüründen giderek uzaklaşıldığı bir dönemde uzlaşmacı bir başkana sahip olmak bence gerçekten önemli.
Eğer Kocaoğlu'nun bu tavrı olmasaydı UNIVERSIADE ve metro konusunda bu kadar ilerleyici adımlar atılamazdı.
Türkiye'de "uzlaşmacı olmak" çok anlaşılan bir meziyet değil.
O yüzden Kocaoğlu'nun da tam anlaşıldığı kanaatinde değilim.
Başkanın bence bugünden itibaren yapması gereken kadrolarını daha da zenginleştirmek olmalı.
Bazen birkaç kişi bile bir kentin, ülkenin geleceğinde çok önemli ve farklı işler yapabilir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|