
|
|
|
 |
|
|
Teşvikler ve kalkınma
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Makro ekonomik anlamda büyüyen Türkiye, adeta büyüdükçe fakirleşen bir ülke konumunda. Ortaokulda iken uğraştığımız havuz problemi gibi bir şey bu. Hani yukarıdan su doluyor aşağıdan da boşalıyor ya öyle.
Bizde birileri hortumlarını dayamış aşağıdan sürekli su çekiyor. Böylece de havuz bir türlü dolmuyor. İşçisi ve memuru ile dar gelirli vatandaş, küçük sanayici ve esnaf bu hortum ekonomisinin kurbanları.
* * *
Gelir dağılımının giderek daha da bozulması söz konusu. Ülkenin her yerinde aşayiş sorununu ağırlıklı gündem maddesi haline geldi.
Peki yanlış nerede?
Her şeyden önce üretim tüketim dengesi bozulan bir ekonomide olanlar bizde de bir bir gerçekleşiyor.
Talep darboğazı üretimde ciddi düşüşlere yol açıyor. Küçük ölçeklere mahkum olan üretim, maliyet artışlarını körüklüyor.
Rekabetçi fiyatlarda üretim ve pazarlama yapamayan kuruluşlar ithal ürünlerle rekabet edemiyorlar.
Kapanan veya küçülen firmalar nedeniyle işsizler ordusuna onbinlerce yeni nefer katılıyor.
Bu bir kısır döngüye adeta Bermuda Şeytan Üçgeni'ne dönüşüyor.
Buraya giren kurtulamıyor.
Rekabeti yönetemeyen firmalar gelecekte daha zor duruma düşecek. KOBİ'ler başta olmak üzere tüm şirketlerin global düşünerek hareket etmeleri gerekiyor.
Uzun vadeli planlama yapılırken dışa açılma gözardı edilmemeli.
* * *
Diğer bir sorun bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıkları.
Bölgesel kalkınma anlamında hiçbir şey yapılmıyor denilse yeridir.
Yasalaşan Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulmasına dair tasarı uygulama esasları netleşmediği için uykuda.
Teşvik sistemindeki yanlışlıklar sorunu içinden çıkılmaz duruma getiriyor.
İllerin gayri safi milli hasıla payları çok sağlıklı bir biçimde hesaplanamadığı ve gerçeği yansıtmadığı için kişi başına düşen gelire dayalı yanlış teşvik sistemi bir haksız rekabet aracı oldu.
Komşu iki kent arasında çok küçük bir gelişmişlik endeksi farklılığı teşviklerden yararlanmada kentlerden birini avantajlı diğerini de dezavantajlı konuma getiriyor.
* * *
Kaynakların etkin biçimde kullanımı için merkezin iradesindeki makro tercihler geçerli kalmak koşuluyla bölgesel gelişme planlarının o bölgelerin yerel dinamiklerini harekete geçirecek biçimde yapılması gerekiyor.
Teşvik sisteminde seçici olmak günümüz dünya rekabetinde şarttır.
Bir ulusal sanayileşme stratejisi, sektörel gelişme stratejileri, bilim ve teknoloji stratejisi ve bir ulusal tarım stratejisi olmaksızın Türkiye ekonomisinin gelecek yüzyılı karşılaması beklenemez.
Gelişmiş sayılan bölgelerin teşvik kapsamı dışında tutulması bir süre sonra yeniden gerileyen bölgelerin oluşmasına yol açabilmektedir.
Bu nedenle gelişmiş ve az gelişmiş bölge ayrımı olmaksızın bölgesel planlama tüm ülke çapında hayata geçirilmelidir.
Bölgelerin eşgüdümlü bir biçimde planlamaya ve kaynak kullanımına yönelmesi, makro eylem planları hazırlaması sağlanmalıdır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|