|
Kürtler ayrılırsa!
DİYARBAKIR'DAN telefonlar aldım; işadamları "korunmadıkları" için yakınıyorlar! Özellikle sanayi ve ticaret hayatı bakımından kritik olan Dörtyol'da ve sanayi sitesinde PKK'nın kepenk kapatma tehditlerine karşı yeterli güvenlik tedbirinin alınmadığını söylüyorlar:
- Bu bir milat! PKK bir defa kepenk kapattırmada başarılı olursa bunun arkası gelir ve bölge ekonomisi çöker!
Diyarbakır Valisi Efkan Aka iyi bir idareci, onunla görüştünüz mü?
- Evet, valimizden memnunuz. Ama güvenlik güçleri olaylarla çok meşgul olduğu için, genelde kepenk kapatma tehditlerine karşı yeterli tedbirler alınamadı. Çevre vilayetlerden polis takviyesi alınarak Diyarbakır'da kepenkleri açık tutmak lazım.
Batman'dan bana söylenenler de şu:
- Aynen 1979'ların PKK'sı!
Ne demek bu?
- 1979'da PKK bölgede hâkimiyet kurmak için böyle yapardı! İşte Batman'ı tahrip ediyorlar. Kim kepenk açmaya cesaret edebilir?!
Kürtlerde farklılaşma!
Bölgede giderek sosyopolitik bir ayrışma netleşiyor:
. Bir tarafta, PKK'nın militan tabanı, PKK'nın siyasi aleti olan DTP gibi kuruluşlar, Osman Baydemir gibi politikacılar... Yöntemleri, dünya görüşleri belli...
. Öbür tarafta ise, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Birliği, Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği, DİSAD, GÜNGİAD, MÜSİAD Diyarbakır Şubesi... Bu kuruluşlar, yayımladıkları bildiride, "il ekonomisinin ana direğini oluşturan işyerlerini çalışamaz hale getiren bu tür olaylar" yüzünden, "bölgemizdeki işsizlik ve açlığın bitmesi için oldukça önemli olan dış yatırımcı ve girişimci"nin de artık gelmeyeceği endişesini belirtiyorlar, "hak taleplerinin şiddete başvurmadan demokratik yol ve yöntemlerle aranmasını" istiyorlar.
Dünya görüşüyle de yöntemleriyle de birbirinin zıddı iki kesit!
Hangisinin sayısı fazla bilmiyorum ama unutmamak gerekir ki, PKK'nın partileri Kürtçenin belli bir yoğunlukta konuşulduğu 12 ilde ancak yüzde 30 oy alabiliyor. PKK'nın kendisi azınlıktır; despotik bir azınlık!
Felaketin büyüğü!
Ekonomik ve sosyal gelişme bakımdan asıl önemli olan şudur: Çağımızda kalkınma ve refahın, hatta demokrasinin lokomotifi, girişimci orta sınıftır! Genelde Türkiye'nin, özelde bölgenin kalkınması, girişimci orta sınıfın nüfusça ve yatırımca ne kadar büyüdüğüne bağlıdır.
PKK'nın temsil ettiği militanizm, iş hayatının ve demokrasinin gerektirdiği rasyonel ve serbest zihniyetle bağdaşamaz, bağdaşamıyor. PKK'nın partilerinden hiç "yatırım, üretim, ihracat, istihdam" gibi kavramlar duyduk mu?!
Peki bu ayrışma nereye varır? Eylemler tırmandırılır da beraber yaşama sabote edilirse, bölgeden daha çok sermaye ve yetişmiş beyin Türkiye'nin batı illerine göçer! Bölge PKK eliyle daha 'proleter', daha 'patolojik' bir yapıya sürüklenir! Bu şekilde derinleşecek bir iktisadi yarılma etnik kutuplaşmayı keskinleştir!
Böyle bir felaketten herkes, özellikle de Kürtler sakınmalıdır; PKK'nın proleterleştirdiği bir 'Kürdistan' Kürtler için çok daha büyük bir felaket olur çünkü.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|