Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yalancı dolma


İç yapısı kuşüzümlü, çamfıstıklı, pirinçli olarak, soğanla şöyle bir kavurtulup hazırlanmış, soğuk yenen, zeytinyağlı biber, patlıcan, yaprak ve lahana dolmalarına neden "yalancı dolma" dendiğini tam bilemiyorum. İç yapısı kıymalı, pirinçli, sade yağda pişen ve sıcak yenen aynı tür dolmalardan zeytinyağlıları ayırmak için olmalı...
***
İşlettikleri, yahut sahibi oldukları lokantalarda, üniversite mezunu çocuklarıyla birlikte, karı-koca çalışarak hizmet veren ailelere açık bir hayranlığım var.
Köylülükten kurtulmuşluğun nüfus kâğıdı; etli şaraplı, kadınlı kahkahalı lokantalarda anaçlaşır.
Köyceğiz'den ayrılmadan önceki son gecede, Thera'nın sahibi Hasan Bey'in eşi Cahide Hanım, eliyle zeytinyağlı bir yaprak dolması yapmıştı bize.
İncecik sarılmış taptaze asma yapraklarıyla, zeytinyağlı yalancı dolma "yeme de yanında yat" lezzetindeydi.
Eğer taşrada da, ülkenin Batı'sına doğru büyük bir göç seferberliğine gerek bırakmayacak bir zenginleşmeyle, lokantalaşma gerçekleşebilseydi; ne sokaklarla parkları, ne de okulları, şiddet eylemlerinin yangınları saracaktı bu kadar.
***
Köylülüğü aşamamış toplumların yönetim kadroları; kendilerine göre hukuk ve ekonomi uydurup, tarih düzenlerler.
Kimse de, ne düzmece tarihi eleştirebilir, ne uydurma ekonomiyle hukuku...
Ve böylece iletişimle ulaşımın hızlanmasıyla da, küçülen "Dünya"mızı, daha hızlı sarmalamaya başlayan "etki-tepki" olayları; başlar özellikle beyinsel bir buzlanmışlığa mahkûm edilmiş kitleleri, temelden ırgalamaya...
Ve içinizi çekerek:
- Keşke, dersiniz; Şark politikacılarının yalancılığı da, Cahide Hanım'ın zeytinyağlı yalancı dolmaları kadar, gerçek bir lezzetin taamını yaratabilseydi ülkenin hukuksal ve ekonomik denkleminde...
***
Dünkü Milliyet'te, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Birinci'nin, sosyolojik bir saptaması vardı. Birinci:
- Şiddet, şehirleşememiş kültürün bir sonucudur, diyordu.
***
1848'de, "proletarya enternasyonalizmi", köylülüğü aşamamış yörelerin kapısını tıkırdatamamıştı.
Burjuva devrimiyle birlikte, proleterya devrimi de yapmaya sıvanmış olan Lenin; teknolojideki aşamaların yetersizliği nedeniyle, "ulus-devlet" modelini aşamamış ve iktidar ihtirasına lehimli bir politika bataklığını arıtamamıştı.
***
Bugün ise, gelişen teknolojiyle işçi sınıfının kol gücüne gereksinmesi azalmakta olan burjuvazi; yeryüzünde "köylülüğü" bitirmeye dönük, "burjuva enternasyonalizmini" şahlandırmada...
Yoksul köylülüğün alım gücü yok çünkü...
Küresel ekonominin yarattığı üretim ise, zengin müşterilere muhtaç. Ve burjuva enternasyonalizmi ile yerel politikacıların çıkarları çatışmada...
Böylesi bir ırgalanmanın göbeğine doğru kaymakta Türkiye...
***
Zaman zaman "yazı" şöhretine heveslenen gençlerle karşılaşıyorum. Altyapılarının zayıflığı, beni şaşırtıyor iyice. Tanzimat'tan bu yana, bizim edebiyatın dahi repertuvarlarına hiçbir ilgi duymamışlar... Hiçbir şeyi merak etmeden, hemen şöhret sahibi olarak, üstlerinde toplanacak genel bir merakın merkezi olmayı özlüyorlar...
Günah onların değil; 20 ciltlik bir kitap rafından yoksun evlerden yetişmişlikleri bir yana; bir de yerel hamaset politikasıyla iyice buzlanmış beyinleri...
***
"Kentli-köylü" ayrımı, "onlar-biz" ayrımına dönüştüğünde ve genç beyinlere "onlar", sürekli potansiyel bir düşman olarak çivilendiğinde; böylesine çağdan kopuk bir buzlanma, bir de ayrıca "Türk'e Türk'ten başka dost yok" salçasıyla haşlanırsa...
Ve "parayı kim kime neden veriyor, yahut vermiyor?" sorusu da hiç kurcalanmamışsa...
Kendilerine bir kimlik arayan gençler de, tek çare olarak kabadayılığa soyunup, racon kesmeye başlamazlar mı?
Hele bir de işin içinde yüreklerde alevlenmiş "libido ve kızlar" fitili varsa...
***
Bir türlü çağdaşlıkla kol kola giremeyişin bedelleri, tam bir çalkantı sürecinin sıkıntılarıyla ödeneceğe benziyor...
Hümeyra'nın kulaklarını çınlatıp, Şevket Rado'nun mısralarını azıcık değiştirerek tekrarlayalım:
Bir kördüğüm ki durum,
Çözdükçe dolaşıyor.
***
Şu sıralarda ABD Dışişleri Bakanlığı Avrasya Müsteşarı Bryza'nın, Karadeniz'e açılmakla ilgili sözlerinin de; John Le Carré'nin romanından esinlenilmiş "Panama Terzisi" filmiyle karşılaştırılması, pek eğlendirici olabilir doğrusu...
Politikanın demagojik dolmalarını merak eden keyif ehli dostlara, hatırlatılır...
***
Bendeniz ise, Cahide Hanım'ın zeytinyağlı incecik yaprak sarmalarını, her türlü "dolma"ya yeğleyenlerdenim...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Kürtler ayrılırsa!
DİYARBAKIR'DAN telefonlar aldım; işadamları "...
Çetin ALTAN
Yalancı dolma
İç yapısı kuşüzümlü, çamfıstıklı, pirinçli ol...
Melih AŞIK
Umre yolunda...
Herkesin bildiği bir öykü vardır. Eski başbak...
Fikret BİLA
Güneydoğu'da ikili devlet görüntüsü
Diyarbakır'da ve Batman'da yaşanan olaylar ba...
Hasan CEMAL
Hamas'la mücadele stratejisi henüz yok!
Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın derdi ...
Güneri CIVAOĞLU
Sivil itaatsizlik
Bir soru:
Abbas GÜÇLÜ
AB, gazeteciler ve gençlik
14. AB-Gazeteciler Konferansı dün İstanbul'da...
Hurşit GÜNEŞ
Ne kadar çıkabilirler?
ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık s...
Sami KOHEN
Darfur'da olan ne?
TÜRK kamuoyu Darfur'un adını duymuş da olsa, ...
Metin MÜNİR
Citigroup Finansbank'ı alır mı?
Dünyanın en büyük bankası Citigroup'un CEO'su...
Faik ÖZTRAK
Piyasaları test etmenin riski
Hükümetin izlediği iktisat politikalarını ele...
Hasan PULUR
Şemdinli, Diyarbakır ve uykudakiler...
BAZI olaylar oldukları yerlerle anılır.
Erdoğan SAĞLAM
Ücretlide orta ve üst grubun vergisi artıyor
Gelir Vergisi'nde beş olan dilim sayısı dörde...
Derya SAZAK
ETA örneği
İspanya'da ETA'nın teröre son verme kararını ...
Meral TAMER
Talih kuşu, bu kez klasik müzik severlere kondu
Sadece şirketler, fabrikalar el değiştirmez y...
Ece TEMELKURAN
'Kız meselesi'!
Başlangıçta böyle değildi; insanoğlu, bugünkü...
Güngör URAS
Marka olmak kolay değil
Marka olmak her üretici için önemli ama, ihra...
M. Ali BİRAND
PKK, çok tehlikeli bir oyun oynuyor
GÜNEYDOĞU'DA birkaç gündür yaşananların "gelm...

© 2006 Milliyet