Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sivil itaatsizlik


Bir soru:
"Neden Kürt kökenli yurttaşların yoğun oldukları Gaziantep, Malatya ve Kahramanmaraş'ta PKK terörü taban bulamıyor?"
Bu 3 il iyi incelenmeli.
Gaziantep'te sanayi yatırımlarıyla ekonomi çıtası Türkiye ortalamalarının çok üstünde.
İşsiz sayısı düşük.
Terörün çekim alanına girecek yarınlardan umutsuz gençlik, bu il için geçerli değil.
Malatya ise özellikle Turgut Özal döneminde yatırımların yoğunlaştığı bir il oldu.
Malatya'nın da terörün çekim alanına kapılacak yarınlarından umut kesmiş gençlikle temsil edildiği söylenemez.
Kahramanmaraş'ta son yıllarda hem yatırımlar yaygınlaştı hem de bu ilin sosyal dokusu daha muhafazakâr.
Terörün taban bulduğu Diyarbakır'a gelince... En fazla göç alan, köyündeki düzeninden, ektiği topraktan kopmuş ailelerin 100 binlerce işsiz, umutsuz, eğitimsiz gençleri o coğrafyada...
O halde ilk saptama "aş ve iş..."
..............................
Öcalan'ın yakalanmasından sonra sular durulmuştu.
Ekonomik hayat nispeten canlanmaya başlamıştı.
Ama...
Diyarbakır ve çevresi gibi duyarlı bir yöre, ekonominin kendi dinamiklerine bırakılamazdı.
Ekonominin gelişim oranı ile geçmiş yıllarda yaşanan çöküntü ve göç dalgalarının sürüklediği insan yığınları arasında bir uçurum oluşmuştu.
Güvenlik için oluşturulan "olağanüstü hal" yönetim formülü, devletin "olağanüstü ekonomik programı" ile sürdürülmeliydi.
İtalya'da uygulanan ve çizmenin Roma'dan güneyini kapsayan "Mezzo Giorno" projesinin bir benzeri, Güneydoğu ve Doğu Türkiye içinde oluşmalıydı.
Mezzo Giorno projesi, İtalya'nın gelişmiş Roma ve yukarısı ile Roma'dan başlayarak çizmenin güneyi ve Sicilya'yı kapsayan bölge arasında ekonomik eşitliği amaçlamıştı.
Kalkınmada kuzey ve güney arasındaki uçurum büyük oranda giderildi.
3 yıl önce iktidara gelen AKP ise Türkiye için böyle bir stratejik planı, ne sunabildi ne de uygulayabildi...
Daha kötüsü... "Sıfır" ile aldığı terörün böyle bir tehlikeli noktaya kadar tırmanma sürecini de önleyemedi.
................................
Yıllar önce Güneydoğu'da PKK katliam yaptığı gün Turgut Özal, Bodrum'da denizdeydi.
Plaj sohbetinde gazetecilere "olayları büyütmeyin" diye talihsiz söylemlerde bulunuyordu.
Güya... Böyle küçümserse, hadisenin önemsenmeyeceği ve PKK'nın "silahlı propaganda" amaçlı eylemlerinin, havada kalacağı sanısındaydı. Yanıldığını gördü.
Türkiye 30 bin insanın yaşamına mal olan çok kanlı yıllar geçirdi.
................................
Şimdi yaşananlar daha da "ciddi" boyutta.
PKK sadece dağlarda değil, kentlere de indi.
Siyasallaşma sürecinde...
"Sivil itaatsizlik" tabanını oluşturmaya çalışıyor.
Devletin yerini, kendi uzantısı siyasi örgütlerin aldığı mesajını veriyor.
Onlar "sokağa çıkın" diyor, "sokaklarda terör estiriyorlar..."
"Dükkânların kepenklerini indirin" diyorlar, "kepenkler iniyor..."
"İndirmeyenleri cezalandırın" diye televizyonlarından mesaj gönderiyorlar, "o dükkânların camları, çerçeveleri indiriliyor; malları yağmalanıyor."
"Cesaretinizi tebrik ederiz. Artık evinize dönebilirsiniz" deniyor, ortalık sakinleşiyor.
Bu ülkeyi yönetenlerin, PKK'da siyasallaşma sürecine, sivil itaatsizlik stratejisine karşı hangi politikası var?
3 yıl boyunca sadece AB'nin dayattığı alanlarda adımlar atmak, bu ülkenin stratejisi midir, yoksa AB'ye -kerhen- adım uydurmak mı?
Ankara'nın, kendi halkı için, Brüksel'den daha ileride olması gerekmez mi?
..................................
Kemal Derviş'ten devralınan ekonomi... Süreyya Serdengeçti'nin MB rotası... Bir önceki dönemden devralınan "sıfır" terör.
3 yılın sonunda bütün bu yol haritaları tüketilmiş ve ortada ne yazık ki yeni bir rota yok.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ayrılırsa!
DİYARBAKIR'DAN telefonlar aldım; işadamları "...
Çetin ALTAN
Yalancı dolma
İç yapısı kuşüzümlü, çamfıstıklı, pirinçli ol...
Melih AŞIK
Umre yolunda...
Herkesin bildiği bir öykü vardır. Eski başbak...
Fikret BİLA
Güneydoğu'da ikili devlet görüntüsü
Diyarbakır'da ve Batman'da yaşanan olaylar ba...
Hasan CEMAL
Hamas'la mücadele stratejisi henüz yok!
Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın derdi ...
Güneri CIVAOĞLU
Sivil itaatsizlik
Bir soru:
Abbas GÜÇLÜ
AB, gazeteciler ve gençlik
14. AB-Gazeteciler Konferansı dün İstanbul'da...
Hurşit GÜNEŞ
Ne kadar çıkabilirler?
ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık s...
Sami KOHEN
Darfur'da olan ne?
TÜRK kamuoyu Darfur'un adını duymuş da olsa, ...
Metin MÜNİR
Citigroup Finansbank'ı alır mı?
Dünyanın en büyük bankası Citigroup'un CEO'su...
Faik ÖZTRAK
Piyasaları test etmenin riski
Hükümetin izlediği iktisat politikalarını ele...
Hasan PULUR
Şemdinli, Diyarbakır ve uykudakiler...
BAZI olaylar oldukları yerlerle anılır.
Erdoğan SAĞLAM
Ücretlide orta ve üst grubun vergisi artıyor
Gelir Vergisi'nde beş olan dilim sayısı dörde...
Derya SAZAK
ETA örneği
İspanya'da ETA'nın teröre son verme kararını ...
Meral TAMER
Talih kuşu, bu kez klasik müzik severlere kondu
Sadece şirketler, fabrikalar el değiştirmez y...
Ece TEMELKURAN
'Kız meselesi'!
Başlangıçta böyle değildi; insanoğlu, bugünkü...
Güngör URAS
Marka olmak kolay değil
Marka olmak her üretici için önemli ama, ihra...
M. Ali BİRAND
PKK, çok tehlikeli bir oyun oynuyor
GÜNEYDOĞU'DA birkaç gündür yaşananların "gelm...

© 2006 Milliyet