Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB, gazeteciler ve gençlik


14. AB-Gazeteciler Konferansı dün İstanbul'da başladı. Avrupa'nın değişik ülkelerinden gelen gazeteciler ve öğrencilerle birlikte Türk gazeteciler ve öğrenciler, Avrupa Birliği'ni ve Türkiye'nin konumunu tartıştılar. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu'nun ev sahipliği yaptığı Başkan Hansjörg Kretschmer'in de oturum başkanlığını yürüttüğü dünkü toplantılarda, önemli tespitler ortaya kondu.
Konferansın açılış konuşmasını yapacağı daha önce açıklanan Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın bu toplantı yerine, Başbakan Erdoğan'ın katıldığı İslam Ülkeleri Konferansı'nı tercih etmesi ve hükümeti temsilen hiç kimsenin bulunmaması, AB'ye soğukluğun bir işareti olarak değerlendirildi.
"Türkiye'de ve AB'de Gençlerin Beklentileri ve Endişeleri" konulu sabahki oturumda, söz önce öğrencilerindi. Değişik ülkelerden gelen gençler arasında Türkiye'nin AB üyeliğine belki de en sıcak bakan Yunan temsilcisiydi. Türkiye AB'ye çeşitlilik getirir dedi. İtalyan ve Polonyalı gazetecilerin Türkiye'ye bakış açıları da ülkelerindeki olumlu havayı yansıtıyordu. Türkiye'nin ılımlı Müslüman kimliği, fikir özgürlüğü, karşılıklı beklentiler, AB öğrenci değişim programlarında yaşanan vize ve denklik sorunları, tartışmaların odağını oluşturdu.
İşte konferanstan bazı satırbaşları:
  • Türkiye ile AB arasında her zamankinden daha fazla diyaloğa gereksinim var.
  • Türkiye, demokrasi ve İslam kavramlarının yan yana olabileceğini gösteren çok önemli bir örnek.
  • AB ile Türkiye arasındaki öğrenci değişimi, üniversitelerden önce liselerde yaygınlaştırılmalıdır.
  • Ulusal kimlik efsanelerini ortadan kaldırmalıyız.
  • AB farklılıkların bileşkesidir. Farklılıklar ne kadar artarsa demokrasi ve barışa o kadar katkıda bulunulur.
  • AB Hıristiyan kulübü olarak kalmamalı, Türkiye'yi de üyeliğe kabul etmelidir.
  • Türk gençliği zaten AB gençliğinin bir parçası. Üst düzey siyaset şimdilik bunu kabul etmeyebilir. Ama zamanla onlar da bu noktaya gelecek.
  • AB çatı, değil zemin olmalıdır.
  • Erasmus nesli yetişiyor. Gelecekteki Avrupa'yı onlar inşa edecek.
  • Türkiye, kendi iç sorunlarını, AB'ye taşımadan, AB dayatması olmadan, kendi içinde çözmelidir.
  • Türk gençliği, her şeyden önce kötü okullara, ikinci sınıf öğretmenlere, diktatör YÖK'e başkaldırmalıdır.
  • Bırakın AB'yi, biz kendi içimizde bütünleşebiliyor muyuz?
  • İtalya'da iktidarlar değişse de Türkiye'ye bakış açısı değişmez.
  • Polonyalıların sadece yüzde 14'ü Türkiye'nin AB üyeliğine karşı.
  • Gençler arasında eleştirel ruh geliştirilmelidir.
  • Türk hükümetinin Merkez Bankası benzeri son icraatları, kafalarda soru işareti yaratıyor.
  • Gençler kendi geleceklerinin, anne babalarının hayatı kadar iyi olmayacağı için kaygılılar.
  • AB'ye girmeden de Avrupalı olmak mümkün. Norveç ve İsviçre gibi.
  • Londra'da yaşayanların yüzde 30'u İngiltere dışında doğmuş kimseler. Büyük bölümü de göçmen, genç ve yeni üye ülkelerden. Korkulduğu gibi işsizlik değil, ekonomiye canlılık getirdiler.
  • Ulusal kimlik tartışmaları AB ülkelerinde hâlâ devam ediyor.
  • Türkiye ılımlı Müslüman bir ülke değil, laik bir ülkedir.
  • AB'nin gençlerimizden beklentisi ne? Fizik gücü mü, yoksa beyin gücü mü?
  • Neden hep Türkiye'nin Müslüman kimliği öne çıkarılıyor? AB'nin Hıristiyan kulübü olduğunu vurgulamak için mi?
  • Müslüman kimliğinizden gün gelir de daha radikal ülkelerle saf tutarsınız diye çekiniyoruz.
  • Türkiye AB yorgunu oldu.
  • AB ekonomi için değil, insanlık için olmalıdır.

  • Özetin özeti: AB üyeliğimiz konusunda, Avrupalılar bizden daha gayretliler. Ama onlar da kendilerini anlatamıyorlar. Tıpkı bizim kendimizi onlara anlatamadığımız gibi...

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kürtler ayrılırsa!
    DİYARBAKIR'DAN telefonlar aldım; işadamları "...
    Çetin ALTAN
    Yalancı dolma
    İç yapısı kuşüzümlü, çamfıstıklı, pirinçli ol...
    Melih AŞIK
    Umre yolunda...
    Herkesin bildiği bir öykü vardır. Eski başbak...
    Fikret BİLA
    Güneydoğu'da ikili devlet görüntüsü
    Diyarbakır'da ve Batman'da yaşanan olaylar ba...
    Hasan CEMAL
    Hamas'la mücadele stratejisi henüz yok!
    Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın derdi ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sivil itaatsizlik
    Bir soru:
    Abbas GÜÇLÜ
    AB, gazeteciler ve gençlik
    14. AB-Gazeteciler Konferansı dün İstanbul'da...
    Hurşit GÜNEŞ
    Ne kadar çıkabilirler?
    ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık s...
    Sami KOHEN
    Darfur'da olan ne?
    TÜRK kamuoyu Darfur'un adını duymuş da olsa, ...
    Metin MÜNİR
    Citigroup Finansbank'ı alır mı?
    Dünyanın en büyük bankası Citigroup'un CEO'su...
    Faik ÖZTRAK
    Piyasaları test etmenin riski
    Hükümetin izlediği iktisat politikalarını ele...
    Hasan PULUR
    Şemdinli, Diyarbakır ve uykudakiler...
    BAZI olaylar oldukları yerlerle anılır.
    Erdoğan SAĞLAM
    Ücretlide orta ve üst grubun vergisi artıyor
    Gelir Vergisi'nde beş olan dilim sayısı dörde...
    Derya SAZAK
    ETA örneği
    İspanya'da ETA'nın teröre son verme kararını ...
    Meral TAMER
    Talih kuşu, bu kez klasik müzik severlere kondu
    Sadece şirketler, fabrikalar el değiştirmez y...
    Ece TEMELKURAN
    'Kız meselesi'!
    Başlangıçta böyle değildi; insanoğlu, bugünkü...
    Güngör URAS
    Marka olmak kolay değil
    Marka olmak her üretici için önemli ama, ihra...
    M. Ali BİRAND
    PKK, çok tehlikeli bir oyun oynuyor
    GÜNEYDOĞU'DA birkaç gündür yaşananların "gelm...

    © 2006 Milliyet