Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne kadar çıkabilirler?


ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık sık gelişmekte olan piyasalardan çıkışlara neden oluyor. Geçen hafta faizin bir kez daha yüzde 0.25 artacağı beklentisiyle gelişmekte olan piyasaların hem borsalarında iniş, hem de döviz kurlarında artışlar gözlendi. Tabii bu bize de yansıdı.
ABD'de faizlerin artmasının iki yönü var. Birincisi, bunun ne kadar sürüp nereye varacağı. İkincisi de, bunun uluslararası likiditeyi ne ölçüde etkileyeceği.
Ekonomik canlanma oldukça ABD'de faizler artabilir. Ancak her ekonomik canlanma enflasyona yansımayabilir. Bu nedenle asıl bakılması gereken ekonomik canlanma değil, enflasyonist eğilimdeki gelişmedir. Gerçi, olumlu veriler geldikçe ve FED faizleri arttıkça diğer piyasalardan çıkışlar gözleniyor.

Çıkış hızlı oldu
ABD'de faizler yüzde 4.75'e geldi, dayandı. Önceleri bunun yüzde 5 sınırında durması bekleniyordu. Böylece ABD hazinesinin 10 yıllık tahvili yüzde 5'e tırmanacak ve uluslararası likidite geri dönecekti. Şimdilik bu pek olmadı. Bazıları artışların süreceği kanısında. Hatta FED'in başına Ben Bernanke'nin gelmesinin bunu daha olası hale getirdiğini düşünüyorlar.
Ancak gelişmeler bunun pek doğru olmadığını gösteriyor. Kuşkusuz, ABD'deki dış ticaret açığı büyürken, gelen yatırımlarla bu finanse ediliyor. Ancak ABD'deki canlanma eğilimi net değil. Zaman zaman çelişik veriler de çıkabiliyor. İkincisi, şimdiye dek çok hızlı çıkan faizlerin hep aynı hızda artması beklenmemeli. Nihayet, bazı ülkeler ciddi dış ticaret fazlası yaratıyor ve asıl bu uluslararası likiditeyi etkiliyor. Gerek Çin'deki fazlalık, gerekse artan fiyatlar nedeniyle petrol üreten ülkelerin gelirlerinin artması çok etkili.
Kaldı ki, şunu ekleyelim: euro-dolar paritesi oldukça durağan. Değişseydi, uluslararası likiditenin çekilmesi daha belirgin hale gelirdi. Gelişmekte olan piyasalara 2005 yılında çeşitli biçimlerde 358 milyar dolar akmıştı. 2006 yılında ise bunun 322 milyar dolar olacağı bekleniyor. Yani sadece çekiliş de olmayacak. Özetle, artık yakın tarihte çok büyük değişimler beklenmemeli. Yine de, bu tür beklenti değişimleri gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında sık sık dalgalanmalar yaratabilir.

Sıcak para soğudu
Şimdi gelelim Türkiye'den ne kadar sıcak paranın çekilebileceğine. Birincisi, içeride çok büyük sıcak para var. Son dört yılda 40 milyar dolara yakın yabancı sermaye girmiş. Hepsinin bir anda çıkması beklenmemeli. Ayrıca dalgalı kur olduğundan ilk çıkan kurtarsa da, sona kalan büyük zarar görecektir.
İkincisi, sıcak para eskisi gibi gecelik faize park etmiş değil. Artık sıcak para hem borsada, hem de bonoda... Bonodan çıkıp döviz almaya kalkan, çifte zarar yazacaktır. Çünkü hem bono fiyatları düşecek, hem de kur yükselecektir. Borsada ise yabancı payı o kadar yüksek ki, o denli alıcı bulmak olanaksız. Bu nedenle sıcak para büyük ölçüde hapsolmuş, yani soğumuş görünüyor.
Özetlersek, ABD'de faiz artış rallisinin hep aynı hızda sürmesi beklenmemeli. Kaldı ki, küresel likiditeyi etkileyen başkaca etmenler var. Türkiye'ye bakıldığında da, sıcak para o kadar bol ki, bu sığ piyasadan çıkmak oldukça zor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ayrılırsa!
DİYARBAKIR'DAN telefonlar aldım; işadamları "...
Çetin ALTAN
Yalancı dolma
İç yapısı kuşüzümlü, çamfıstıklı, pirinçli ol...
Melih AŞIK
Umre yolunda...
Herkesin bildiği bir öykü vardır. Eski başbak...
Fikret BİLA
Güneydoğu'da ikili devlet görüntüsü
Diyarbakır'da ve Batman'da yaşanan olaylar ba...
Hasan CEMAL
Hamas'la mücadele stratejisi henüz yok!
Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın derdi ...
Güneri CIVAOĞLU
Sivil itaatsizlik
Bir soru:
Abbas GÜÇLÜ
AB, gazeteciler ve gençlik
14. AB-Gazeteciler Konferansı dün İstanbul'da...
Hurşit GÜNEŞ
Ne kadar çıkabilirler?
ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık s...
Sami KOHEN
Darfur'da olan ne?
TÜRK kamuoyu Darfur'un adını duymuş da olsa, ...
Metin MÜNİR
Citigroup Finansbank'ı alır mı?
Dünyanın en büyük bankası Citigroup'un CEO'su...
Faik ÖZTRAK
Piyasaları test etmenin riski
Hükümetin izlediği iktisat politikalarını ele...
Hasan PULUR
Şemdinli, Diyarbakır ve uykudakiler...
BAZI olaylar oldukları yerlerle anılır.
Erdoğan SAĞLAM
Ücretlide orta ve üst grubun vergisi artıyor
Gelir Vergisi'nde beş olan dilim sayısı dörde...
Derya SAZAK
ETA örneği
İspanya'da ETA'nın teröre son verme kararını ...
Meral TAMER
Talih kuşu, bu kez klasik müzik severlere kondu
Sadece şirketler, fabrikalar el değiştirmez y...
Ece TEMELKURAN
'Kız meselesi'!
Başlangıçta böyle değildi; insanoğlu, bugünkü...
Güngör URAS
Marka olmak kolay değil
Marka olmak her üretici için önemli ama, ihra...
M. Ali BİRAND
PKK, çok tehlikeli bir oyun oynuyor
GÜNEYDOĞU'DA birkaç gündür yaşananların "gelm...

© 2006 Milliyet