|
Ne kadar çıkabilirler?
ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık sık gelişmekte olan piyasalardan çıkışlara neden oluyor. Geçen hafta faizin bir kez daha yüzde 0.25 artacağı beklentisiyle gelişmekte olan piyasaların hem borsalarında iniş, hem de döviz kurlarında artışlar gözlendi. Tabii bu bize de yansıdı.
ABD'de faizlerin artmasının iki yönü var. Birincisi, bunun ne kadar sürüp nereye varacağı. İkincisi de, bunun uluslararası likiditeyi ne ölçüde etkileyeceği.
Ekonomik canlanma oldukça ABD'de faizler artabilir. Ancak her ekonomik canlanma enflasyona yansımayabilir. Bu nedenle asıl bakılması gereken ekonomik canlanma değil, enflasyonist eğilimdeki gelişmedir. Gerçi, olumlu veriler geldikçe ve FED faizleri arttıkça diğer piyasalardan çıkışlar gözleniyor.
Çıkış hızlı oldu
ABD'de faizler yüzde 4.75'e geldi, dayandı. Önceleri bunun yüzde 5 sınırında durması bekleniyordu. Böylece ABD hazinesinin 10 yıllık tahvili yüzde 5'e tırmanacak ve uluslararası likidite geri dönecekti. Şimdilik bu pek olmadı. Bazıları artışların süreceği kanısında. Hatta FED'in başına Ben Bernanke'nin gelmesinin bunu daha olası hale getirdiğini düşünüyorlar.
Ancak gelişmeler bunun pek doğru olmadığını gösteriyor. Kuşkusuz, ABD'deki dış ticaret açığı büyürken, gelen yatırımlarla bu finanse ediliyor. Ancak ABD'deki canlanma eğilimi net değil. Zaman zaman çelişik veriler de çıkabiliyor. İkincisi, şimdiye dek çok hızlı çıkan faizlerin hep aynı hızda artması beklenmemeli. Nihayet, bazı ülkeler ciddi dış ticaret fazlası yaratıyor ve asıl bu uluslararası likiditeyi etkiliyor. Gerek Çin'deki fazlalık, gerekse artan fiyatlar nedeniyle petrol üreten ülkelerin gelirlerinin artması çok etkili.
Kaldı ki, şunu ekleyelim: euro-dolar paritesi oldukça durağan. Değişseydi, uluslararası likiditenin çekilmesi daha belirgin hale gelirdi. Gelişmekte olan piyasalara 2005 yılında çeşitli biçimlerde 358 milyar dolar akmıştı. 2006 yılında ise bunun 322 milyar dolar olacağı bekleniyor. Yani sadece çekiliş de olmayacak. Özetle, artık yakın tarihte çok büyük değişimler beklenmemeli. Yine de, bu tür beklenti değişimleri gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında sık sık dalgalanmalar yaratabilir.
Sıcak para soğudu
Şimdi gelelim Türkiye'den ne kadar sıcak paranın çekilebileceğine. Birincisi, içeride çok büyük sıcak para var. Son dört yılda 40 milyar dolara yakın yabancı sermaye girmiş. Hepsinin bir anda çıkması beklenmemeli. Ayrıca dalgalı kur olduğundan ilk çıkan kurtarsa da, sona kalan büyük zarar görecektir.
İkincisi, sıcak para eskisi gibi gecelik faize park etmiş değil. Artık sıcak para hem borsada, hem de bonoda... Bonodan çıkıp döviz almaya kalkan, çifte zarar yazacaktır. Çünkü hem bono fiyatları düşecek, hem de kur yükselecektir. Borsada ise yabancı payı o kadar yüksek ki, o denli alıcı bulmak olanaksız. Bu nedenle sıcak para büyük ölçüde hapsolmuş, yani soğumuş görünüyor.
Özetlersek, ABD'de faiz artış rallisinin hep aynı hızda sürmesi beklenmemeli. Kaldı ki, küresel likiditeyi etkileyen başkaca etmenler var. Türkiye'ye bakıldığında da, sıcak para o kadar bol ki, bu sığ piyasadan çıkmak oldukça zor.
hgunes@milliyet.com.tr
|
|