|
ETA örneği
İspanya'da ETA'nın teröre son verme kararını açıkladığı günlerde PKK, Bingöl'de çatışmada ölen 14 silahlı eylemcinin cenaze törenlerini fırsat bilerek Diyarbakır, Siirt, Batman gibi illerde esnafı kepenk kapatmaya zorladı. Çocukların taş ve sopalarla, panzerlerin, polis ve askeri birliklerin üzerine sürüldüğü "intifada" benzeri olaylarda 3 kişi yaşamını kaybetti.
Nevruzun "olaysız" geçmesinin ardından, Güneydoğu'da şiddetin körüklenmesi sonucu, bölgede yeniden "olağanüstü hal" koşulları gözleniyor. Şemdinli'de kasım ayındaki patlamalarda "yatıştırıcı" rol oynayan DTP yöneticileri bu kez "kimyasal silah kullanıldığı" iddialarıyla, yangına körükle gidiyorlar.
Güneydoğu'da şiddeti yeniden körükleme uğraşları en çok halka zarar veriyor.
1999'da Öcalan yakalanıp PKK militanlarının sınırların dışına çıkma kararı aldıklarından bu yana güvenlik açısından bölgede hızlı bir normalleşme yaşanmış, AB sürecindeki reformlar da "Kürt sorununa demokratik çözüm" konusunda iyimser beklentilere ortam hazırlamıştı. Çatışma koşullarından uzak iklimin yararını en çok, 2004 yerel seçimlerinde Diyarbakır başta pek çok belediyede yönetime gelen günümüzün DTP'li başkanları gördü. Ancak PKK-Kongra Gel'in "ateşkes"e son verme kararıyla, geçen yıldan bu yana bölgede önemli kırılmalar yaşanıyor.
Kürtler, "ne istedikleri" konusunda bir türlü karar veremiyorlar. Hedefleri silahlı mücadele yoluyla "ayrılık" ise, İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki Kürt konferansında geniş bir kabul gördüğü gibi, şiddete kimse prim vermiyor. "1990'lara dönüş istenmiyor!"
İmralı'ya endeksli politikalarla "yeniden silaha sarılmak" Kürt sorununu tümüyle çözümsüz kılmaktan başka işe yaramaz. DTP yöneticileri ve belediye başkanları da, "teröre karşı" net bir şey söyleyemiyorlar. Türkiye'nin bütününe güven vermek yerine, dağda çatışan PKK'ya destek anlamına gelecek mesajlar veriyorlar. Örgütün "siyasi kanat"ı gibi hareket ediyorlar. Bu manzara "ateşkes"i sona erdiren PKK'ya karşı inisiyatif alarak Başbakan Erdoğan'la görüşen, hükümeti demokratik adımlar atmaya çağıran, Şemdinli'deki patlamaların üzerine giden aydınları da tedirgin ediyor, düş kırıklığına itiyor.
İspanya'daki ETA örneğindeki gibi PKK'nın gölgesindeki Kürt siyaseti yol çatına geldi: "Bir elde zeytin dalı, öteki elde silah olmaz!"
AB de "terör"e destek olmayacaktır. Irak'ta başı belada olan ABD'ye güvenmek de gerçekçi değil. Demokrasi ve barış içinde bir arada yaşamak tek çözümdür.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|