Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Marka olmak kolay değil


Marka olmak her üretici için önemli ama, ihracat için çok daha önemli. Marka olmak her ihracatçı için önemli ama, giyim sanayicileri için çok daha önemli.
Çünkü artık markasız ve alt gelir grubuna hitap eden giysi ihracatı hem zorlaştı, hem para getirmiyor. Çünkü ihracat yapmak isteyen her ülke önce tekstil sanayiine giriyor. İplik bez üretiyor. Sonra da giyim sanayiinde ucuz işçilikle dünya pazarında pay almaya çabalıyor.
Marka sahipleri eskiden Türkiye'de ucuz fiyatla giysi diktiriyordu. Daha sonra başka ülkeler daha ucuza dikmeye başlayınca, Türkiye'yi bırakarak o ülkelere yöneldi.
Bizim giyim sanayicilerimiz de yıllardır "kendi göbeklerini kendileri kesmek için" marka yaratmak, marka olmak istiyor. Ama bu istek yıllardır sözde kalıyor. Bir iki başarılı girişim dışında marka yaratamadık.
Çünkü marka yaratmak ayrı bir kültür işi. Ayrı bir beceri işi.

Jil Sander'in hikâyesi
Bu köşede bundan üç yıl önce Jil Sander'in nasıl marka olduğunu yazmıştım. Jil Sander, üst gelir grubunun tercih ettiği bir giysi markası. Alman bir hanım bu markayı 1988 yılında dünya markası haline getirdi. 2003 yılında Prada'ya sattı.
Jil Sander'in nasıl marka olduğunu sayın okuyucularıma tekrar hikâye etmek istiyorum.
Jil Sander daha altı aylıkken çilingir olan babası annesini terk etti. Üvey babası oto satıcısıydı. Almanya'da tekstil çizimi eğitimi gördü. Los Angeles'ta gazetecilik yaptı. Üvey babasının ölümü üzerine ABD'den Almanya'ya döndü. Mecmualarda moda yazıları yazmaya başladı. 1968'de gazeteciliği bırakıp kendi çizdiği giyim eşyalarını satmaya karar verdi. Volkswagen otomobilini satıp Hamburg'da küçük bir mağaza kiraladı. Mağazasında kendi çizip, başkalarına diktirdiği kadın giysilerini satıyordu.
1970'te Paris'teki, 1988'de Milano'daki hazır giyim fuarlarına katıldı. Çizdiği giyim eşyaları büyük ilgi gördü. İsmi marka oldu. 1989'da firmasını halka açtı. Hisse senetlerinin yüzde 33'ünü satarak 56 milyon dolar topladı. Ve bu parayla ABD pazarına girdi.

Farkı yakalamak önemli
Jil Sander "lüks giyimde sadeliği yakalayan çizgileriyle" ünlendi. Gösterişli markalar yanında göze batmayan ama kalitesini sergileyen kaliteli ve pahalı giysileri üst gelir grubunun büyük ilgisini gördü. Zamanla erkek giyimine ve de diğer giyim eşyalarına, aksesuvara, parfümeriye atladı. Minimalist Amerikalı mimar Michael Gabellini'ye çizdirdiği lüks mağazalar dünyanın zengin ülkelerine yayıldı.
Görülüyor ki, marka yaratmak hem kolay hem zor. Önce, hedef pazara dönük, farklı bir ürün tasarlayacaksınız. Satacak, başkalarının yaptığından ve sattığından farklı bir malınız olacak. Sonra beceriniz olacak. Malınızı tanıtacaksınız. Tabii ki para önemli ama para bir şekilde bulunabiliyor. Bir de unutmayalım, dünyayı, zengin pazarları bilmeden ve de insanlarla, alıcılarla iletişim kurabilme yeteneği ve becerisine sahip olmadan ve de azim olmadan küresel pazarda marka olunamıyor.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ayrılırsa!
DİYARBAKIR'DAN telefonlar aldım; işadamları "...
Çetin ALTAN
Yalancı dolma
İç yapısı kuşüzümlü, çamfıstıklı, pirinçli ol...
Melih AŞIK
Umre yolunda...
Herkesin bildiği bir öykü vardır. Eski başbak...
Fikret BİLA
Güneydoğu'da ikili devlet görüntüsü
Diyarbakır'da ve Batman'da yaşanan olaylar ba...
Hasan CEMAL
Hamas'la mücadele stratejisi henüz yok!
Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın derdi ...
Güneri CIVAOĞLU
Sivil itaatsizlik
Bir soru:
Abbas GÜÇLÜ
AB, gazeteciler ve gençlik
14. AB-Gazeteciler Konferansı dün İstanbul'da...
Hurşit GÜNEŞ
Ne kadar çıkabilirler?
ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı sık s...
Sami KOHEN
Darfur'da olan ne?
TÜRK kamuoyu Darfur'un adını duymuş da olsa, ...
Metin MÜNİR
Citigroup Finansbank'ı alır mı?
Dünyanın en büyük bankası Citigroup'un CEO'su...
Faik ÖZTRAK
Piyasaları test etmenin riski
Hükümetin izlediği iktisat politikalarını ele...
Hasan PULUR
Şemdinli, Diyarbakır ve uykudakiler...
BAZI olaylar oldukları yerlerle anılır.
Erdoğan SAĞLAM
Ücretlide orta ve üst grubun vergisi artıyor
Gelir Vergisi'nde beş olan dilim sayısı dörde...
Derya SAZAK
ETA örneği
İspanya'da ETA'nın teröre son verme kararını ...
Meral TAMER
Talih kuşu, bu kez klasik müzik severlere kondu
Sadece şirketler, fabrikalar el değiştirmez y...
Ece TEMELKURAN
'Kız meselesi'!
Başlangıçta böyle değildi; insanoğlu, bugünkü...
Güngör URAS
Marka olmak kolay değil
Marka olmak her üretici için önemli ama, ihra...
M. Ali BİRAND
PKK, çok tehlikeli bir oyun oynuyor
GÜNEYDOĞU'DA birkaç gündür yaşananların "gelm...

© 2006 Milliyet