Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Nisan 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hedef, 1 Mayıs


PKK'nın hedefi, Diyarbakır ve Batman'daki görüntüleri "1 Mayıs'a taşımak..." Normale dönüşen yaşama, çeşitli nedenler bularak elektrik vermek stratejisini uygulayacağı yolunda duyumlar var.
Cenazeler de bunlardan biri. Çocukları ve özellikle kadınları cenazelerde ön saflara koyarak "sivil itaatsizlik" eylemleri için kullanıyorlar.
Tansiyonu sürekli gergin tutmak, zaman zaman bunları eyleme dönüştürmek ve nisan sonlarına kadar tırmandırarak 1 Mayıs'ta asıl büyük patlamayı yapmak...
Bu strateji iyi bilinmeli ve önlemleri şimdiden saptanmalı.
Bu tırmanış sadece güvenlik güçleriyle değil, psikolojik ve siyasal inisiyatif alarak uygulamaya konabilir.
............................
Güneydoğu'nun yanı sıra batının büyük kentlerine de nisan boyunca kıvılcımlar sıçrayabilir.
Amaç... Batının büyük kentlerinde de sosyal ateşler yakabilmek.
Güvenlik sorumlularına göre "Batının büyük kentlerinde, Diyarbakır, Batman görüntüleri oluşturmak mümkün değil." Birkaç ilçenin duyarlı mahalleleri dışında İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e, Adana'ya, Eskişehir'e, Denizli'ye, Aydın'a, Bursa'ya, Sakarya'ya kepenk indirtmeye kimin gücü yeter?..
Örgüt böyle bir güç gösterisi girişiminde bulunmaya kalkışırsa, kendi ayağına kurşun sıkmış olur.
Çünkü... Başarısız olacağı açıktır.
O girişim, "güçsüzlük kanıtına" dönüşür.
Herhalde... Güneydoğu'ya odaklanacak batının birkaç ilinde de "nokta" sosyal hareketlenmeler yaratmaya çalışacaktır.
..............................
Ancak... Bütün bunlar PKK'ya ve onun siyasetteki parti uzantılarına getiri sağlayacak mı?
Belki kendi aralarındaki çekişmelerde bazılarının konumlarını daha "muhkem" hale getirir. Güç odaklarının altları çizilmiş olur. Ama... Genelde... Daha yıllarca önce "çıkmaz sokak" olduğu görülmüş ve kabul edilmiş yanlış yola bir kez daha sapmış bulunurlar.
"Şiddetle bir yere varılamadığını" gördüklerini kendileri tekrarlamış değiller miydi?
Bu söylemin ilk sahibi, Abdullah Öcalan'dır. Şiddet ve kan kültürü yeniden üstün hale geliyor görüntüleriyle, demokratik çözüm yöntemleri giderek geçerliliğini yitiriyor. Demokrasiyle alınan mesafelere yazık...
..............................
İki tehlikeye daha işaret etmekte fayda var...
Birincisi...
Kürt ulusalcılığı ve şiddet yönteminin karşı yapılanmayı tetikleme olasılığıdır.
Türk ulusalcılığı siyaseti ve eylemleri, "karşı tırmanışa" geçebilir.
Etki ve tepki sarmalı geleceği kuşatabilir.
Yaklaşan seçimler nedeniyle bu karşı tepkinin seçim sandıklarına da yansıma hesapları olabilir.
Yani...
PKK'nın devlet güçlerine karşı sokağa sürdüğü gruplar, bu kez karşıt görüşteki siyasi hareketin sivilleriyle de çatışmaları başlatabilirler.
Dile getirilmese de asıl kaygı duyulan budur. Ancak... Sağdaki siyasi parti liderleri ve özellikle MHP lideri Bahçeli, bir şanstır.
Bahçeli'nin sorumlu ve sağduyulu siyaseti, çağrıları "sigorta" gibi görülebilir.
Ama...
Nereye kadar?..
PKK ve uzantılarının, zemberekleri boşaltacak kadar ileri gitmeleri halinde olabilecekleri değil yazmak, düşünmek bile istemem.
..............................
İkinci tehlike ise, bu gergin ortamdan yararlanmak üzere pusuda bekleyenlerdir.
İçeriden ve dışarıdan "kundaklamalara" dikkat.
Dumanlı havaları sevenler, hiç kuşku yok ki mevzilerini aldılar bile...
..............................
2006 kritik yıl.
ABD'nin İran'ı da vurmak planlarının uygulamaya konmasından tutunuz, içeride cumhurbaşkanı seçimi için kritik eşiğe, erken seçime uzanan duyarlı bir yıl. Şu yaşamakta olduğumuz kaygı verici görüntüler, bu çerçevede daha da düşündürücü.
...............................
Birinci sınıf çözümler, üçüncü sınıf değil birinci sınıf yöneticilerle oluşur.
Krizi yönetmek, devlet adamlığı sınavıdır.
Hortla, zortla, övünmekle, böbürlenmekle olmaz.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Keskin sirke kime zarar?
DİYARBAKIR, 29 Mart Çarşamba; vahim olaylar c...
Çetin ALTAN
Abartılan güç, belaya gebe kalır...
Altmış yıldan bu yana, hemen hemen her gün çe...
Melih AŞIK
Suçu neymiş?
Eski DEHAP Batman İl Başkanı Mehdi Öztüzün ya...
Fikret BİLA
Türkiye masaya oturmaya zorlanıyor
Diyarbakır ve Batman olaylarının ardından İmr...
Hasan CEMAL
Her şey siyah beyaz!
Öyle topraklar ki, insan dolaştıkça içi acıyo...
Güneri CIVAOĞLU
Hedef, 1 Mayıs
PKK'nın hedefi, Diyarbakır ve Batman'daki gör...
Can Dündar
Diyarbakır'da en başa mı dönüyoruz?
Cılız bir umut ve kör umutsuzluk...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri
Türkiye'nin en çilekeş insanlarının başında ö...
Semih İDİZ
'Politikacı, işler kötüye gidince medyayı suçlar'
Amerika'da 30 milyon dinleyicisi olan ve tica...
Sami KOHEN
'Kolay'ı da 'Zor'muş!
Ankara'da resmi ağızlar haftalar önce, AB ile...
Metin MÜNİR
Çabuk büyü, çabuk bat, cesedin güzel olsun
AKP'nin ekonomide başarılı olmasının ardında ...
Hasan PULUR
Beşiktaş'ın belediye başkanları...
BEŞİKTAŞ belediye başkanlarının bir geleneği ...
Derya SAZAK
Medya takıntısı
İktidar-medya ilişkileri böyledir: Eleştiri b...
Meral TAMER
İş Bankası çalışanları üzerinden...
Alman Lisesi'ni bitireli uzun yıllar olduğu h...
Tamer HEPER
Bu kadar aciz kalınamaz
Geleceğin umudu olan gençlik bu kadar kolay n...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'na başkan adayım var
London School of Economics mezunu, master der...
Güngör URAS
Düzeltmeyle 'iyi büyüdük'
Hükümetimiz, Devlet Planlama Teşkilatı, iktis...
M. Ali BİRAND
PKK'nın oyununa gelinmemeli
Perşembe akşamı Kanal D Ana Haber Bültenine ç...

© 2006 Milliyet