Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Nisan 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çabuk büyü, çabuk bat, cesedin güzel olsun


AKP'nin ekonomide başarılı olmasının ardında iki önemli faktör var: Hükümetin, ilk aylarındaki efelenmeyi terk edip IMF'nin rotasında yola devam etmeye karar vermesi; uluslararası rüzgârların Türkiye gibi kalkınmakta olan ülkelerin yelkenlerini doldurması.
AKP 2002'de iktidara geldiğinde ekonominin normalleşmesi için gerekli mesainin çoğu harcanmış, ilk olumlu sonuçlar alınmaya başlanmıştı. Başlangıçta AKP'nin niyeti IMF'yi terk edip kendi bildiği yolda yürümekti. Ama enflasyon düşmeye, büyüme ivme kazanmaya başlayınca çark etti. Bu zikzak AKP'nin sandalı sallamadan yola devam ettirmesindeki basiretin değerini azaltmaz.
Zengin ekonomilerde, özellikle ABD'de faizlerin düşük olması, kalkınmakta olan ülkelerin hisse senetlerine ve hazine kâğıtlarına büyük miktarda dış talep yarattı. Bu, AKP'ye Tanrı'nın büyük bir lütfuydu.

Keramet sahibi AKP
Tamamen AKP'nin başarısı olan Avrupa Birliği'ne katılma vizesi olumlu havaya büyük katkıda bulundu.
Son gelişmeler hükümetin şımarmış olabileceğini gösteriyor. Anlaşılan ekonomideki normalleşme, hükümette bir olağanüstü kerametin sahibi olduğu inancını yarattı. IMF'nin rolü, uluslararası para hareketlerinin rüzgârı küçümsenir oldu. IMF programından son günlerde yapılan sapmalar seçimlerin yaklaşıyor olmasının oy kazandırıcı cinlikleri akıllara getirir olduğunu gösteriyor.
Merkez Bankası fiyaskosu hükümetin bazı temel konseptleri anlamaktan uzak olduğunu gösteriyor.
Hükümet, siyasi etkilerden uzak, otonom, şeffaf bir Merkez Bankası'nın istikrar ve uluslararası kredibilite için ne kadar önemli olduğunu kavramış değil. Enflasyon düşerken, süratle büyümenin, iyi çalışan ve güvenilen bir Merkez Bankası'nın lütfu olduğundan da haberi yok gibi. Öyle sanıyor ki Merkez Bankası, Hazine veya Maliye Bakanlığı'nın (kavgayı hangisinin bakanı kazanırsa) bir dairesi olarak da işleri götürebilir. Böyle bir Merkez Bankası'nın fiyat istikrarını koruyamayacağını, piyasa aktörlerinin güvenini yitireceğini, faizleri yükselme eğilimine sokacağını idrak etmiyor.

IMF'ye inanmadılar
Gerçek şu ki hükümet IMF'nin yerleştirmeye çalıştığı disipline ve kurumlara hiçbir zaman gönülden inanmadı.
Bağımsız kurumlar, ilgili oldukları bakanlıkların birer dairesi haline getirildi veya getirilme süreci içinde. Merkez Bankası operasyonu bu eğilimin son halkalarından biriydi.
Harcama disiplini getirsin diye kurulan sistemler çalıştırılmadı. İhale yasası tekrar ve tekrar değiştirilerek laçka edildi.
Özetle, alafranga bir perde arkasında işler olabildiğince alaturkalaşıyordu.
Birkaç gün önce bir analist soruyordu: Türkiye "çabuk büyüyen-çabuk batan" ülke kategorisine geri dönmenin eşiğinde midir? Yani, gene 2001 benzeri bir krize doğru mu kayıyoruz?
Daha bir ay önce reyting yükseltilmesi bekleyen bir ülke için acı bir durum.

mmunir@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Keskin sirke kime zarar?
DİYARBAKIR, 29 Mart Çarşamba; vahim olaylar c...
Çetin ALTAN
Abartılan güç, belaya gebe kalır...
Altmış yıldan bu yana, hemen hemen her gün çe...
Melih AŞIK
Suçu neymiş?
Eski DEHAP Batman İl Başkanı Mehdi Öztüzün ya...
Fikret BİLA
Türkiye masaya oturmaya zorlanıyor
Diyarbakır ve Batman olaylarının ardından İmr...
Hasan CEMAL
Her şey siyah beyaz!
Öyle topraklar ki, insan dolaştıkça içi acıyo...
Güneri CIVAOĞLU
Hedef, 1 Mayıs
PKK'nın hedefi, Diyarbakır ve Batman'daki gör...
Can Dündar
Diyarbakır'da en başa mı dönüyoruz?
Cılız bir umut ve kör umutsuzluk...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri
Türkiye'nin en çilekeş insanlarının başında ö...
Semih İDİZ
'Politikacı, işler kötüye gidince medyayı suçlar'
Amerika'da 30 milyon dinleyicisi olan ve tica...
Sami KOHEN
'Kolay'ı da 'Zor'muş!
Ankara'da resmi ağızlar haftalar önce, AB ile...
Metin MÜNİR
Çabuk büyü, çabuk bat, cesedin güzel olsun
AKP'nin ekonomide başarılı olmasının ardında ...
Hasan PULUR
Beşiktaş'ın belediye başkanları...
BEŞİKTAŞ belediye başkanlarının bir geleneği ...
Derya SAZAK
Medya takıntısı
İktidar-medya ilişkileri böyledir: Eleştiri b...
Meral TAMER
İş Bankası çalışanları üzerinden...
Alman Lisesi'ni bitireli uzun yıllar olduğu h...
Tamer HEPER
Bu kadar aciz kalınamaz
Geleceğin umudu olan gençlik bu kadar kolay n...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'na başkan adayım var
London School of Economics mezunu, master der...
Güngör URAS
Düzeltmeyle 'iyi büyüdük'
Hükümetimiz, Devlet Planlama Teşkilatı, iktis...
M. Ali BİRAND
PKK'nın oyununa gelinmemeli
Perşembe akşamı Kanal D Ana Haber Bültenine ç...

© 2006 Milliyet