Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ortaya karışık


Dış siyasetin komiği olur mu? Elbette olur... Örneğin Associated Press Ajansı'nın cuma günü geçtiği şu haber:
"El Sistani mektubu kenara koydu"... Iraklı Şii Lider El Sistani, ABD Başkanı Bush'un yolladığı mektubu tercüme ettirmemiş, bir kenara atmış. Sistani'nin bir yardımcısı demiş ki:
- Amerikalılar işlerimize çok karıştığı için, El Sistani, Bay Bush'un mektubunu açıp okumak istemiyor...
Amerikalılar malum, şu sıralarda Şii Başbakan Caferi'nin bir dönem daha başbakan olmaması için çırpınıp duruyorlar...
İkinci komik olay... Fransa'daki meşhur CPE olayı...
Patronların işçileri ilk iki yıl içinde gerekçesiz ve tazminatsız işten atmalarını öngören yasayı Fransa Anayasa Mahkemesi onayladı. Cumhurbaşkanı Chirac yayımladı.
Ancak gençleri ayağa kaldıran CPE'yi düzenleyen hükümler uygulamaya konulmayacak.
Deneme süresi 1 yıla indirilecek ve işverenin mutlaka işe son verme gerekçesi olacak... Böylece Başbakan Villepin yasayı geri almamış, onurunu çiğnetmemiş oldu. Gençler de yasayı uygulatmamış oldu! Happy end...
Bir olay daha mı? Evet komik olmasa bile şu... ABD, Kürtleri Ortadoğu'da ikinci İsrail gibi kullanmak istiyor.
Kuzey Irak'ta Kürt devleti kurduruyor. Ancak 4 milyonluk Kürdistan ne yazar? En iyisi Türkiye Kürtlerini de katmalı bu devlete diye düşünüyor... Kandil'de dinlenen PKK'yı uyandırıyor. Türkiye'ye saldırtıyor. Amaç Kürtler ile Türklerin arasını açıp birbirine düşman etmek, sonra Kürtleri Türkiye'den kopartmak. İkinci aşamada "Şemdinli" düzenleniyor. Bakmayın ortadaki üniformalı kişilere. CIA'nın kullanamayacağı adam yoktur. Sonuçlara bakın... Şemdinli sonrasında bölgede olaylar, sürtüşme ve düşmanlık artıyor... Kopuş gündeme giriyor... Oyunu iyi görelim...

Tesettür giyim her kesimde yaygınlaşıyormuş.
Normal... Şu dönemde başarılı erkeklerin arkasında genellikle tesettürlü bir kadın bulunuyor.
Haldun Ertem

Uçakta fıkra...
Siyasette çare, Karadeniz'de fıkra tükenmez... Gerçi bunların çoğu İrlanda veya Polonya fıkrasıdır amma... Biz yine de Karadeniz fıkrası diye anlatalım...
Laz ilk kez uçağa binmiş... Orta sıralarda, koridorda bir yer vermişler. Uçak yolu yarılamışken camın önündeki yolcu izin isteyerek çıkmış, tuvalete gitmiş. Laz da aşağıda ne var ne yok bakayım, diyerek cam önüne onun yerine geçmiş.
Yolcu tuvaletten dönünce orasının kendi yeri olduğunu nazik biçimde Laz'a anımsatmış. Bizimki de mahcup şekilde izahat vermiş:
- Uyy, ben seni indu sandım...

İsa'yı kim gerdi?
Bizim iktidar ile KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AB'ye şirin görüneceğiz... Bir adım önde olacağız diyerek Rumlara taviz üstüne taviz vermeye devam ededursunlar... Rum yönetiminin ne kadar iyi niyetten yoksun... Türk düşmanlığında işi nerelere kadar vardırdığının trajikomik örneklerinden birini CHP Milletvekili İnal Batu, katıldığı bir televizyon programında bakınız nasıl anlattı:
Rum Kesimi'nde okullararası bilgi yarışması yapılıyor. Sorulardan biri, Hz. İsa'yı kim öldürdü? Öğrenci bir süre düşündükten sonra:
- Türkler öldürdü! deyince, soruyu soran öğretmenin tepkisi şu oluyor:
- Yanıt maalesef yanlış. Ama anlıyorum ki, siz vatansever bir gençsiniz. O yüzden yanıtınızı doğruymuş gibi kabul ediyor ve size puan veriyorum.

Bir 2023 Türkiye Rüyası
OECD'de uzun yıllar görev yapan, dünya ülkelerinin gelişimini, stratejilerini, ileri dönük projeksiyonlarını yakından izleyen Mehmet Öğütçü, bilgi ve deneyimlerini Türkiye'nin geleceğine ışık tutan bir kitapta topladı:
"BİR 2023 TÜRKİYE RÜYASI" (Creative Yayıncılık)...
Geleceği düşünmenin önemini bireysel örnekle anlatıyor:
"Önümüzdeki 10 - 15 yıl içinde hangi sanayi ve işkollarının öne çıkacağını bilmeden ne tür bir kariyer çizgisi izleyeceğimizi belirleyebilir miyiz? Ne biçim bir toplum içinde yaşayacaklarını göz önünde bulundurmadan çocuklarımızın ileriki eğitimlerini planlayabilir miyiz?
Tıpkı kişisel uzun vadeli planlarımız olduğu gibi devletlerin de stratejik misyon ve vizyonları vardır, geleceğe hazırlanmak, hedeflerini gerçekleştirmede yol gösterici olarak kullanmak üzere..."
2023 yani Cumhuriyet'in 100. yılına dönük olarak da Türkiye'nin hedefi ne olmalı?
"Refah, kültürel yenilenme ve geopolitik etkinlikte dünyanın ilk on gücü arasına girmek."
Gelecekle ilgili bu programlamayı kim ya da kimler kotarmalı? Bu görevi de devletten mi bekleyeceğiz?
"...Siyasi partiler, birbirlerine alternatif 'iktidar dönemi' stratejileri çıkarmalı, bunlar siyasi rekabetin temel referansları haline getirilmelidir. Dahası, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve silahlı kuvvetler de kendi gelecek vizyonlarını, senaryolarını geliştirip bunları kamuoyu ile en geniş şekilde paylaşmalı, telkinler ışığında gözden geçirmelidirler..."
Böyle bir hamleyi başarabilir miyiz? Öğütçü'nün yanıtı:
"Unutmayalım ki, Atatürk zamanının tüm olumsuz koşullarına ve yetersizliklerine karşın 1923 - 1938 zaman diliminde, yani sadece 15 yılda, Osmanlı'nın küllerinden dipdiri bir Cumhuriyet kurmayı başarmıştık."
Ya başaramazsak:
"...Aksi takdirde, başkalarının kaleme aldığı senaryolarda, çoğu zaman gizli gündemin farkına bile varmadan, figüran olarak oynamaya mahkûm oluruz. 'Yol Haritamızı' da Washington ya da Brüksel'de çizerler."

Moğol
Nalan Hoca, Bursa'dan geçtiği notta: "Moğollar dün gece muhteşemdi" diyor. İki torun sahibi Engin Dede bir solo yapmış ki... Asfalt, pardon, davul ağladı be, diye söylenmiş dinleyenler. Topluluk "Issızlığın Ortasında"yı çalmadan önce anımsatmış: Sivas'ta katledilen 37 canın katilleri cezalarını çekene kadar her konserde bu parçayı çalacağız... Bir de hoş olay... Geçen yıllarda, bir yaz turnesinde Antalya'ya gitmişler.. Yerel medya onlara olağanüstü ilgi gösteriyor... Kamerasını kapan geliyor.
Bir ara etraflarında kamerasıyla şaşkın şaşkın dolaşan bir delikanlıya Cahit Berkay soruyor:
- Delikanlı kimi arıyorsun, bizi mi?"
- Yok abi, Moğolistan'dan turistler gelmiş, onları arıyorum.

m.asik@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kaynana zırıltısı
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Ortaya karışık
Dış siyasetin komiği olur mu? Elbette olur......
Fikret BİLA
Mayınlı arazilerin akıbeti ne olacak?
Suriye sınırı boyunca mayından temizlenecek a...
Hasan CEMAL
Barış için acıyı anlamak önce...
Tepeden, Zeytin Dağı'ndan Eski Kudüs'ü seyred...
Güneri CIVAOĞLU
Değnek
Güneydoğu'da akan kanın "laboratuvar tahlili"...
Can Dündar
Çocuklara kıymayın!
Diyarbakır'ın varoşu Bağlar semtinde cumarte...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri (2)
Öğretmenlerin, tayin ve yer değiştirmeler sır...
Metin MÜNİR
Gelinciklerin efendisi
Sabahın erken bir saatinde bahçede çay içerek...
Hasan PULUR
Türk basınının 50 yıl öncesi...
"OYSA Başbakan gazete sahipleriyle kurduğu do...
Derya SAZAK
Umuda kepenk
Milliyet'in dünkü manşeti, Güneydoğu'da yükse...
Meral TAMER
Beni arayan olursa Beyoğlu'ndayım
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediğ...
Ece TEMELKURAN
'Halkımız' nerede?
İstanbul Üniversitesi'nde bir konferans salon...
Tamer HEPER
Davaya kim bakar?
Van olayları bir okuyucumun da dikkatini çekm...
Osman ULAGAY
Siyasetçiyi uyarmaya değer mi?
Bazen kendime ve benim gibi davranmaktan kend...
Güngör URAS
Gelir ve büyüme üretime bağlı
TÜİK 2005 yılında kişi başı gelirin 4.172 dol...
Serpil YILMAZ
TÜSİAD cephesi hiç şaşırmadı!
Başbakan Erdoğan'ın "politik mesajlar" olduğu...

© 2006 Milliyet