|
Öğretmen tayinleri (2)
Öğretmenlerin, tayin ve yer değiştirmeler sırasında ne kadar mağdur edildiklerini, dün kendi ağızlarından dile getirmiştik. Bugün de söz Milli Eğitim Bakanlığı'nda. Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, söze öğretmenler kadar öğrencilerin de mağdur edilmemeleri gerektiğini hatırlatarak başladı.
Tayin ve yer değiştirmelerin eylül'e kadar sarkmasının derslerin boş geçmesine neden olduğunu ve bu yüzden haziran'a çekildiğini söyledi. Gelen şikâyetler ve tepkiler üzerine, haziran uygulamasının, son kez olmak üzere eylül'e ertelendiğini belirtti. "Ama 2007'den itibaren yer değiştirmeler için kesinlikle haziran ayı esas alınacak" dedi.
Kaya, yeni atanan karı koca öğretmenlerin 1.5 yıldan önce bir araya gelemeyeceklerine yönelik şikâyetleri ise, "Eğer her iki eş de öğretmense, bunları puanı düşük olanın bulunduğu yerde birleştirebiliriz" dedi.
"Neden düşük puanlı yer?" sorusuna ise, "Düşük puanlı bir öğretmen, eş durumu nedeniyle, daha yüksek puanlı bir okula tayin edilince tepkiler oluyor. Bu yüzden düşük puanlı yerde birleşme koşulunu getirdik" yanıtını verdi.
Bu durumda eşler, puanı yüksek olanın bulunduğu okulda değil ancak puanı düşük olanın bulunduğu okul ya da merkezde bir araya gelecekler. Ya da uzunca bir süre ayrı noktalarda görev yapmaya devam edecekler.
MEB dışa kapandı
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Avustralya ve Yeni Zelanda'daki resmi tatilini sürdüredursun, okullar kaynamaya devam ediyor. Eğitim-Sen'in başlattığı "Siyah Kurdele" kampanyasının önümüzdeki hafta yayılarak devam edeceği, öğretmenlerden sonra öğrencileri de kapsayacağı belirtiliyor.
RTÜK'ün de bu yönde bir karar alarak şiddete yönelik dizilere ambargo koyacağı ya da televizyon kanallarını ikna ederek bu tür dizileri yayından kaldıracağı söyleniyor.
Bu konularda hep bir şeyler söyleniyor, çünkü resmi açıklama yapılmıyor. Keşke Başbakanlık ve Dışişleri gibi kamuoyunu yakından ilgilendiren diğer kurumlar da düzenli basın toplantıları yaparak halkı aydınlatsalar.
Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve RTÜK.
Bakanlık yetkilileri, öğretmenlerin kendilerine gönderilen yönetmelikleri ve MEB'in internet sitesini okumadıklarından yakınıyorlar. Öğretmenler ve medyaya ise bakanlığın kapalı kutu olmasından bıkkınlık geldi.
Bakan Çelik'in, kendi bilgisi olmadan, medyayla temasa kısıtlama getirmesi hatta bunu dolaylı yoldan yasaklaması, alışılmış bir durum değil. Bu yüzden de eğitim konularında kamuoyunun bilgilendirilmesinde tıkanıklıklar yaşanıyor. Ya da yanlış anlamalara neden olunuyor.
ÖSS ve OKS'yle ilgili MEB ve ÖSYM'nin internet dışında düzenli bir bilgilendirme platformu oluşturmamaları da en fazla şikâyet edilen konular arasında yer alıyor. MEB ve ÖSYM, sınav, tayin, yer değiştirme ve okul tercihlerinin yoğun şekilde yaşanacağı önümüzdeki haftalarda, bu düzenli bilgilendirme işini ciddiye almalıdır. Örneğin ilk bilgilendirme toplantısında da, "Okullarda şiddetin en yoğun yaşandığı şu günlerde Hüseyin Çelik'in Avustralya ve Yeni Zelanda gezisinin amacı neydi? Kimilerinin iddia ettiği gibi iki günü dışında kalan kısmı tatil mi? Yoksa bütünüyle resmi gezi mi?" Aydınlatırlarsa seviniriz...
Rektörleri kim atayacak?
Yeni kurulan üniversitelerin rektörleri, kimin seçtiği isimler arasından atanacak? Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bu konuda önce veto edip sonra imzalamak zorunda kaldığı, ardından da iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu yasa çerçevesinde, hükümetin önerdiği üç adaydan birini mi iki yıllığına kurucu rektör olarak atayacak? Yoksa durumdan vazife çıkarıp liste hazırlayan YÖK'ün önerdiği adaylardan birini mi bu göreve getirecek?
Kamuoyu bu konuda da neler olup bittiğini öğrenmek istiyor. Suskunluk ancak kaos getiriyor.
Özetin özeti: Türkiye sağırlar ülkesine döndü!
aguclu@milliyet.com.tr
|
|