Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gelinciklerin efendisi

OZANKÖY

Sabahın erken bir saatinde bahçede çay içerek gelincikleri seyrediyorum.
Yüzleri güneşe dönük. İçlerine girip çıkan iri balarılarının kanatlarının rüzgârlarında titreşiyorlar.
Kibrit çöpünden ince uzun sapıyla gelincik o kadar narindir ki, kesilir kesilmez solar. Suya koysanız bile yaşamaz.
Her birinin sırayla açılan iki üç tomurcuğu var. Birinin yaprakları dökülmeden diğeri açılmıyor.
Tomurcuklar yeşil bir kılıfın içinde duruyor. Çocukken, yırtıp kılıfının içinde duran buruşuk yaprakları açmaya çalışır; beceremez, parmaklarımın arasında ezerdim. Parmaklarım nemlenir, burnuma afyonumsu bir koku gelirdi.

Bahçede sorular
Neden gelincik çiçeklerini teker teker açıyor bilmiyorum. Oysa tombul tomurcukların hepsi de eşit olgunlukta. Belki çiçeklerinin açık olduğu mevsimi uzatmak, polenlerini toplayan arılara daha çok vakit vermek için.
Hangisini açacağını nasıl seçiyor? Ve neden bahçede binlerce çiçek varken bu iri arılar sadece gelinciğe geliyor?
Gelinciklerin komşusu olan yapraksız incir, biber ağacı, keçiboynuzu, jakaranda, yeni yaprak açmış görkemli badem ve altındaki yabani siklamenler bu soruların cevabını merak etmeden yaşıyor.
Bu bahçede sorular bir tek bana ait. Ve soruların cevaplarını bilmemeler.
Sorgulamak boş bir gayret belki. Belki gerçek hava gibi durmadan değişiyor. Rüzgâr gibi. Nerede olduğu, nereye gideceğinin kestirilmesi mümkün değil.

Ayların en munisi marttır
Arılar işlerini bitirdikten sonra gelincik çiçeğinin yaprakları dökülecek. Belki bu akşamüstü olacak bu, belki yarın. Rüzgâr çıkarsa, daha erken. Dökülenlerin yerine başkaları açılacak. Eğer dikkat etmezseniz bu yaşam-ölüm fırıldağını fark etmezsiniz. Gelincik tarlası hep aynı gibi gelir size.
Yapraklar döküldükten sonra çiçeğin siyah ortasında çan şeklinde bir tohum torbası büyümeye başlar. İçinde tohumlar güneşte kavrularak pişer. Çanın tabanında küçük delikler var. Yazın cehennemi sıcağında, tohumlar olgunlaşıp sap rüzgârda sallandıkça, minik tohumlar az az dökülür, başka bir ilkbaharda başka yerde gelincik olmak üzere toprağa düşer.
Geriye ucunda boş tohum çanlarıyla bir sap kalır. Koparıp dişlerinizin arasına sokacak kadar sertleşmiş bir sap.
Mart adanın en güzel ayıdır. Hava serin, gökyüzü temiz, mavi, toprak ıslaktır. Koyu denizin bittiği yerde Torosları görürsünüz. Bazen üzerindeki karlarla beraber ve ordaymış gibi ürperirsiniz. Yazın kemik gibi kuru olan topraktan çiçekler ve otlar fışkırır ve insanın doğaya saçtığı pisliklerin üstünü kapatır.
Sabahın sakinliğinde burada çay içip dallarda öten kuşları dinlerken çiçeklerin birbirine karışmış kokuları burnuma geliyor. Toprağın içine dalıp onlardan biri olarak çıkasım geliyor.

mmunir@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kaynana zırıltısı
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Ortaya karışık
Dış siyasetin komiği olur mu? Elbette olur......
Fikret BİLA
Mayınlı arazilerin akıbeti ne olacak?
Suriye sınırı boyunca mayından temizlenecek a...
Hasan CEMAL
Barış için acıyı anlamak önce...
Tepeden, Zeytin Dağı'ndan Eski Kudüs'ü seyred...
Güneri CIVAOĞLU
Değnek
Güneydoğu'da akan kanın "laboratuvar tahlili"...
Can Dündar
Çocuklara kıymayın!
Diyarbakır'ın varoşu Bağlar semtinde cumarte...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri (2)
Öğretmenlerin, tayin ve yer değiştirmeler sır...
Metin MÜNİR
Gelinciklerin efendisi
Sabahın erken bir saatinde bahçede çay içerek...
Hasan PULUR
Türk basınının 50 yıl öncesi...
"OYSA Başbakan gazete sahipleriyle kurduğu do...
Derya SAZAK
Umuda kepenk
Milliyet'in dünkü manşeti, Güneydoğu'da yükse...
Meral TAMER
Beni arayan olursa Beyoğlu'ndayım
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediğ...
Ece TEMELKURAN
'Halkımız' nerede?
İstanbul Üniversitesi'nde bir konferans salon...
Tamer HEPER
Davaya kim bakar?
Van olayları bir okuyucumun da dikkatini çekm...
Osman ULAGAY
Siyasetçiyi uyarmaya değer mi?
Bazen kendime ve benim gibi davranmaktan kend...
Güngör URAS
Gelir ve büyüme üretime bağlı
TÜİK 2005 yılında kişi başı gelirin 4.172 dol...
Serpil YILMAZ
TÜSİAD cephesi hiç şaşırmadı!
Başbakan Erdoğan'ın "politik mesajlar" olduğu...

© 2006 Milliyet