Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beni arayan olursa Beyoğlu'ndayım


İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediği Film Festivali'nin farklı bir ruhu var. Sabah kalkıyorsunuz; işinizi bir an önce bitirip, soluğu Beyoğlu'nda almaya bakıyorsunuz.
Belediye'nin Çin'den ithal rezil kaldırım taşları ve hâlâ köstebek yuvası halindeki İstiklal Caddesi bile keyfinizi kaçırmayı başaramıyor!
Bir başka toplumda, bir başka mekân ve zaman içinde, farklı dil, din ve kültürlerde kurulan öykülerle, başka dünyalara hayali yolculuklar yapıyorsunuz.
Seçme şansınız geniş. 42 ülkeden 220 film! Ama seçtiğiniz hikaye sizi düş kırıklığına da uğratabilir, havalara da uçurabilir. Garantisi yok.
Dünyanın dört bir yanından gelen küçüklü - büyüklü filmleri, ticari sinemaya çıkamayan marjinal çalışmaları, Hollywood hegemonyasının dışında çıkabilen parlak sesleri art arda izleyebilmenin keyfi bambaşka.
Ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmek için, bu yazıya son noktayı koyduğum cumartesi öğle saatlerinden itibaren 2 gün boyunca izleyeceğim filmlerin katalogdaki kısa özetlerini aktarmam gerek:

Yelpaze çok geniş
1) 1914'ün Noel gecesi. Savaş yüzünden kariyerinden vazgeçen Alman tenor, sevdiği kadın ve cephede savaşmak için hamile karısını geride bırakan Fransız teğmen... Batı cephesinde savaşan askerler, düşman siperlerine gidip "Mutlu Noeller" demek için birkaç saatliğine silahlarını bırakırlar.
2) Bir sonraki seansta Orta Avrupa'dan Roma'ya gitmekte olan bir trene bineceğim. 3 ünlü yönetmenden aynı trende 3 öykü. İtalyan Ermanno Olmi, uçaklar iptal edilince trene binmek zorunda kalan yaşlı akademisyeni, bir içsel yolculuğa çıkartıyor. İranlı Abbas Kirostami, bir generalin lanet karısına eşlik eden genç adamın öyküsünü; İngiliz Ken Loach ise takımlarını desteklemek için Roma'ya maça gitmekte olan 3 ateşli İskoç taraftarı anlatıyor.
3) Sıra dışı Alman yönetmen Werner Herzog, insanoğlunun hayatın anlamını bulmaya yönelik arayışında, kendi kendine koyduğu son hayal sınırını inceliyor, uzaya çıkıyor. ABD Uzay Dairesi NASA'nın gerçek simülasyon ve uzay kayıtlarıyla kendi hikâyesini birleştiren Herzog'un mesajı: Gezegenimiz, en değerli varlığımızdır.
4) Herzog'dan Juliette Binoche'un oynadığı Mary'ye geçiş yapacağım. Mel Gibson'un Çile'sine yanıt diye çekilen film; egoist, saplantılı ve filmin başrolünü kendi oynayıp İsa'yı canlandıracak kadar burnu büyük bir yönetmenin öyküsünü anlatıyor.

İranlı kadın stada giremez
5) Steven Soderbergh, Orta Amerika'da küçük bir kasabada, 3 fabrika işçisinin gündelik yaşamlarını anlattığı filmde, köklerine dönüyor.
6) Daire'nin İranlı yönetmeni Jafar Panahi'nin, şubattaki Berlin Film Festivali'nde Gümüş Ayı alan filmi. Tahran'da kadınların stada girmeleri yasaktır. İran futbol takımının Dünya Kupası eleme maçlarını erkek kılığında kaçak izlemeye çalışan kız çocukları, bu durumda yakalananlar için stadyumda inşa edilen özel bölüme kapatılır...
Son yıllarda Akbank'ın sponsorluğunu üstlendiği Film Festivali, İstanbul'un en önemli kurumsallaşmış etkinliklerinden biri. Eskiden pahalı diye gidemeyen sinemaseverlere bir hatırlatma:
Gündüz seansları 2.5 YTL. Çalışmıyor olsam her gün 11.00 seansından başlayıp, 13.30 ve 16.00 diye devam ederim. Genç olsam, bazen okulu bile kırıp gidebilirdim.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kaynana zırıltısı
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Ortaya karışık
Dış siyasetin komiği olur mu? Elbette olur......
Fikret BİLA
Mayınlı arazilerin akıbeti ne olacak?
Suriye sınırı boyunca mayından temizlenecek a...
Hasan CEMAL
Barış için acıyı anlamak önce...
Tepeden, Zeytin Dağı'ndan Eski Kudüs'ü seyred...
Güneri CIVAOĞLU
Değnek
Güneydoğu'da akan kanın "laboratuvar tahlili"...
Can Dündar
Çocuklara kıymayın!
Diyarbakır'ın varoşu Bağlar semtinde cumarte...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri (2)
Öğretmenlerin, tayin ve yer değiştirmeler sır...
Metin MÜNİR
Gelinciklerin efendisi
Sabahın erken bir saatinde bahçede çay içerek...
Hasan PULUR
Türk basınının 50 yıl öncesi...
"OYSA Başbakan gazete sahipleriyle kurduğu do...
Derya SAZAK
Umuda kepenk
Milliyet'in dünkü manşeti, Güneydoğu'da yükse...
Meral TAMER
Beni arayan olursa Beyoğlu'ndayım
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediğ...
Ece TEMELKURAN
'Halkımız' nerede?
İstanbul Üniversitesi'nde bir konferans salon...
Tamer HEPER
Davaya kim bakar?
Van olayları bir okuyucumun da dikkatini çekm...
Osman ULAGAY
Siyasetçiyi uyarmaya değer mi?
Bazen kendime ve benim gibi davranmaktan kend...
Güngör URAS
Gelir ve büyüme üretime bağlı
TÜİK 2005 yılında kişi başı gelirin 4.172 dol...
Serpil YILMAZ
TÜSİAD cephesi hiç şaşırmadı!
Başbakan Erdoğan'ın "politik mesajlar" olduğu...

© 2006 Milliyet