Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TÜSİAD cephesi hiç şaşırmadı!

Başbakan, TÜSİAD Başkanı'nın Merkez Bankası atamasına ilişkin sözlerine de tepki gösterdi. Ancak bu, TÜSİAD çevresini hiç şaşırtmadı


Başbakan Erdoğan'ın "politik mesajlar" olduğu kaygısıyla "patronlar kulübü" TÜSİAD'ın hükümeti eleştiren açıklamalarına verdiği yanıt hep aynı: İşine baksın!
Başbakan, önceki gün Cidde'den Türkiye'ye dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kendisine yöneltilen bir soru üzerine, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı'nın MB Başkanlığı atamalarıyla ilgili olarak medyada yer alan eleştirilerine, "O kendi işine baksın" cevabını verdi. Açıkça belirtmeliyim ki, bu yanıt TÜSİAD'ı hiç şaşırtmadı.
TÜSİAD cephesinde kelimesi kelimesine öngörülen sözlerdi...
Erdoğan'ın TÜSİAD'a ilk çıkışı, İstanbul'daki Mart Kadınlar Günü gösterisinde, polisin şiddet kullanmasıyla ilgiliydi. Ömer Sabancı, Emniyet'in tutumu ile ilgili olarak hükümetin siyasi sorumluluğu üstlenmesini isteyince, Başbakan, "Amcasının katili orda dururken, onların ağzıyla, işlerine yarayacak demeç veriyor" demişti.
Erdoğan'ın TÜSİAD'a ikinci çıkışı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın'ın tutukluluk hali devam ederken, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç'un, "Rektör Aşkın'a reva görülen muameleyi tasvip etmiyoruz" açıklamasının ardından da gelmişti.
Koç'u bu sözlerinden dolayı "yargıya müdahale ediyor" gerekçesiyle savcılığa şikâyet eden Erdoğan, o günlerde şunları söylemişti:
"TÜSİAD, sanayici ve işadamları derneğidir. Kendi ilgi alanı içinde değerlendirmelerini yaparsa ülke için çok daha faydalı olur."
Erdoğan'ın TÜSİAD'a "bozuk atmasında" temel faktör, itirazların "kapalı kapılar ardında" kalmaması. TÜSİAD'ın Cumhurbaşkanı Sezer'in "onur konuğu" olarak yer aldığı Ankara'daki YİK toplantısında hükümeti hedef almasıydı.

Hep böyle yapıyorlar!
TÜSİAD Yönetim Kurulu, bu açıklamanın yapıldığı toplantıdan bir gün önce Erdoğan'ı Başbakanlık'ta ziyaret etmiş, ekonomik konularda görüşülmüş, Aşkın'dan söz edilmemişti.
Ertesi gün TÜSİAD toplantısının medyaya "TÜSİAD, Aşkın'a sahip çıktı" biçiminde yansıması, kulislere yansıyan bilgilere göre Erdoğan'da, "Bunlar hep böyle yapıyorlar, bize gelip anlatmıyorlar, dışarı çıkıp bağırıyorlar" türünden bir tepkiye yol açmıştı.
Sabancı, önceki hafta Aşkın'ın TÜSİAD'ı ziyareti sırasında gazetecilere, "Serdengeçti başarılı oldu, neden görevine devam ettirilmediğini anlamış değiliz. MB Başkanı görevini, boşluk bırakılmadan asaleten yeni başkana devredebilmeli. Bu konuda ne hazırlık yapılması gerekiyorsa, onu yapacak kadar zaman vardı. Hükümet, atama sürecini daha sağlıklı olarak yönetebilirdi. Konunun başka boyutları bizleri ilgilendirmiyor" açıklaması yapmıştı.
Sabancı, MB atamasının uzadığı bu süreçte görüşlerini yineledi.
Erdoğan'ın Cidde dönüşü yaptığı açıklamalar, "Aşkın krizini" anımsatır cinstendi:
"O kendi işine baksın. O mu bu atamaları yapacak, o mu teklifleri yapacak, yani biz burada isim ararken gidip ona mı soracağız? Kendisi yatırımı yaparken gelip bize mi danışıyor? Herkes kendi işini bilmeli. Biz kendi işimizi biliyoruz. Müzakeremizi yaparız. Sivil toplum örgütleriyle müzakeresini yaparız. Bu arkadaşlar daha önce de gelmişler. Düşüncelerini bakanıma söylemişler. Ama teklifimizi yaptıktan sonra hâlâ isimler üzerinde durmaları çok çirkin. Sen kalkıp da hâlâ şu isim diyemezsin."

TÜSİAD'a kilitlenmek
Aşkın ve Serdengeçti gibi iki farklı olayda da Erdoğan'ın TÜSİAD'a karşı aynı tutumu izlemesi, öyle yankılanıyor:
Başbakan TÜSİAD'ı çok fazla önemsiyor!
Tüm yorumları Erdoğan'ın ortaya koyduğu polemik çerçevesi içinde özetlemek istiyorum:
TÜSİAD bir sivil toplum örgütüdür, "ağzına geleni" söyleyebilir. TÜSİAD'ı burada yasal ve etik alandan başka baskılayan bir unsur olmaz. Başbakan da yasanın öngördüğü kriterlere bağlı kalmak kaydıyla, MB'ye istediği kişiyi "bal gibi" atar ve "siyasi sorumluluğu" alır. Sorun, Başbakan'ın sivil iradeye tepkisini ve yerindelik yetkisini ifade ediş biçimde.
Daha da önemlisi, demokrasinin salt bir sandık rejimi olmadığını, katılımcı yanının giderek güçlendiğini ve bunun sonucunda da "uzlaşma" vasfının arttığını görmemekte direnen siyasi bir gelenekten geliyor olması.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kaynana zırıltısı
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Ortaya karışık
Dış siyasetin komiği olur mu? Elbette olur......
Fikret BİLA
Mayınlı arazilerin akıbeti ne olacak?
Suriye sınırı boyunca mayından temizlenecek a...
Hasan CEMAL
Barış için acıyı anlamak önce...
Tepeden, Zeytin Dağı'ndan Eski Kudüs'ü seyred...
Güneri CIVAOĞLU
Değnek
Güneydoğu'da akan kanın "laboratuvar tahlili"...
Can Dündar
Çocuklara kıymayın!
Diyarbakır'ın varoşu Bağlar semtinde cumarte...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri (2)
Öğretmenlerin, tayin ve yer değiştirmeler sır...
Metin MÜNİR
Gelinciklerin efendisi
Sabahın erken bir saatinde bahçede çay içerek...
Hasan PULUR
Türk basınının 50 yıl öncesi...
"OYSA Başbakan gazete sahipleriyle kurduğu do...
Derya SAZAK
Umuda kepenk
Milliyet'in dünkü manşeti, Güneydoğu'da yükse...
Meral TAMER
Beni arayan olursa Beyoğlu'ndayım
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediğ...
Ece TEMELKURAN
'Halkımız' nerede?
İstanbul Üniversitesi'nde bir konferans salon...
Tamer HEPER
Davaya kim bakar?
Van olayları bir okuyucumun da dikkatini çekm...
Osman ULAGAY
Siyasetçiyi uyarmaya değer mi?
Bazen kendime ve benim gibi davranmaktan kend...
Güngör URAS
Gelir ve büyüme üretime bağlı
TÜİK 2005 yılında kişi başı gelirin 4.172 dol...
Serpil YILMAZ
TÜSİAD cephesi hiç şaşırmadı!
Başbakan Erdoğan'ın "politik mesajlar" olduğu...

© 2006 Milliyet