
|
|
|
 |
|
|
Belediye otobüslerinin patronu, ESHOT Genel Müdürü Ersu Hızır:
PAZARTESİ SOHBETİ
Şoförler psikoteknik sınavdan geçiyor
ESHOT Genel Müdürü Ersu Hızır: Haftada iki üç gün sabah akşam yolcu gibi kontrole çıkıyorum. Gecikmeler yol ve trafikten. Sistem yakında değişecek
Banu Şen
Günde ortalama 1 milyon 100 bin, ayda yaklaşık 24 milyon, kısaca yılda 300 milyon yolcu taşınan bir birimin genel müdürü Ersu Hızır. Ankara İstanbul gibi toplu taşımacılığı metro, deniz ulaşımı ile çözmüş, yolllarının altyapısını tamamlamış kentlere oranla onun işi daha zor. Bu hafta Pazartesi Sohbeti'ne konuk olan ESHOT Genel Müdürü Ersu Hızır, bir kentin en önemli üç hizmetinden biri olan "ulaşım"da direksiyonun en başındaki kişi. Mesaisi otobüslerin yola çıktığı saatte başlayan Hızır'la sabah 07.30'da Pasaport'ta buluşuyoruz. Resim çekerken durakta bekleyenlere, otobüsün içindeki yolculara soruyoruz: "Genel Müdür Ersu Bey'e bir sorunuz var mı?" Çevresini saracaklar, röportajı bitiremeyeceğiz zannediyorum. Yanılıyorum.
Otobüs'te bir bayan, durakta da bir öğrencinin dışında kimsede hareket yok.
"Sorunu olan yok mu? Sabah mahmurluğu mu?" diyorum. Zira geçen hafta Milliyet EGE'de yayımlanan Büyükşehir Belediyesi'ne halkın verdiği karnede Ulaşım 6.2 not almıştı. Ersu Hızır yanıtlıyor, "Ben sürekli duraklarda, otobüslerdeyim. Çoğunlukla böyle. Ulaşımda çok büyük sıkıntı yok. Problemleri, geldikçe çözüyoruz çünkü" diyor.
Haftada iki üç gün otobüse binip kontrol yaparım
En çok şikayet gelen hizmetlerden biri ulaşım. Sabahları denetleme yapıyormuşsunuz. Bu sizi yormuyor mu?
Sabahları 05.30'da yola çıkıyorum. Genelde haftada iki üç gün otobüslere binerek kontrol yapıyorum. Diğer günlerde de personel toplantılarımız oluyor. Onlar da 05.30'da yapılıyor. Akşamları da mutlaka otobüsle dönüyorum. Oldukça büyük sorumluluk isteyen bir görev. Biz de bu sorumluluğun idrakı ile layık olmaya çalışıyoruz. 1999'da Ahmet Piriştina döneminde göreve başladım. Bir süre genel müdür yardımcılığı yaptım. 6 yıldır da genel müdürlük görevindeyim. 2000'den bu yana ESHOT ve İZULAŞ birlikte çalışıyor. 1529 aracımız yaklaşık 4 bin 640 personelimiz var. Bu personelin 2 bin 800'ü şoför arkadaşlarımızdan oluşuyor.
Bizim hedeflediğimiz üç nokta önemli. Birincisi ulaşımda verimlilik, ikincisi müşteri memnuniyeti üçüncüsü de sürücülerin stresli çalışma ortamlarından dolayı ortaya çıkan sorunların eğitimle sağlanması.
Günde 1 milyon 100 bin yolcu taşıyoruz. Bunun yüzbinde biri günde 11 şikayet yapar. Bu oranlara bakınca yani taşıdığımız yolcu sayısına bakınca bazı şikayetler doğal. Biz de zaten onları süratle çözmeye çalışıyoruz. Hep sıkıntı yok elbette. Bir sorunu çözüme ulaştırdığınızda, yeni bir projeyle halkın memnun olduğunu gördüğünüzde tüm sıkıntıya değdiğini fark ediyorsunuz.
Gecikmeler yolun durumu ve trafikten
Bize en çok gelen şikayetler arasında bir önceki otobüsün dolu bir sonrakinin ise boş geçmesi, bazı duraklarda çok beklenip yığılma olması... Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
İzmir'in belli akslarında kendine özgü sıkıntılar var. Örneğin Çiğli bölgesinde çevre yolunun hizmete girmemiş olması otobüslerin de dahil olduğu karayolu araçlarında sıkıntı yaratmakta. Bu yolun bir an önce açılması kent içi trafikte rahatlama yaratacak. Duraklardaki yığılma ile ilgili de çalışmalarımız var. Belli noktalarda motorsikletli ekiplerimiz, bir de sivil ekiplerimiz bulunuyor ... Bunlar kontrol yapıp, telsizle durum bildiriyorlar. Örneğin Göztepe'den sonra duraklar belli saatlerde dolu oluyor. İkinci bir otobüs boş olarak çıkıyor. Bir de trafik sorunu nedeniyle olan gecikmeler var. Yolda bir kaza meydana gelmiş, araçta hırsızlık gibi adli bir olay gerçekleşmiş olabiliyor. Bu durumlarda da bazen bekleme süreleri uzayabiliyor.
Bir de 20 dakikada gelen bir otobüsü henüz kaçırdıysanız 20 dakika bekleyebiliyorsunuz. Duraklarda anlık doluluklar yaşanıyor. Bunlar iş çıkışları ve dersane çıkış zamanları ile ilgili. Bu saatlerde işletme personelimiz araç vererek kısa sürede sorunu çözmeye çalışıyor.
Genel müdür olduğum için değil sık sık otobüs kullanan biri olarak ulaşımda çok büyük sıkıntılar olmadığını söyleyebilirim. Tabii ki zaman zaman sıkıntılar oluyordur. Arkadaşlarımızla bunları en kısa sürede çözmek için çaba sarfediyoruz.
Metro başlayınca karayolu bitmez
Raylı sistem hayata geçtiğinde sorunların büyük bölümü kendiliğinden çözülecek. Otobüslerle ilgili işleyiş nasıl olacak?
Kent içi ulaşımda en önemli çözüm raylı sistem. Bu noktada hem Aliağa Menderes hem de Üçyol Üçkuyular hattı var. "Bu projeler hayata geçtiğinde otobüs ulaşımı bitecek mi?" diye soruluyor. Hiç bir zaman otobüsle ulaşım bitmez. Metronun en yaygın olduğu kentlerde bile işleyiş böyle. Raylı sistemden sonra otobüsler çoğunlukla metro istasyonlarına insanları taşıyacak.
Sistemi ve durakları değiştireceğiz
Kent içi ulaşımı metro projesi tamamlanana kadar rahatlacak başka projeler de geliştiriliyor mu?
Yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığımız ulaşımla ilgili bir sistem önümüzdeki günlerde açıklanıp hayata geçecek. Ulaşımda çok büyük rahatlamalar getirecek. Hazırlığını yaptığımız bu proje hayata geçince EXPO'nun da altyapısının büyük bir bölümü çözülmüş olacak. Bunun dışında kapalı duraklarla ilgili halktan gelen çok talep vardı. Bu talepleri teknik imkanlar el verdiği sürece karşılıyoruz. Bazen durağın bulunduğu nokta kapalı durak koymaya uygun olmayabiliyor. Önümüzdeki günlerde yeni tip duraklar da koyacağız.
Otobüse binen sigortalı
Araç filosunu yenileme çalışmalarımız da sürüyor. 100 araç alındı. Bunların 50'si körüklü, 50'si solo tipte. UNİVERSADE'da 132 araca klima takılmıştı. Yeni alınan araçlar da klimalı olacak. Tüm bunları yaparken bizim için önemli olan güvenli, kaliteli hizmet. Otobüslerdeki vatandaşlarımız sigortalı. Kimsenin başına birşey gelsin istemeyiz.
Ancak eğer bir vatandaş otobüs içinde kalp krizi bile geçirse ve içeride hayatını kaybetse ailesi 2 bin YTL. alıyor. Hatta bir kez yaşlı bir amca için Bostanlı'daki işletme müdürlüğümüzü aradılar. Otobüsten inmeden, sürekli dolaşıyormuş. "Bana otobüste birşey olursa bari torunuma 2 bin YTL. kalsın" demiş.
Bazen halk şoförlerden de yakınıyor. Başka bir sıkıntıları mı var?
Şoför arkadaşlarımızla ilgili Türkiye'de ilk olan bir uygulama yapıyoruz. Psikoteknik laboratuvarımız var. Yoğun sters altında çalışıyorlar. İşe başlayacaklar arkadaşlar da direksiyon sınavının yanı sıra bilgisayar ortamında psikoteknik sınavdan geçiyor. Metro sürücüleri de aynı şekilde... Bir de Ege Üniversitesi Edebiyat ve Psikoloji bölümü ile sürdürdüğümüz 6 haftalık eğitimden geçiyorlar. Tüm bunların dışında yine de hatalı, kurallara uygun davranmayan arkadaşlar ceza alabiliyor. Hız sınırını aşanlar da kontrol altında. Belirli yerlerde radarlarımız var. Onlar da cezalandırılıyor.
Şikayeti olan bize bildirsin
İzmirliler sadece bu konuda değil her konuda şikayetlerini bize bildirebilirler. Muhtarlar Masası ve Hemşehri İletişim Merkezi'nden gelen gelen dilek, öneri ve talepler tek tek değerlendiriliyor. Biz hep iç barıştan yana olduk. Şoför arkadaşlar talepleri olduğunda demokratik haklarını kullandılar. Bu konuda da bir sıkıntıları olduğunu sanmıyorum.
Yılda 10 bin talep geliyor
Bu dilek ve taleplerin sayısı çok mu?
Yılda 8 ile 10 bin arası geliyor. Ancak bizim hizmet alanlarımız sadece otobüslerle sınırlı değil. Törenlerde kurulan tribünler, banklar, büyükşehire bağlı 1100 civarı araç... Bu araçların içinde dozer, itfaiye araçları da var. Gelen talepler sadece otobüslerle ilgili değil. İçinde okuluna duvar tel örgü, bank, basket potası isteyenler de dahil. Ücretsiz seyahat kartı talepleri gibi yolcu serzenişleri de var. Değerlendirmeler sonucu uygunsa yerine getiriyoruz. Vatandaşla iç içe çalışıyoruz.
|
|
|

|
|