|
Aç ağzını, hap et bak'im
Sabah kalkıp, bir hap yutup, sonra bütün günü en korkusuz, en cesur kimse olarak geçirmek mümkün müdür?
Yükseklik korkunuz mu var?
Bu haptan sonra yok.
Örümcekten tırsıyor, uçağa binemiyor, kedi görünce kaçıyor, karanlıkta titriyor, kalabalıkta ürküyorsanız; bilmem kaç seans boyunca bir kanepeye uzanıp korkularınızın temeline inmenize falan lüzum kalmayacak yakında.
İsviçre'nin Zürih Üniversitesi'nden uzmanlar 'korku hapı' üzerinde çalışıyorlar.
Doktorlar çeşitli fobileri olan 60 kişinin korku düzeylerini ölçüp, ona göre 'cortisol' hormonu vermişler.
Netice?
Şahane.
Denekler sanki az evvel korkudan ölen onlar değilmiş gibi, 'cortisol'den sonra fobi kaynaklarıyla yüzleştiklerinde bu kez gayet cool takılmışlar.
Harvard ve Montreal üniversitelerinin üzerinde çalıştığı 'kötü anıları silme hapı'nın içinde de yine cortisol var.
10 yıla kadar piyasaya çıkması beklenen bu hap gazilerin, tecavüze uğrayan kadınların veya ağır bir kaza atlatanların bir türlü gözlerinin önünden gitmeyen o kötü anları zihinlerinden silecek.
Yok, ille hatırlamak mı istiyorsunuz?
Size de 'hafıza hapı' verelim.
Aplysia Californicus adlı bir deniz salyangozunun beyniyle insan beyninin aynı şekilde işlediğini keşfeden bilim adamları, bu hayvan üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucunda hafıza hapı geliştirme aşamasına geldi. Newsweek dergisi çalışmaların iki yıl içinde tamamlanacağını yazdı.
İlk denemeleri maymunlar üzerinde yapılmaya başlanan bir başka hap sayesinde ise insanlar günde 22 saat uyanık kalıp 2 saat uyuyarak sağlıklı bir yaşam sürdürebilecekler.
Rus bilim adamları akşamdan kalan Sovyet ajanları için 'ayıklık hapı' yapmışlardı, RU-21. Şimdi de RU-21 Red diye bir hap yaptılar; az içkiyle bile uzun süre sarhoş kalmayı sağlayan 'ayyaşlık hapı' .
İngilizler 'evde kürtaj hapı' üstünde çalışıyor.
Fransız bilim adamları ise düz ve kıvırcık saç arasındaki farkı tanımladıklarını açıkladılar. Düz saçı kıvırcık, kıvırcık saçı düz yapan 'saç hapı' geliştirmeye hazırlanıyorlar.
Kumar tutkusunu ortadan kaldıran hap var, kaslarda spor yapmış etkisi yaratan 'kas hapları' var, penis büyüten haplar var, kadınlar ve erkekler için 'orgazm hapları' var, Hindistan'da çay tiryakileri için 'çay hapı' var...
***
Pek yakında sabah uyanacağız, ilk iş başucumuzdaki bir bardak suya ve ilaç şişelerine uzanacağız. Her ihtiyaca göre, renk renk, boy boy, çeşit çeşit...
Hapı yutacağız, orası kesin!
ters köşe
Dünyada bilim adamları her derde deva haplar üzerinde çalışırken Türkiye ne yapıyor?
Türkiye de boş durmuyor canım, burada da 'hap çözümler' üzerinde çalışılıyor.
Güneydoğu'da gösteriler mi yapılıyor? Yeniden OHAL'i gündeme getir...
Sokak gösterilerinde çocuklar mı kullanılıyor? Çocuk da olsalar üzerlerine ateş aç...
Merkez Bankası'na Cumhurbaşkanı'nın onaylayacağı 'asil' başkan bulunamıyor mu? Vekille idare et...
Öğrenciler arasında şiddet mi yaygınlaştı? 'Kurtlar Vadisi'ni suçlu ilan et, diziyi yayından kaldır...
Dizi yapımcısı mısın; Bu diziyi çocuklarına izleten anne-babaları suçla.
Anne-baba mısın; Yapımcıyı, televizyonu, okulları, hükümeti, devleti suçla.
Nerede benim hapım, hah, buldum: Gazeteci misin; 'hap çözümler'le günü kurtarmaya çalışan sistemi suçla!
Bu ses... N'allahım, n'olamaz... Demek o sizdiniz... Reca ederim bir daha söyleyiniz
Hepsi bildiğimiz şarkılar. Hepsi defalarca yayınlanan Türk filmlerinde defalarca dinlediğimiz, ezbere söylediğimiz şarkılar. 'Sevemedim Karagözlüm', 'Adını Anmayacağım', 'Hayat Sevince Güzel', 'Damarımda Kanımsın', 'Aşkın Bahardı', 'Sevil Neşelen', 'İçin İçin Yanıyor' ...
Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın söylemiş... Beyazperdede onlar var.
Perdenin arkasında kim var?
Nasıl bunca zaman bu şarkıları dinleyip, bu kadar sevip, o şarkıları o filmlerdeki oyuncuların söylemediğini de gayet iyi bildiğimiz halde perdenin arkasındakini hiç merak etmemişiz?
Cumartesi günü Açık Radyo'daydı o ses.
İlk kez 16 yaşında Tepebaşı Gazinosu'nda sahneye çıkmış, daha sonra sahnelerden çekilip Yeşilçam şarkılarını 'sahne arkasında' seslendirmeye başlamış.
Ablası Gönül Yazar sahnede ünlenirken; o, hepimizin sesini bildiği, çoğumuzun yüzünü hiç görmediği biri olmayı seçmiş.
Açık Radyo'da programın yapımcısına "Mum söneceğine yakın son bir alev verirmiş. Bu alevi de siz başlattınız" dedi, bugün 66 yaşında olan 'ses'.
O alev aynı gece 'Televizyon Makinası'nda parlamaya devam etti.
Parlamaya da devam edecek.
Belkıs Özener'in albümü çıktı: "Sahibinin Sesinden Yeşilçam Şarkıları"
tubaakyol@milliyet.com.tr
|
|