|
 |
|
|
Vücudun olmazsa olmazları
Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri vücutta önemli işlevler görür. Bunların eksikliği durumunda ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşılır
tkumeli@milliyet.com.tr
Yağlar insan vücuduna gereken enerjinin en önemli kaynaklarından biri. Yağda eriyen vitaminlerin emilimi için gereklidirler, organları dış darbelere karşı korur ve ısı iletimine katkıda bulunurlar. Ancak bunlar dışında öyle yağ asitleri vardır ki bunlar vücut tarafından yapılamaz ve dışarıdan yiyeceklerle mutlaka alınmaları gerekir.
Omega-3 ihtiyacı anne karnından başlar; çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılıkta da devam eder. Omega-3 yağ asitleri genel olarak hücre zarının esnekliği, akışkanlığı, yani temel vücut sağlığı için önemli olmakla beraber, enerji sağlanması ve vücut ısısının korunması görevlerine de yardımcı olurlar.
Kansere karşı korur, zekayı geliştirir
Kalp hastalıklarında omega-3 kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterolü artırır. Trigliserit seviyesini de düşürerek kalp ve damar sağlığını korur.
Kansere karşı koruyucu kalkan işlevi görür. Bağışıklık sistemi kötü huylu hücreleri ve mikroorganizmaları baskı altında tutabilmek ve yok edebilmek için omega-3 yağ asidinden güç alır. Özellikle göğüs, prostat ve kolon kanserinde omega-3'ün yararlı olduğu biliniyor.
Diyabette ise omega-3 insülinin yararlılığını artırabilir, insüline bağlı olmayan tip II diyabet hastalarının yaşadığı sorunları azaltabilir.
Balığın özellikle çocuklarda zekayı geliştirici özelliği vardır. Düzenli olarak omega-3 bakımından zengin besinler tüketenlerde beyin yaşlanması daha da yavaşlar. Alzheimer, depresyon ve şizofreni gibi rahatsızlıklarda da belirtileri önler.
Ceviz, badem ve soya fasulyesinde boldur
Yağlı balıklarda (sardalye, ringa, somon, ton, uskumru), ceviz, badem, soya filizi, kurufasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu, kuş üzümü ve yeşil yapraklı sebzelerde, omega-3 ile zenginleştirilmiş veya omega-3 / omega-6 dengesi sağlanmış ürünler de bulunur.
Anneler dikkat: Anne sütü de doğal bir omega-3 kaynağıdır. Bu nedenle ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmenin önemi büyüktür.
Dengeye dikkat
Omega-6 beslenmemizde bolca yer alan mısırözü, ayçiçeği yağı ve bu yağlarla hazırlanmış ürünlerde fazlaca bulunan bir yağ asididir. Normalde omega-6 ile omega-3 arasında olması gereken bir denge vardır ki bu 2'ye 1 veya 4'e 1 olmalıdır. Ancak son zamanlarda tarım tekniklerinin değişmesi, balıkların ve tavukların çiftliklerde doğal olmayan ortamlarda yetiştirilmesi yani ekolojik deformasyon bu dengeyi bozmuştur. Şu anda omega-6'ya karşılık alınan omega-3 miktarı 20'ye 1, hatta 30'a 1 oranlarında artmıştır. Bu da başta romatoid artrit olmak üzere kalp hastalıkları, diyabet, kanser riskini artırıyor.
Omega-6 yağ asitleri kötü yağ çeşidi değildir ancak önemli olan tüketildiği miktar ve omega-3 ile arasındaki oranın korunmasıdır.
Ayçiçeği, mısırözü ve soya yağları, keten tohumu, kabak çekirdeği, ayçekirdeği, süt ve süt ürünleri, yerfıstığı, susam ve ceviz önemli omega-6 kaynaklarıdır.
Yağ asidi eksikliğinde görülen sorunlar
Hafıza ve mental fonksiyonlarda zayıflama
Görme fonksiyonunda azalma
Çocuklarda büyüme geriliği
Egzama
Saç dökülmesi
Erkeklerde kısırlık
Kan dolaşımında olumsuz etki
Kan basıncında artma
Yara iyileşmesinde yavaşlık
Pıhtılaşma eğiliminde artma
Bağışıklıkla ilgili fonksiyonlarda azalma
Trigliserit ve kolesterol seviyesinde artma
haftanın öğüdü
Yeterli miktarda omega-3 alabilmek için...
Bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için ilk altı ay onu sadece anne sütüyle besleyin.
Haftada en az iki kez buğulama veya ızgara balık yiyin.
Her gün iki-üç ceviz veya beş-altı adet fındık yiyin.
Her gün bir tabak yeşil yapraklı sebze yemeği veya salata tüketin.
Yoğurt veya salatanızın içine bir yemek kaşığı kadar keten tohumu serpin.
Haftada en az iki kez kuru baklagil tüketin.
Balık tüketemiyorsanız beslenme uzmanınıza danışarak balık yağı takviyesi yapabilirsiniz.
Kanın pıhtılaşmasına karşı ilaç kullanıyorsanız, balık ve balık yağı tableti fazla kullanmayın.
haftanın besini
Safran
Safran dünyanın en değerli ve en pahalı baharatıdır. Kuvvetli bir kokuya sahiptir ve tadı hafif acıdır. Sağlık üzerinde önemli etkileri bulunan, oldukça yararlı bir besindir. Yapısında antioksidan olan ve safrana karakteristik tadını veren "crocin" isimli bir flavanoid bulunur. Bu bileşik, güçlü bir kanser önleyici aktiviteye sahiptir. Yapılan çalışmalarda safranın insanda tümör hücrelerinin büyümesini engellediği belirlenmiştir. Ayrıca safran kemoterapide kullanılan bazı ilaçlarla aynı etkiyi göstererek kanser hücrelerine karşı savaşır ve kemoterapide kullanılan ilaçlar gibi toksik etki yapmaz. Kemoterapinin neden olduğu DNA ve karaciğer zararını da azaltır.
Safrandan elde edilen safran çiçeği yağı en az 30 bileşenin kompleks bir karışımıdır. Safran çiçeği yağında yüzde 0,5 oranında omega-3, yüzde 70 oranında omega-6 yağ asitleri bulunur. Omega-6'dan oluşan doğal bir bileşik olan, kırmızı ette ve süt ürünlerinde bulunan CLA adlı asit safran çiçeği yağından da elde edilir. CLA kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyucudur.
|
|
|

|