|
 |
|
|
Uzunlar durunca
Efes Pilsen, kötü günde eline geçen iyi fırsatı kullanamadığı bir oyunda büyük bir avantajı Rusya'da bıraktı.
CSKA ile kıyaslandığında pota altında rakibine göre önemli bir avantaja sahip olan Efes, esas darbeyi bu bölgeden yedi. Kaya ile Prkacin'den neredeyse sıfır verim alan temsilcimiz, Rus ekibine leblebi gibi ribaund verip, pota altına defalarca adam kaçırınca CSKA'ya oyunu kontrol etme şansı tanıdı.
İlk iki çeyreğin genelinde savunmayı daha iyi yapan, hücumda çok iyi top çeviren, dışarıdan da Efes'e karşı beklenen tehdidi Langdon ve Holden ile oluşturan CSKA, maçı kazanacağının sinyalini verdi. Eski Efesli Langdon, hem Granger'ı savunmada, hem de hücuma katkıda müthiş bir hüner sergilerken, oyuna küsen Efes, her türlü olumsuzluğa rağmen son periyotta maçla yeniden barıştı. Langdon'ın, farkı 14 sayıya çıkaran üçlüğünün ardından tam altı dakika Rus rakibine sayı izni vermeyen Efes, Domercant ile 36. dakikada farkı iki sayıya kadar indirdi. Bu da yetmiyormuş gibi boş atış yarışına giren CSKA'ya karşı tam üç hücumda skoru eşitleme, hatta öne geçme şansı yakaladı. Ama bunları değerlendiremediği gibi, bir de Popovic'in son derece amatörce kaptırdığı topla Papaloukas'ın smacı gelince, galibiyet uçtu, gitti.
Aslına bakıldığında, iki takımın da kenardan gelen oyuncularının sınırlı katkısı en büyük handikaplarıydı. Ancak Efes'in avantajlı olduğu bölgede, yani pota altında iki büyük kozu Prkacin ve Kaya'nın sahada "görünmez adam" statüsünde küçük bir katkı bile sağlayamayışları, kötü günde gelebilecek güzel bir galibiyeti engelleyen en önemli faktördü. Yine de dünkü kayba rağmen, Efes'in bir daha rakibine bu kadar kötü yakalanmayacağı hesaba katıldığında ümitsiz olmak için hiçbir neden yok.
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|