Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fransa ve Türkiye


BU haftaki The Economist dergisinin kapağında, Fransız bayrağının üç rengine boyalı bir horoz resmi var; horozun gözleri bağlı! Geleceğe gözü bağlı yürüyen bir horoz!
"Küreselleşme" çağında önünü göremeyen bir Fransa!
Dergide Fransız özel sektörünün muazzam dinamizmi anlatılıyor. Mesela saat başına çalışma verimliliği Amerika'dan bile yüksek! Grevde kaybolan işgünü sayısı Amerika'dan bile az! "Fransız özel sektörü, başarılı bir şekilde küreselleşmeye uyum sağlamış..."
Öyleyse mesele nedir?
Sağcı Chirac tarafından "Liberalizm, komünizmden de tehlikelidir" sözleriyle ifade edilen bir siyasi kültürdür sorun!
Dergi, bir araştırmanın rakamlarını veriyor: "Piyasa ekonomisi, eldeki en iyi sistemdir" önermesine Amerikalıların yüzde 71'i "evet" diyor. Bu oran İngiltere'de yüzde 66, Almanya'da yüzde 65.
Fransa'da ise, yüzde 36!
Hızla gelişmekte olan Hindistan'da ve komünist Çin'de piyasa ekonomisine güven Amerika düzeyinde! Rusya'da bile piyasa ekonomisine inananların oranı, Fransa'dan çok yüksek, yüzde 50'ye yakın!

Devrimci kültür
İşte Fransa, bu iki gerçek arasında bocalıyor: Piyasa ekonomisi ve küreselleşmede son derece başarılı, dinamik, rekabetçi bir özel sektör... Öbür tarafta piyasaya şüpheyle, hatta korkuyla bakan, devletçi, içe dönük bir siyasi kültür.
Birincisi reform istiyor, Fransa'nın zamanla rekabet gücünü kaybetmesinden korkan hükümet reform yolunda mütevazı bir adım atıyor!
Ama öğrenciler, "KİT sendikaları" ve merkez sol karşı çıkıyor! Komünistler, Troçkistler, falanlar, filanlar kafadan karşı tabii!
Özelleştirilmiş elektrik kurumunun yeniden devletleştirilmesini istiyorlar!
The Economist bu kültürün köklerini anlatıyor:
"Fransa'da devrimci cumhuriyet tarihi, güdümcü devlet inancını toplumsal bir itikat halinde yerleştirdi... Bugün hâlâ 5 milyon işçi kamu sektöründe çalışıyor! Kâr fikrine karşı şüpheyle bakılması ve işadamlarının şeytan gibi görülmesi şeklindeki bu kültür, hâlâ merkez sol tarafından bile teşvik ediliyor..."
İşte son direnişleri bu kültürle ateşlenen kesimler yapıyor ve özel sektörün temsil ettiği ufku tıkayarak Fransa'nın gözünü bağlıyor!

Ve Türkiye...
Özel sektöre, piyasaya, 'dışarı'ya şüpheyle bakmak; buna karşılık 'devlet'i, 'kamu'yu yüceltmek... Bize yabancı mı bu kültür?!
Anayasa Mahkemesi'nin özelleştirmeyi iptal eden kararlarında "devlet mülkiyeti" ile "kamu yararı"nı özdeşleştirmesi... Devlet zoruyla yapılan "devletleştirme" ile, piyasa şartlarında bir serbest satış işlemi olan "özelleştirme"yi eşit sayması!
Haklı teknik sebeplerin dışında, siyasi tercih niteliğindeki Danıştay kararlarında da aynı şey... Kamu yararını takdir etmek siyasi bir işlem olduğu halde, Danıştay 'devlet'le özdeşleştirilmiş bir "kamu yararı" tanımına dayanarak özelleştirmeleri iptal ediyor.
Yargı kültürümüz ekonomide hâlâ "devletçilik" alışkanlığını sürdürüyor!
Türkiye, Fransa'ya göre çok daha zor bir dönemden geçiyor. Ekonomi, çok daha 'stratejik' bir role sahip. Bu çağda artık ekonomiye "siyasi itikat"lar açısından değil, büyüme, verimlilik, yatırım, rekabet gibi somut ölçüler açısından bakmalıyız biz; "asrın icaplarına göre" yani...

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa ve Türkiye
BU haftaki The Economist dergisinin kapağında...
Çetin ALTAN
Çözümlenemeyen sorunlar, genel bir çözülmeyi hazırlar
Hızlanan bir değişime ayak uydurmak kolay değ...
Melih AŞIK
Önce terör bitsin
Başbakan Erdoğan, dünkü grup konuşmasında doğ...
Fikret BİLA
Irak uzmanı diplomatlarla İran toplantısı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, gazetelerin An...
Hasan CEMAL
Sansür, sürgün!
Ankara'daki sivil-asker iktidar odakları, öyl...
Güneri CIVAOĞLU
Damardan Hamas
DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan ile ABD ...
Abbas GÜÇLÜ
Kabataş 100. Yıl Üniversitesi
Türkiye'nin en köklü öğretim kurumlarından bi...
Hurşit GÜNEŞ
Kimi fobilerden artık kurtulmalıyız
Son otuz yıldır Türk ekonomisi kronik biçimde...
Nail GÜRELİ
Sermayeden totalitarizme çağrı
Diktatörler kendi kendine ortaya çıkmıyor, on...
Sami KOHEN
Dış politikada "sapma" mı var?
YABANCI diplomat ve analistlerin kafası karış...
Metin MÜNİR
Erdemir'deki "kıyım"ın bir başka açıklaması
Ereğli Demir Çelik'i özelleştirmeden satın al...
Hasan PULUR
Türk'ün Türk'ten şikâyeti...
İNSAN yurtdışında, hele uzun süre kalmışsa, m...
Tuba AKYOL
Malumatfu(h)uş
Çocuklar televizyonda gördükleri şeyleri fark...
Meral TAMER
Özyeğin'le 80'li yıllara bir yolculuk
Hüsnü Özyeğin, Erol Aksoy, İbrahim Betil...
Ece TEMELKURAN
Duvar
'Detoks' merkezleri açılıyor durmadan. Üst ve...
Osman ULAGAY
Zordaki ABD zordaki AKP'ye karşı
Son haftalarda Washington'u ziyaret eden, gör...
Güngör URAS
Yüz yıl sonra İstanbul'da bir Yunan bankası
Yunan bankaları yüz yıl önce de İstanbul'da ş...
M. Ali BİRAND
Hüsnü dev bir adım attı...
Finansbank'ın, yüzde 46'sının Yunan Milli Ban...

© 2006 Milliyet