Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Damardan Hamas


DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan ile ABD kongresi üyelerinin Hamas konusunda aynı söylemlerde kesişmeleri ilginç...
Anlatayım...
Dün öğle yemeğinde ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'la aynı masadaydık.
TABA (Türk Amerikan İşadamları Derneği) tarafından düzenlenen bu yemekte Wilson'a yöneltilen sorular arasında Hamas lideri Halid Meşal'in Türkiye'ye gelişi de vardı.
Halid Meşal, terör eylemlerinden sorumlu tutuluyor. Suriye'de yaşıyor.
Büyükelçi, kongrede "Türkiye nereye gidiyor?" diye kaygılı ve hatta öfkeli sorularla karşılaştığını söyledi.
"Türkiye gibi terör mağduru bir ülkenin buna izin vermesini kabullenemiyoruz" sözlerini yansıttı.
DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan da, Başbakan'ın kendilerine randevu vermemesini ama Hamas lideri Halid Meşal'i Ankara'da konuk etmesini ve onunla konuşmasını eleştirdi.
"Hamas da terör listelerinde birinci sırada... Onunla nasıl konuşuyorlar?" açıklamasını yaptı.
..................................
Eskiler "Sui misal, emsal değildir" derler.
Yani... "Kötü örnek, bir başka konuda örnek olarak gösterilemez" anlamında bir söylem.
Ama...
Hamas konusunun Türkiye'nin başına çorap ördüğü görülüyor.
Gerçi ABD Büyükelçisi Wilson, ABD'nin Hamas ziyaretine hiç de iyi gözle bakmadığını "diplomatik" dille ve nazik üslupla ortaya koydu.
"ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bu ziyaretle arızalandığını, onarım sürecinin yaşandığını" söylüyordu ama "Türkiye başka, AKP başka..."
Hükümetler gelir geçer... Devletler ve devletler arası ilişkiler kalıcıdır.
Dünkü yemekte büyükelçinin gerek mikrofonu eline aldığında tüm katılımcılara, gerek masada yer alan az sayıdaki bizlere "yazılmamak" koşuluyla söylediklerinden ve özellikle satır aralarından izlenimim, dünkü yazısında Yasemin Çongar'ın da belirttiği gibi "AKP'ye karşı güven aşınımının kırmızı çizgilere yaklaştığıdır."
Daha net bir ifadeyle şöyle bir değerlendirme algıladım:
"Hamas ziyareti, yanlış adam, yanlış zaman ve yanlış yöndedir."
AKP için "1 Mart tezkeresiyle eşit şiddette olumsuz sarsıntılara" neden olmuştur.
"Abartılıyor" söylemlerine katılmıyorum.
DTP de, işte hükümete bu açıktan vurmaya çalışıyor.
..................................
Bir büyükelçinin görevi, ateşin üzerine benzin dökmek değil. Elbette ABD-Türkiye ilişkilerini onarmaya çalışıyor.
Fakat...
Kamuya açık "resmi" söylemlerle "Ankara'ya kapalı devre mesajlar" aynı değil.
..................................
Buna karşılık... Türkiye'deki demokratik rejimin alternatifi olabilecek durumlara prim verilebileceği sanılmasın.
Bunlar, kötü temenniler.
Demokrasinin dışında bir iktidar seçeneği kimsenin aklından geçmesin.
Fakat... Demokrasi içinde oluşabilecek AKP'den farklı bir iktidar seçeneği öyle görünüyor ki, Washington tarafından yeğlenmekte.
Erdoğan ve hükümeti "öngörülemez" mi?
Yoksa...
Stratejik bir ortaklık için gerektiği kadar "güvenilir" mi bulunmuyor?
Bu ayrıntıları ve ince ayarları aşan bir gerilim sezinledim.
...................................
Türkiye'nin başı zaten PKK ile ağrıyor.
Büyük devletleri, AB'yi de PKK'ya yakın siyaset söylemleriyle kesişen konumlara itmek akılcılık mı?
Yazının başına dönelim...
DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan'ın "O halde Hamas lideri ile nasıl konuştunuz? Konuştuğunuz kişi terör listesinin birinci sırasında" açıklaması bir rastlantı değil, damardan bir "altın vuruş."

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa ve Türkiye
BU haftaki The Economist dergisinin kapağında...
Çetin ALTAN
Çözümlenemeyen sorunlar, genel bir çözülmeyi hazırlar
Hızlanan bir değişime ayak uydurmak kolay değ...
Melih AŞIK
Önce terör bitsin
Başbakan Erdoğan, dünkü grup konuşmasında doğ...
Fikret BİLA
Irak uzmanı diplomatlarla İran toplantısı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, gazetelerin An...
Hasan CEMAL
Sansür, sürgün!
Ankara'daki sivil-asker iktidar odakları, öyl...
Güneri CIVAOĞLU
Damardan Hamas
DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan ile ABD ...
Abbas GÜÇLÜ
Kabataş 100. Yıl Üniversitesi
Türkiye'nin en köklü öğretim kurumlarından bi...
Hurşit GÜNEŞ
Kimi fobilerden artık kurtulmalıyız
Son otuz yıldır Türk ekonomisi kronik biçimde...
Nail GÜRELİ
Sermayeden totalitarizme çağrı
Diktatörler kendi kendine ortaya çıkmıyor, on...
Sami KOHEN
Dış politikada "sapma" mı var?
YABANCI diplomat ve analistlerin kafası karış...
Metin MÜNİR
Erdemir'deki "kıyım"ın bir başka açıklaması
Ereğli Demir Çelik'i özelleştirmeden satın al...
Hasan PULUR
Türk'ün Türk'ten şikâyeti...
İNSAN yurtdışında, hele uzun süre kalmışsa, m...
Tuba AKYOL
Malumatfu(h)uş
Çocuklar televizyonda gördükleri şeyleri fark...
Meral TAMER
Özyeğin'le 80'li yıllara bir yolculuk
Hüsnü Özyeğin, Erol Aksoy, İbrahim Betil...
Ece TEMELKURAN
Duvar
'Detoks' merkezleri açılıyor durmadan. Üst ve...
Osman ULAGAY
Zordaki ABD zordaki AKP'ye karşı
Son haftalarda Washington'u ziyaret eden, gör...
Güngör URAS
Yüz yıl sonra İstanbul'da bir Yunan bankası
Yunan bankaları yüz yıl önce de İstanbul'da ş...
M. Ali BİRAND
Hüsnü dev bir adım attı...
Finansbank'ın, yüzde 46'sının Yunan Milli Ban...

© 2006 Milliyet