Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kimi fobilerden artık kurtulmalıyız


Son otuz yıldır Türk ekonomisi kronik biçimde enflasyon ve dış açık sorunu yaşıyor. Bu fobilerden enflasyon, kimilerinde fobi, çoğu kişide de alışkanlık yaratmıştı. Dış açık kriz fobisi hâlâ sürse de, dün açıklanan verilerden sonra enflasyon olgusunun otuz yıllık serüveninin sonlanmakta olduğu anlaşılıyor.
Yıllık bazda enflasyon hâlâ hedefin epeyce uzağında, ama son veriler oldukça olumlu. Yılın ilk üç ayında kümülatif olarak fiyatlar yüzde 1.25 artmış. Böyle devam ederse, yüzde 5'lik hedef büyük ölçüde tutacak.

Enflasyonun beli kırılıyor
Buna rağmen, iş dünyası hâlâ her ayın ilk işgünü saat 16.30'da açıklanan enflasyon verilerine gözlerini dikiyor. Hiçbir veri enflasyon kadar ilgi çekmiyor. Oysa artık enflasyonun beli değil, her tarafı kırıldı, döküldü. Neden hâlâ enflasyona baktığımızı anlamak güç.
Oysa dış ticaret açığı sorunu tüm haşmetiyle ortada duruyor. Gerçi bu konudaki veriler bazen şaşırtabiliyor. Mesela geçen hafta açıklanan şubat ayı dış ticaret rakamları oldukça olumluydu.
Öte yandan, aynı gün açıklanan mart ayı TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) verileri ihracatın mart ayında yüzde 13.8 artarak 7.5 milyar dolara ulaştığını gösteriyordu.
Bir ekonominin temel hedefi olan büyüme de önceki hafta açıklandığında şaşırttı. Bu yılın büyüme performansının geçen yılın üstünde gerçekleşmesi bekleniyordu, ama bu denli değil. Kısacası, ekonomin dört temel hedefinden üçü doğrultusunda işler gayet olumlu.
Enflasyon kalıcı biçimde düşüyor. Büyüme yüksek. Dış dengede gelişmeler öngörülen kadar korkunç değil. Tek sıkıntı, işsizliğin azalmaması. Belli olmaz, belki birkaç hafta sonra işsizlik verileri revize edilir, her şey de tümüyle iyileşir!
Oysa bize göre, gerçekte enflasyon dışında gelişmeler pek parlak değil. İhracat konusunda ciddi sıkıntılar sürüyor. Ve dış ticaret açığı çok yüksek. İşsizlik de bir türlü düşmüyor. Hatta artıyor.

Büyümeyle ilgilenilmeli
Büyümeye gelince. 2005 yılı verileri olumlu ama 2006 yılına sanayi kesimi çok olumsuz bir doğrultuda girdi. Devamını izlemek gerekiyor. Büyümeyi izlemenin birkaç yöntemi var. Biri iç tüketim. Batı'da tüketim verileri, özellikle Tüketici Güveni Endeksi yakından izlenirken, bizde piyasalar bu verileri pek izlemiyor.
İlginçtir, ABD'de açıklanan tüketici eğilimi verilerini gözleyen uzmanlar, Türkiye'de ne TÜİK ve MB'nin son derece ayrıntılı biçimde hazırladığı anketine, ne de CNBC-e'nin son derece hızlı açıklanan ve denetlenmiş endeksine ilgi gösteriyor.
Büyümenin bir güdüsü de yatırım rakamları. Tabii yatırımların aylık olarak izlenmesi oldukça zor. Ama olanaksız değil. Mesela ithalat verileri içinde yatırım malları ayrımı var. Uzun vadeli kredileri izlemek mümkün. Gecikmeyle açıklansa da, inşaat rakamları içinde sınai inşaat verileri yayımlanıyor.
Üstelik 2005 büyümesi temel olarak yatırımlardan, özellikle de inşaat yatırımlarından ve dayanıklı tüketimdeki artıştan kaynaklanmışken, neden bu veriler piyasalar ve iş dünyası tarafından izlenmiyor, anlamak güç.
Artık daha istikrarlı bir ortamdayız. Oysa hâlâ öncelikle fiyat istikrarıyla ilgileniyoruz.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa ve Türkiye
BU haftaki The Economist dergisinin kapağında...
Çetin ALTAN
Çözümlenemeyen sorunlar, genel bir çözülmeyi hazırlar
Hızlanan bir değişime ayak uydurmak kolay değ...
Melih AŞIK
Önce terör bitsin
Başbakan Erdoğan, dünkü grup konuşmasında doğ...
Fikret BİLA
Irak uzmanı diplomatlarla İran toplantısı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, gazetelerin An...
Hasan CEMAL
Sansür, sürgün!
Ankara'daki sivil-asker iktidar odakları, öyl...
Güneri CIVAOĞLU
Damardan Hamas
DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan ile ABD ...
Abbas GÜÇLÜ
Kabataş 100. Yıl Üniversitesi
Türkiye'nin en köklü öğretim kurumlarından bi...
Hurşit GÜNEŞ
Kimi fobilerden artık kurtulmalıyız
Son otuz yıldır Türk ekonomisi kronik biçimde...
Nail GÜRELİ
Sermayeden totalitarizme çağrı
Diktatörler kendi kendine ortaya çıkmıyor, on...
Sami KOHEN
Dış politikada "sapma" mı var?
YABANCI diplomat ve analistlerin kafası karış...
Metin MÜNİR
Erdemir'deki "kıyım"ın bir başka açıklaması
Ereğli Demir Çelik'i özelleştirmeden satın al...
Hasan PULUR
Türk'ün Türk'ten şikâyeti...
İNSAN yurtdışında, hele uzun süre kalmışsa, m...
Tuba AKYOL
Malumatfu(h)uş
Çocuklar televizyonda gördükleri şeyleri fark...
Meral TAMER
Özyeğin'le 80'li yıllara bir yolculuk
Hüsnü Özyeğin, Erol Aksoy, İbrahim Betil...
Ece TEMELKURAN
Duvar
'Detoks' merkezleri açılıyor durmadan. Üst ve...
Osman ULAGAY
Zordaki ABD zordaki AKP'ye karşı
Son haftalarda Washington'u ziyaret eden, gör...
Güngör URAS
Yüz yıl sonra İstanbul'da bir Yunan bankası
Yunan bankaları yüz yıl önce de İstanbul'da ş...
M. Ali BİRAND
Hüsnü dev bir adım attı...
Finansbank'ın, yüzde 46'sının Yunan Milli Ban...

© 2006 Milliyet