Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Özyeğin'le 80'li yıllara bir yolculuk

Onu 1982'de Pamukbank genel müdürüyken tanıdım; Erol Aksoy ve İbrahim Betil'le birlikte... Üçü de Karamehmet'in profesyonel yöneticisiydi


Hüsnü Özyeğin, Erol Aksoy, İbrahim Betil...
Üçünü de 1982'de Cumhuriyet gazetesinde dış haberlerden, yeni kurulan ekonomi servisine geçiş yaptığımda tanıdım.
Üçü de Çukurova Grubu patronu Mehmet Emin Karamehmet'in bankalarında üst düzey yöneticiydi.
Hüsnü Özyeğin Pamukbank'ın genel müdürü, İbrahim Betil genel müdür yardımcısı, Aksoy ise o dönemdeki adıyla Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası'nın (sonradan Interbank oldu) genel müdürüydü.
Özyeğin 3 yıl sonra Çukurova'nın o tarihlerdeki amiral gemisi Yapı Kredi'ye genel müdür oldu, Pamukbank'taki koltuğunu da Betil'e bıraktı.

Önce Aksoy patron oldu
Erol Aksoy ise aynı tarihlerde Denizli'de zor durumda olan Ergür Grubu'nun uyuyan bankası İktisat'ı önce Uluslararası'nın bünyesine katmış, ardından da bir takım hisse devir işlemleriyle İktisat'ın sahibi olmuş ve banka genel müdürlüğü dönemini böylece kapatmıştı.
Özyeğin'in Yapı Kredi'de geçirdiği 3 yıllık genel müdürlük döneminin ve Finansbank'ı kuruşunun günbegün tanığıyım.
1987 yılının başları. Daha ortada banka - manka yok, ama ben o günlerin acar muhabiri olarak haberi almışım. Özyeğin'i bir toplantıda sıkıştırdığımda yüzünden boncuk boncuk terler aktı, ama bana yalan da söyleyemedi. "Doğru, ama ne olur yazma. Yazılacak duruma geldiğinde ilk olarak sadece sana söyleyeceğim" dedi ve sözünü tuttu.

1987'de bir sonbahar
1987'nin bir sonbahar günü Özyeğin'in telefonla verdiği adrese, Gümüşsuyu'nda ana cadde üzerinde bir yere gittim. "Finansbank'ı işte burada açacağız" dedi.
Gümüşsuyu'ndaki bir apartmanın, şu anda hangi katında olduğunu hatırlamadığım o küçücük mekânından 19 yılda Forbes'un dolar milyarderleri listesinde 1.5 milyar dolar servetle 512'inciliğe... Bunu sadece ben değil, herhalde Özyeğin de hayal edemezdi (Yoksa yanılıyor muyum? Hayat boyu ücretli kafamla pekâlâ yanılmam mümkün)

Talihsiz Bank Expres
İbrahim Betil, 80'li yılları banka genel müdürlüğü koltuğunda oturarak geçirdi. Pamukbank, İktisat, Garanti... Betil'in Bank Expres'i kurarak patronluğa geçmesi, 1994 krizinin 1 - 1.5 yıl öncesine denk geldi.
Hepimizin bildiği gibi ekonomimiz, o tarihten 2001'e kadar sancılı ve bol krizli çok zor bir dönemden geçti. Peşpeşe gelen krizler, çok sayıda bankayla birlikte İktisat'ı ve Bank Expres'i de yuttu.
Finansbank da her krizden etkilendi, zor dönemlerden geçti. Özyeğin'in çok sıkıntılı dönemleri oldu. Hiç unutmuyorum, 2001 krizinden aylar sonra bir sabah telefon ettiğimde, "Şu anda ne yapıyorum biliyor musun? Banka gereksiz yere çok temizleniyormuş. Temizlik günlerinin sayısını azaltıyorum, fatura yarı yarıya düşecek. Her kalemin bu şekilde üzerinden gidiyorum," demişti.
Özyeğin'in kuşağından iş hayatına ücretli olarak baylaşıp da banka kurup sonradan holding patronu da olan bir başka profesyonel yok. Aynı dönemde Türk Ekonomi Bankası'nı uykudan uyandıran Hasan Çolakoğlu'nu hatırlatanlar olabilir. O da çok başarılı, ama 2. kuşak patron.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa ve Türkiye
BU haftaki The Economist dergisinin kapağında...
Çetin ALTAN
Çözümlenemeyen sorunlar, genel bir çözülmeyi hazırlar
Hızlanan bir değişime ayak uydurmak kolay değ...
Melih AŞIK
Önce terör bitsin
Başbakan Erdoğan, dünkü grup konuşmasında doğ...
Fikret BİLA
Irak uzmanı diplomatlarla İran toplantısı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, gazetelerin An...
Hasan CEMAL
Sansür, sürgün!
Ankara'daki sivil-asker iktidar odakları, öyl...
Güneri CIVAOĞLU
Damardan Hamas
DTP Eşbaşkan Yardımcısı Hasip Kaplan ile ABD ...
Abbas GÜÇLÜ
Kabataş 100. Yıl Üniversitesi
Türkiye'nin en köklü öğretim kurumlarından bi...
Hurşit GÜNEŞ
Kimi fobilerden artık kurtulmalıyız
Son otuz yıldır Türk ekonomisi kronik biçimde...
Nail GÜRELİ
Sermayeden totalitarizme çağrı
Diktatörler kendi kendine ortaya çıkmıyor, on...
Sami KOHEN
Dış politikada "sapma" mı var?
YABANCI diplomat ve analistlerin kafası karış...
Metin MÜNİR
Erdemir'deki "kıyım"ın bir başka açıklaması
Ereğli Demir Çelik'i özelleştirmeden satın al...
Hasan PULUR
Türk'ün Türk'ten şikâyeti...
İNSAN yurtdışında, hele uzun süre kalmışsa, m...
Tuba AKYOL
Malumatfu(h)uş
Çocuklar televizyonda gördükleri şeyleri fark...
Meral TAMER
Özyeğin'le 80'li yıllara bir yolculuk
Hüsnü Özyeğin, Erol Aksoy, İbrahim Betil...
Ece TEMELKURAN
Duvar
'Detoks' merkezleri açılıyor durmadan. Üst ve...
Osman ULAGAY
Zordaki ABD zordaki AKP'ye karşı
Son haftalarda Washington'u ziyaret eden, gör...
Güngör URAS
Yüz yıl sonra İstanbul'da bir Yunan bankası
Yunan bankaları yüz yıl önce de İstanbul'da ş...
M. Ali BİRAND
Hüsnü dev bir adım attı...
Finansbank'ın, yüzde 46'sının Yunan Milli Ban...

© 2006 Milliyet