
|
|
|
 |
|
|
İlk aşk, ilk yara
Oğlum ilk ilişkisini bir televizyon spikeriyle yaşıyor. Aşkın büyüsü başını döndürüyor. O yüzden (!) gözünün altında bir morluk var
igursoy@milliyet.com.tr
Bizim evde sabahları CNN TÜRK açık olur. Bu cümle, internet sitesi Ekşi Sözlük'teki "CNBC-e izliyorum, caz dinliyorum" başlığı gibi oldu ama durum bu. Uyuduğum sırada Wall Street düşerse etkilenecek halim yok elbette. Ama hem iş gereği ne olup bittiğini takip etmek gerekiyor hem de bazen önceki akşamın maçlarından özetler falan oluyor, gün şenlikli başlıyor.
Ama "Yeni Gün" adlı bu programın sadece büyüklere hitap ettiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İzleyicileri arasında 8 aylık biri bile var, hatta bizim evde oturuyor. Tabii onun gözlerini ekrandan ayırmamasının sebebi Fransa'daki genel grev ya da Diyarbakır'daki protesto gösterileri değil. Bir ara, spor haberlerinden hemen önce "Tut şunun ucunu döşeyelim abi" cıngılına deliriyordu ama o sponsorluk bitmiş olmalı ki kulağımıza gelmiyor artık. Programın Batu için yeni cazibe merkezi, sunucusu Pelin Çift.
Sanki Halit Akçatepe
Bu hanımefendi ekranda belirdiği zaman Batu önce kalakalıyor, sonra da gülümsemeye başlıyor. Kısa süre içinde o gülümseme mahcup bir hal kazanıyor. Sonra da Batu gözlerini televizyondan kaçırarak önüne bakıyor, tabii bir yandan utangaç bir şekilde sırıtmaya devam ederek.
"Şabanoğlu Şaban" filminde Halit Akçatepe'nin, aşık olduğu şarkıcı Nigar'ın karşısında süzüm süzüm süzüldüğü sahneyi hatırlıyor musunuz? İşte onun gibi bir şey.
Çift ekrandayken kazara televizyonun önünden geçecek olursak oğlumun boynu uzuyor, yandan bakarak izlemeye devam etmeye çalışıyor. Bir nevi televizyonda maç seyreden adam ve tam gol pozisyonu sırasında önünden geçen kadın klişesi...
Böylece benim oğlum da ilk "hoşlantı"sını yaşamış oldu. Ama şöyle bir sorunu var. Pelin Çift'in dünya ahvalini sadece kendisine anlattığına ikna olmuş vaziyette. Yani bir hayal kırıklığı kapıda. Bilmiyor ki aşk yüzünden kafasını kaç kere duvarlara vuracak.
"Küt!" diye bir ses geldi
Nitekim ilk aşkla beraber kafayı ilk çarpışı da geçen hafta tecrübe etti.
Geçen akşam güzel güzel otururken, birden yana yıkılacağı tuttu. Bizim de salaklığımız neticesinde gözünün hemen altını oyuncak sandığının kenarına yerleştirdi.
Bizim de salaklığımız diyorum çünkü oğlum bu oturma işinin temel noktalarını halletmiş olmakla beraber kaçınılmaz biçimde yana yıkılıyor kimi zaman. İzlemek lazım!
Ben hadiseyi görmedim, sadece bir "küt!" duydum. Başına kaza gelen her bebek gibi bir-iki saniyeliğine dondu. Sonra canhıraş bir çığlık ve ağlama... Neyse ki emziğini ağzına koyup biraz da eğlendirince, 30 saniye içinde sustu. Güldüğünde olduğu gibi ağladığında da üslubunun dışına çıkmadı. Hakkını verdi, fazla abartmadı. O günün hatırası olarak gözünün iki santim altında bir morlukla geziyor şimdi.
Yanakta morluktan bir şey olmaz. Allah aşk acısından korusun. Bu çağrıyı da Pelin Çift duysun.
|
|
|

|
|