Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu adamları seviyorum...

Görüş / Bülent Buda

Altay yönetimi Ümit Birol-Şanver Göymen ikilisiyle devam kararı almış. İyi etmişler. İkisi de Altay formasını "Adab-ı muhaşeretini" oynadıkları dönemlerde doğru öğrenen, sağlam çocuklar.
60'ından sonra sivilceler oluşur oramda buramda. Rüzgarı tanımadan, maceraya yelken açanları izledikçe. Bu ikiliyle altı haftalık zorlu dönemeç aşılırsa bir ufak prim de benden diyeceğim ama o kadarına takatim yok. Sevincimle yetinsinler.
Ben kötü oynuyorlar dedikçe çocuklar yeniyorlar. Bu durum da benim çok hoşuma gidiyor. "Senin doyumun değil, bizim puanlarımız önemli" diyorlarsa lütfen devam etsinler. Ama ben yine de sürdüreceğim kötü oynuyorlar seslenişini. Belki ruhsal durumlarına iyi geliyordur bilinmez ki...

Zihinsel hazırlıklar önemli
Şaka bir yana ben eleştiriyorum, gazetem manşet çekiyor. "Altay mucizesi" diyerek. Manşet doğru da, içerikte de Altaylı futbolcuların başka bir fonda mı bekletiliyor bilinmez 11 maç başı alacağının ödenmediği vurgulanıyor. Ben bu çocukları 28 haftadır niye seviyorum okuyunca farkına vardım. Meğerse bu çocuklar "Gaziemir'de yatacak yer, antrenman yapacak alan, üstüne bir de kasları dolgun tutacak beslenme varsa biz üste fazlasını istemiyoruz. Bu halimizle bu takımın Süper Lig'e taşırız" demişler gibi. Forma aşkı, yüreğini koyarak oynamak gibi soyut hamaseti pek sevmem. Dokunabildiğim, kokusunu alabildiğim, farkına varabildiğim gözlenebilir olgular ilgi alanıma girer.
Çocuklar bakıyorum da, gerçekten çok zor altı hafta be. Önünüzde büyük bir olasılıkla geleceğin resmini tuval üstünde şekillendirecek iki sıkı dış saha maçı var. Bursaspor, Orduspor. Bana sorsanız ne düşündüğümü, sizi dolduruşa getirir, yanlış yönlendirebilirim. Oysa sizin ne düşündüğünüz "Zihinsel hazırlıklarınız" önemli. Farkındaysanız, antrenman, sıkı çalışma, doğru beslenip, doğru yaşamak gibi olmazsa olmaz koşullardan söz etmedim. Önünüzdeki zor koşulu önde bitirmenizi olanaklı kılacak zihinsel hazırlıklarınızdan söz ettim. Ayrıntıda kalan, çoğu zaman bir kenarda unutulan, önemsiz, işe yaramaz bir eşya gibidir, yarışma öncesi zihinsel çaba!..

Daha iyisini yapabilirsiniz
Bu bir tür, kendinle başbaşa kalıp geleceği biçimlendirme isteğidir. Ait olduğun yere katacağın değerin, sana düşen payını belirleme, kendini tanıma, kendi değerinin farkında olma, kendi geleceğini oluşturma çabasıdır zihinsel hazırlık. İnsanın böyle anları yaşama şansı sınırlıdır. . Fırsatları kullanma yöntemleridir geleceği saptayan. Eğer Bursaspor sizi gelip İzmir'de yenebiliyorsa, siz niye onları Bursa'da yenmeyesiniz. Bu soruya vereceğiniz yanıtla bir biçimde "ulaşmak istediğiniz adresi" de tarif etmiş olacaksınız. Ben sizin sıralamadaki yerinize aldırmadan son haftaya kadar oynadığınız futboldan dolayı eleştirdim. Daha iyisini yapabileceğinize inandığım için. Sizin ne denli düzgün, düzeyli dürüst adamlar olduğunuzu farkettiğim için.
Şimdi bana "Peki ağbi sen orda oturmuş, belki de bir duble rakınla yazıyorsun. Bizim neler yaşadığımızı biliyor musun" diyeceksiniz. Ve de haklı olacaksınız.
Biliyorum, o nedenle de sizi çok seviyorum.



egespor@milliyet.com.tr








EGE
Hırsızın merhametlisi!
Bu adamları seviyorum...
Emeklilik hakkında her şey
Dereler tekrar kokmaya başladı
Herkes dışarıda yaşam istiyor ama gidenler de geri dönüyor
Barınağın değerini bilelim





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet