Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan-Baykal karşılaştırması


Son günlerde yaygınlaşan terör olayları nedeniyle Meclis'te yapılan görüşmelerde liderleri dinledik.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ana muhalefet lideri Deniz Baykal'ın görüşleri karşılaştırıldığında ortaya şöyle bir tablo çıkıyor:
1- CHP lideri Deniz Baykal'ın "PKK-DTP-Kürt sorunu" konusunda kafası net.
2- Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ise, "Kürt sorunu vardır" söylemine beklediği karşılığı bulamadığı ve bu nedenle hayal kırıklığı içinde olduğu gözleniyor.
3- Baykal'ın, "Kürt sorunu"ndan ne kastettiği belli ama Başbakan'ın bir tanımı yok.
4- CHP lideri, 1990'lara oranla atılan adımların bireysel ve kültürel haklar açısından sorunun büyük ölçüde çözüldüğünü düşündüğü, ancak Başbakan Erdoğan'ın "daha fazla demokrasiyle çözülecek" söylemiyle ne kastettiği belirgin değil.

Baykal'ın çizgisi
CHP lideri, dün yaptığı konuşmalarda da CHP'nin bu konudaki çizgisini net biçimde ortaya koydu.
Baykal, terörün arkasında bir siyasi proje olduğunu, DTP'nin de bu projenin parçası ve temsilcisi konumunda bulunduğunu ifade ediyor. CHP lideri, PKK-DTP ekseninin bireysel, kültürel haklar peşinde olmadığını, nihai olarak Türkiye'nin bölünmesinin hedeflendiğini, bugünkü koşullarda en azından Türkiye'nin üniter yapısını bozmaya yönelik çabaların yoğunlaştığını vurguluyor.
Bunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine aykırı olduğunu, Atatürk'ün millet anlayışına ters düştüğünü ve kabul edilemeyeceğini de belirtiyor.
Bu düşünce çerçevesinde de Başbakan Erdoğan'ın, "Kürt sorunu vardır, daha fazla demokrasiyle çözülecektir" söylemini sorguluyor. "Madem daha fazla demokrasiyle çözülecek, o zaman getirin daha fazla demokrasiyi bu işi çözün" diyerek, Başbakan'ı sıkıştırıyor. Erdoğan'ı daha fazla demokrasiden ne kastettiğini açıklamaya zorluyor. Kazın ayağı öyle değil, demeye getiriyor.

Erdoğan'ın yaklaşımı
Başbakan Erdoğan, bu konuda yeni adımlar atacakmış izlenimi yaratarak, yeni bir söylem geliştirdi. "Kürt sorunu"nun varlığını ilan etti ve "daha fazla demokrasi" ile çözüleceği taahhüdünde bulundu.
Ancak bu söyleminin arkasında duramadı, çok kısa süre içinde, "Tek devlet, tek millet, tek bayrak" söylemine geri döndü. "Tek millet" söylemi, Başbakan'ın varlığını kabul ettiği, "Kürt sorunu"yla bağdaşmaz. Hele, Anayasa'da belirtildiği gibi tek milletten kastı, "Türk milleti" ise hiç bağdaşmaz.
Başbakan'ın bu yeni söylemine rağmen, Diyarbakır'da ilgi görmemesinin nedeni de budur. İmralı-Kandil Dağı ekseninde belirlenen ve siyasi alanda DTP ile ifade edilen, "Kürt sorunu" tek millet değil, iki millet tezine dayanır. Bu tezi savunanlar, Başbakan Erdoğan'ın söyleminin ne anlama geldiğini kendileri açısından test etmeye çalışmışlardır. Erdoğan'ın, "tek millet" söylemine vurgu yapmaya başlamasıyla beraber, durum değişmiştir.
Şimdi Başbakan Erdoğan, bu söyleminin istismar edildiğini savunuyor.
Ancak bütün bunların yerli yerine oturması için Başbakan Erdoğan'ın, "Kürt sorunu" nitelemesiyle ne kastettiğini, keza, "daha fazla demokrasi" ile de ne gibi adımlar atacağını açıklığa kavuşturması gerekir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hamas, PKK ve DTP
AKP ve hükümetin Hamas'la görüşmesini baştan ...
Çetin ALTAN
"Kalkınma", "ilkelliği" mi çıkarıyor su yüzüne?
Bendeniz, İstanbul nüfusunun 500 bini aşmadığ...
Melih AŞIK
Uzman bakışı...
Bahçeşehir Üniversitesi'nden stratejist ve te...
Fikret BİLA
Erdoğan-Baykal karşılaştırması
Son günlerde yaygınlaşan terör olayları neden...
Yılmaz ÇETİNER
Ne eylemcisi, terörist bunlar terörist!
Bizim kuşak, hatta daha sonraki kuşaklar bu o...
Güneri CIVAOĞLU
Kareler
Bir başarı filminden kareler... Hüsnü Özyeği...
Can Dündar
Apo'ya Milliyet'in hangi sayfaları verilmedi?
Güneydoğu efsaneler diyarı...
Hurşit GÜNEŞ
Finansbank'ın satışı: Yunanlılar Türkiye'ye güveniyor
Hüsnü Özyeğin'in sahibi olduğu Finansbank'ın ...
Doğan HEPER
Yarın çok geç olacak
'ÖNCE PKK, artık bölünme' dedik. Sonra, "Ben ...
Semih İDİZ
Davutoğlu: Yenilik değil, etkinlik arayışındayız
Son yazım üzerine Başbakan Erdoğan'ın dış pol...
Sami KOHEN
Amos Oz'u dinlerken...
AMOS Oz, eserleriyle Türkiye dahil, dünyaca t...
Hasan PULUR
Akan kan yerde, çalınan para cepte kalır...
CUMHURİYET'in 50. yılında Osmanlı Bankası'nın...
Meral TAMER
Hükümetin özel sektörle nükleer dansı
Dün sabah 07.00 haberleri için televizyonu aç...
Yaman TÖRÜNER
Kredi kartı faizleri ağlatıyor
Merkez Bankası kredi kartlarına uygulanacak a...
Güngör URAS
Ekonomi için ABD desteği önemli
ABD'nin desteği olmasa IMF Türkiye'ye bu kada...
Serpil YILMAZ
Malta'da iki tane Finansbank
Yunanistan'ın en büyük bankası National Bank ...
M. Ali BİRAND
AK Parti'nin ABD ile ilişkileri sarıya döndü...
Geçen hafta Washington'da yıllık Türk-Amerika...

© 2006 Milliyet