Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Davutoğlu: Yenilik değil, etkinlik arayışındayız


Son yazım üzerine Başbakan Erdoğan'ın dış politika başdanışmanlarından Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu aradı. Yazımda, Erdoğan'ın Hartum'daki Arap Birliği zirvesine "onur konuğu" olarak katılmasına atıfla, "AB'den soğuyan hükümet dış politikada yeni arayışa mı girdi?" sorusunu sormuştum.
Konu güncelliğini korumaya devam ediyor. Nitekim, "duayenimiz" Sami Kohen de dünkü yazısında "Dış politikada sapma mı var?" sorusunu sorma ihtiyacını duymuş. Dış politikada bir "yenilik arayışı"nın söz konusu olmadığını belirten Davutoğlu'nun söylediklerinden şöyle bir görüntü çıkıyor ortaya:
Türkiye bugün NATO, Avrupa Konseyi ve OECD gibi uluslararası kuruluşların aktif üyesidir. Bu arada, 2010 yılına dönük olarak BM Güvenlik Konseyi üyeliği için bastırıyor ve büyük olasılıkla da bu geçici üyeliği alacak.

ECO'nun kilit üyesi
Türkiye aynı zamanda, "Gelişen Ülkeler Grubu" D-20'nin üyesi ve "Gelişmiş Ülkeler Grubu" G-8'in gözlemci üyesidir. Bölgesel düzlemdeyse, Ortadoğu, Orta Asya, Güneydoğu Asya ve Kafkas ülkelerinden oluşan Ekonomik İşbirliği Örgütü ECO'nun kilit üyesidir.
Bu arada, "Afrika Devletler Örgütü" OAS'ye gözlemci olarak giren Türkiye, eski üyesi olduğu İslam Konferansı Örgütü'nün (İKÖ) Genel Sekreterliği'ni almış olmakla, bu örgütteki etkinliğini de kritik bir dönemde artırmıştır.
Öte yandan, AB üyeliğine aday olması, Türkiye'nin "medeniyetleri uzlaştırma potansiyelini" ortaya koymaktadır.

Çıkarlar örtüşüyor
Erdoğan'ın Arap Birliği zirvesine bir Türk başbakanı olarak ilk kez katılmasına bu sayılanlar göz ardı edilerek bakılacak olursa, bir "eksen kayması" izlenimi doğabilir. Ancak, "ağaçlardan" ziyade "ormana" bakılacak olursa, gerçek görüntü ortaya çıkar.
Öte yandan, Arap Birliği'yle yakın ilişkilerini geliştirmesi Türkiye'nin çıkarlarıyla örtüşmektedir. Örneğin, Arap ülkelerinin de Irak'ın dağılması ihtimaline endişeyle baktıkları düşünülürse, Türkiye'nin bu ülkelerle yakın işbirliği içinde olmasının mantığı görülür.
Davutoğlu, "İslam eksenli dış politika arayışı" spekülasyonlarına karşı bir hatırlatmada da bulundu. Arap Birliği'ne mensup ülkelerin yönetimlerinin ağırlıklı bölümünün İslami köktendincilikle aktif bir şekilde mücadele ettiklerini söyledi.

Eksen kayması yok
Bu arada, Davutoğlu'ndan olmasa da, başka üst düzeyli yetkililerden duyduğum bir argümana da işaret etmek isterim. Buna göre, "Şii İran"ın nükleer silahlara sahip olması olasılığı Sünni Arap rejimlerini de rahatsız ediyor.
Türkiye'nin de bu olasılıktan memnun olmadığını askeriyemizin üst kademesi zaten açıkça ifade ediyor. Hal böyle olunca, Türkiye'nin -İran'ın herhangi bir statüyle katılmadığı- Arap Birliği'yle ilişkilerini geliştirmesinin bir başka mantığı da ortaya çıkıyor.
Uzun lafın kısası, Davutoğlu ve diğer yetkililere göre Türkiye'nin dış politikasında bir "eksen kayması" yok. Ankara da dış politikada "yeni arayış" içinde değil, uluslararası örgütlerde "etkinlik artırma arayışında."

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Hamas, PKK ve DTP
AKP ve hükümetin Hamas'la görüşmesini baştan ...
Çetin ALTAN
"Kalkınma", "ilkelliği" mi çıkarıyor su yüzüne?
Bendeniz, İstanbul nüfusunun 500 bini aşmadığ...
Melih AŞIK
Uzman bakışı...
Bahçeşehir Üniversitesi'nden stratejist ve te...
Fikret BİLA
Erdoğan-Baykal karşılaştırması
Son günlerde yaygınlaşan terör olayları neden...
Yılmaz ÇETİNER
Ne eylemcisi, terörist bunlar terörist!
Bizim kuşak, hatta daha sonraki kuşaklar bu o...
Güneri CIVAOĞLU
Kareler
Bir başarı filminden kareler... Hüsnü Özyeği...
Can Dündar
Apo'ya Milliyet'in hangi sayfaları verilmedi?
Güneydoğu efsaneler diyarı...
Hurşit GÜNEŞ
Finansbank'ın satışı: Yunanlılar Türkiye'ye güveniyor
Hüsnü Özyeğin'in sahibi olduğu Finansbank'ın ...
Doğan HEPER
Yarın çok geç olacak
'ÖNCE PKK, artık bölünme' dedik. Sonra, "Ben ...
Semih İDİZ
Davutoğlu: Yenilik değil, etkinlik arayışındayız
Son yazım üzerine Başbakan Erdoğan'ın dış pol...
Sami KOHEN
Amos Oz'u dinlerken...
AMOS Oz, eserleriyle Türkiye dahil, dünyaca t...
Hasan PULUR
Akan kan yerde, çalınan para cepte kalır...
CUMHURİYET'in 50. yılında Osmanlı Bankası'nın...
Meral TAMER
Hükümetin özel sektörle nükleer dansı
Dün sabah 07.00 haberleri için televizyonu aç...
Yaman TÖRÜNER
Kredi kartı faizleri ağlatıyor
Merkez Bankası kredi kartlarına uygulanacak a...
Güngör URAS
Ekonomi için ABD desteği önemli
ABD'nin desteği olmasa IMF Türkiye'ye bu kada...
Serpil YILMAZ
Malta'da iki tane Finansbank
Yunanistan'ın en büyük bankası National Bank ...
M. Ali BİRAND
AK Parti'nin ABD ile ilişkileri sarıya döndü...
Geçen hafta Washington'da yıllık Türk-Amerika...

© 2006 Milliyet