Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beşiktaş'ın unuttukları


Futbol ne için oynanır?.. Gol atmak için. Gol nasıl atılır? İki türlü. Birincisi Malatyasporlu Evren'in Beşiktaş kalesinin 40 metre uzağında ayağına 'cuk' oturan topun fizik ve matematik kurallarını zorlayan falsoyla sol direk yerine sağ direğe yönelmesi ve yılların tecrübeli kalecisi Cordoba'ya Mohikan dansı yaptırarak kaleye girmesi gibi.
İkincisi; takımdaki ahenk ve zamanlama boyutlu organizasyon ile.
Yani Silifke folklor ekibi gibi olacak takım. Herkes nerede duracağını, nereye koşacağını, son hareketi kime doğru yapacağını bilecek. Salise sekmeyecek ki, başladığı gibi mutlu sonla bitsin gol hedefli bir akın.
Tıpkı Beşiktaş'ın beceremediği gibi.
Özellikle maçın ilk yarısında, taşıdığı suyu evin kapısına döken sakar köy gelinleri gibiydi Beşiktaş. Defans ve orta sahasını tek blok haline getirmiş Malatyaspor'un biraz da önde oynamasından yararlanıp sık sık defans arkasına sarkıyor, lakin ya Bobo ağır kalıyor, ya son adam topla buluşamıyor, ya da kale yerine defansı nişanlıyorlardı.

Nafile beklentiler
Artık ligin bu saatinde kimseden futbol harikaları beklemiyorduk ama hedefi üçüncülüğe kadar indirmiş Beşiktaş'tan komple bir akın beklemek çok muydu acaba?
Bu duruma çeşitli bahaneler bulunabilirdi elbet. Örneğin Tümer'in beşinci dakikada sakatlanıp yerini Okan'a bırakması, Malatya'nın orta saha presi, şans, talih falan.
Bir adam. Sadece bir adam "biraz" işler hale getiriyordu Beşiktaş'ı ikinci yarıda.
57. dakikada İbrahim Üzülmez çıkıp Sergen girdiğinde, bütün yeteneğini orta sahadaki çalımlarla körelten Ahmed Hassan bu sefer sola sürülüyor, yine de Sergen'in ikinci kornerinde önünde boş kale ayağında topla kalıyordu.
Galiba bu gol aldatıyordu Beşiktaş'ı. Devamı gelir sananların başında Tigana da vardı ve takımın yarısı gol ararken ceza sahasına giren Malatya ancak penaltı ile durdurulabiliyordu.
Malatyaspor'un da gol atmak isteyebileceğini unutmuştu Beşiktaş.
Daha neleri unutmamıştı ki.
Gol atmaktan futbol oynamaya kadar geniş bir yelpaze. Uyum, sürat, teknik.
Gökhan'ın 90. dakikadaki golü olmasa ve Malatyaspor galip geleceğine inanmış olsa, başka türlü tartışılırdı Beşiktaş bu hafta.

eguven@milliyet.com.tr



SPOR
İnönü mahkumları: 2-2
Federasyona öfke
Müthiş ikili!
UEFA kapışması
Ankara'dan büyük vurgun: 3-0
CAS'a gitmesek ne olur?
Zirve tutkunları
Fener coştu: 84-65
At koşacak, baht kazanacak
Son söz Kartal'ın: 3-2
Yıldıray Baştürk'ten asist
Haber turu...
Kartal'ın şefkati
Beşiktaş'ın unuttukları
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Atilla GÖKÇE
Kartal'ın şefkati
Tigana'nın korktuğu başına geldi. Fransız tek...
Ercan GÜVEN
Beşiktaş'ın unuttukları
Futbol ne için oynanır?.. Gol atmak için. Gol...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet