|
Hâlâ verginin peşinde koşanlar...
ŞU bizim "Güngör Urasgiller" bir türlü alışamadı gitti; hâlâ verginin peşinde koşuyor.
Geçen günkü yazısının başlığına bakar mısınız?
"Anlı şanlı isimler, vergi listesinde yok!"muş...
Yok olacaklardı. Ya da olmaları mı gerekiyordu? Hem bundan size ne?
Bir de şu laflara bakın:
"Futbol kulüplerine milyar dolarlık katkıda bulunan yöneticilerin, özelleştirmede satışa çıkarılan kamu tesislerinin açık artırmasında cömertçe dolarları savuranların, anlı şanlı müteahhitlerin listede yer almamasına ne denebilir? Bilemiyorum."
***
BİLEMİYORMUŞ!
"Bilmediği beş vakit namaz, onu da bilir kılmaz!" derler.
Neredeyse, adamların üzerine Maliyecileri salıp "Neredesiniz yahu!" diye yakalarına yapıştıracak.
Neredeler öyle mi?
***
ATATÜRK, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'ten sonra Mersin'e gider. Halkla konuşurken, Mersin'e göre hayli büyük olan binaların sahiplerini sorar:
"Bu kimin?"
"Falanın!"
"Ya bu?"
"Filanın!"
"Bunu kim yaptırdı?"
"Feşmekân!"
Herkes yabancı kökenli ya da Beyrut'tan gelenlerdir.
Atatürk kaşlarını çatar:
"Peki, onlar bunları yaparken siz neredeydiniz?"
Halktan biri karşılık verir:
"Paşam, biz de Yemen'de askerdik!"
Anlatabildik mi?
***
HEMŞİN imamı ile biri tarla anlaşmazlığına düşerler, adam Trabzon Valisi Kadri Paşa'ya telgraf çeker:
"Bu imam, kırk senedir izinsiz cuma namazı kıldırıyor, hutbe veriyor!"
Kadri Paşa, telgrafa cevap verir:
"Öyle avanak cemaat bulursan, seksen sene de sen kıldır!"
Anladınız değil mi?
"Güngör Urasgiller"in anlamadığı bu...
***
KÛFE'LİNİN devesinin başına gelenleri bilir misiniz?
Hazreti Ali Kûfe'deymiş, Muaviye de Şam'da vali. Araları bozuk. Kûfe'linin biri devesiyle Şam'a gelmiş, sokakta dolaşırken biri deveye sahip çıkmış:
"Bu deve benim!"
Senindir, benimdir; kavga büyümüş. Vali Muaviye'ye çıkmışlar. Muaviye, deveye sahip çıkan Şamlıya sormuş:
"Bu dişi deve kimindir?"
"Benimdir!"
Muaviye halka dönmüş:
"Bu dişi deve kimindir?"
"Bu dişi deve Şamlınındır!"
Muaviye hükmünü vermiş:
"Dişi deve Şamlınındır."
Kûfe'li yırtınıyormuş, "Ben de konuşayım!" diye. Susturmuşlar, konuşturmamışlar.
***
KARARDAN sonra Muaviye, Kûfe'liyi yanına çağırmış:
"Bana bak, sen de, ben de biliyoruz ki bu deve dişi değil, erkektir ve de senindir. Ama Kûfe'ye dönünce Ali'ye git, de ki, Şamlılar, devenin cinsiyetine değil, Muaviye'nin sözüne inanıyorlar!"
Bunu da mı anlamadınız?
Kûfe'li misiniz, nesiniz?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|