|
 |
|
|
45 günlük bir turizm hareketi Ege'ye bir şey kazandırmaz
Satır Arası / Deniz Sipahi
Yurtdışından konuştuğumuz dostlarımızdan çok iyi haberler gelmiyor.
Yıllardır Türkiye'ye binlerce turist gönderen tur operatörleri, bu yıl turizm rakamlarında yüzde 20 ila 30 arasında bir düşüş olacağını söylüyorlar.
Geçenlerde uluslararası yatırım bankası Deutsche Bank biliyorsunuz cari işlemler açığı tahminini yükseltti.
Bu yılın ocak ve şubat ayı turist girişlerinin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.4 oranında düşüş gösterdiğinin belirtilen analizde, muhtemel düşüş senaryosuna göre bazı radikal önlemler alınmasını öneriyordu.
Turizm deyince aklımıza Antalya geldiği için de, bu bölgeden bazı çarpıcı rakamlar vereyim.
Sadece Mart ayı dikkate alındığında düşüş yüzde 45'e ulaşmış durumda. Geçen yıl aynı dönemde Antalya'ya 310 bin 816 turist gelmişken, bu yıl turist sayısı 170 bin 393'e inmiş.
Bunda birçok konu başlığının etken olduğu söyleniyor.
Turizm hacminin dört yıl üst üste arttığı ülkelerde, beşinci ve altıncı yıllarda belirgin bir düşüşün yaşanması normal karşılanıyor.
Ancak Türkiye'deki rakamlar normal kabul edilenin iki katı oranında.
Sektör temsilcilerinin ve hükümetin bu gidişatı iyi okuması gerekiyor.
Ege Bölgesi'ne gelince birkaç yıldır doluluk oranlarını arttırmayı başaran kıyılarımız için de aynı tehlike geçerli.
Ancak Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Marmaris'in turizmi on iki aya yayabilecek programları hayata sokması gerekiyor.
Özellikle Çeşme'de sıcak sezon kırk beş güne sıkışmış durumda.
Böylesine kısa bir sezonu olan bir yerde de doğru düzgün bir turizm hareketinden söz etmek mümkün değil.
Geçen hafta sonu Çeşme'deydim.
O güzelim havaya rağmen sokaklar bomboştu.
Biz yabancı turist kadar yerli turistin de ilgisini çekecek destinasyonlar ve özel programlar yaratmalıyız.
Elbette fiyatlarda adaletli davranarak.
Yabancıların üç kuruşa kaldığı otellerde yerliler yurtdışından daha fazla ücrete kalıyorsa bir yerlerde yanlış var demektir.
Ege kıyılarını bu yaz zor günler bekliyor.
Bizden söylemesi...
İzmir'in emniyeti neden vekaletle yönetiliyor?
Türkiye'nin üçüncü büyük kenti İzmir, yetmiş gündür Emniyet Müdür vekili tarafından yönetiliyor.
Yönetilemez mi, elbette yönetilir.
Çok eminim ki; İzmir'in her sokağını bilen ve yaklaşık beş yıldır bu kentin asayişini kontrol eden bir kişi olan Kemal Parmaksız görevini eksiksiz yapıyordur.
Türkiye, birkaç aydır sıkıntılı günler geçiriyor. Güvenlik gündemin birinci maddesine oturmuşken, bazı atamaların süratle ve zaman kaybetmeden yapılması gerekiyor.
Parmaksız, başarılı bulunuyorsa bence en kısa sürede ataması yapılmalı.
İlla da valiler, emniyet müdürleri kararnamesini bekleyip İzmir'in değişikliğini araya sıkıştırmak gerekmez.
Hem İzmir'i tanıyan bir kişinin göreve gelmesi, belki de çok daha kısa sürede bazı problemlerin çözümünü de getirir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|