|
 |
|
|
Izgara tarak ve kalamarı etkileyici
Cibalikapı Balıkçısı oldukça başarılı bir meyhane. Diğer meyhanelerden farklı olarak balığın kalitesine ve tazeliğine önem veriyorlar. Ancak benim asıl hoşuma giden burada yediğim soğuk ve sıcak mezelerin orijinalliği ve kalite düzeyi
vmilorster@gmail.com
Yıllar geçtikçe benim mi ağız tadım değişti, yoksa meyhaneler mi? Üniversite yıllarında Nevizade ve Asmalımescit deyince aklıma leziz mezelerin dışında gerek garsonları gerek müşterileri açısından son derece otantik bir meyhane kültürü gelirdi. Evet, belki ülkemizde İtalya'da olduğu gibi aşırı rasyonelleşmeye tepki duyup geleneksel lezzet ve kültürel değerlere sahip çıkan bir "slow food" ("iyi yemek için yaşa" diye çevirmek daha doğru galiba) akımı gelişmedi ama meyhane kültürü, özünde kürekleri aheste aheste çekip tatlı bir sohbet eşliğinde özene bezene hazırlanmış taze mezeleri aceleye getirmeden ve rakı eşliğinde tadını çıkararak yemeye dayanırdı.
Şimdilerde ise durum genelde içler acısı. Birçok meyhane kendine özgü sıcak ve soğuk mezeleri hazırlamayı bıraktı, iş kopyacılığa dönüştü ve standartlaştı. Maalesef ortanın epey altında bir standartlaşma bu. Mezeler özensiz hazırlanıyor, malzemeler ucuz ve sıradan, peynirler kötü, sebzeler ve salatalar tazeliğini kaybetmiş, lakerdalar felaket, balıklar fazla pişmiş ve kurumuş... Bütün bunların ötesinde sizi bir an önce defedip masayı döndürmeye çalışan bir zihniyet, turiste açılalım derken bayağılaşma ve kötünün kötüsü bangır bangır bir sözümona klasik Türk müziği, ağız tadıyla içki içmeyi bilmeyen, sarhoş olup bağırıp çağıran ve birbirleri yerine cep telefonları ile konuşan bir müşteri kitlesi. Acaba abartıyor muyum?
Kaya koruğu ve börülce
Genelde durum bu olunca iyi bir meyhane bulunca çocuk gibi seviniyor insan. Balat'taki Cibalikapı Balıkçısı diğerlerinden farklı olmaya çalışan, oldukça başarılı bir meyhane. Diğer meyhanelerden farklı olarak balığın kalitesine ve tazeliğine önem veriyorlar. İşin doğrusu, meyhaneler tabii ki kalkan, lüfer, kılıç, kaya barbunu gibi "lüks" balıkların yenileceği yerler değil. Aksi takdirde fiyatları makul bir düzeyde tutmaları zor. Ama balıkların taze olmasını ve kıvamında pişirilmesini onlardan beklemek de bizim hakkımız.
Cibalikapı Balıkçısı'nda tekir oldukça iyiydi. Sarıkanat ise son derece taze ve kıvamında ızgara edilmiş olduğu için bize lüferi aratmadı. Lüks lokantalarda buzluktan çıkmış lüferin porsiyonunu 40 ile 50 YTL arası yemektense bu tazelikte bir sarıkanatı uygun bir fiyata yemek tabii ki daha tatmin edici.
Ancak benim asıl hoşuma giden burada yediğim soğuk ve sıcak mezelerin orijinalliği ve kalite düzeyi.
Soğuk mezeler daha çok Ege'den esinlenmiş ve bir Doğa Balık'taki (Cihangir) çeşitlilik olmasa bile olan mezelerin kalitesi iyi ve ayrıca rakı ile iyi uyum sağlıyorlar. Mesela kıtır kaya koruğu ve sarmısaklı deniz börülcesi. Ayrıca hafif acımsı ve koyu yeşil yapraklı cibez. Ancak itiraf edeyim, ben acımsı otları ve yeşillikleri çok severim. Kaliteli zeytinyağı ve sarmısak sosu ile bu tip mezeler rakıya çok iyi eşlik ediyor. Bunların dışında Cibalikapı'daki lakerda başarılıydı. Girit ezmesi dedikleri peynirli ve cevizli ezme vasatın üzerinde ve marulda hazırladıkları levrek dolma kullanılan levrek yavan olsa bile (herhalde yetiştirme) kavramsal açıdan ilginç.
Müşteriye saygılı bir hava
Soğukların dışında beni asıl etkileyen tadına baktığımız iki sıcak meze oldu. Izgara tarak ve bütün halinde ızgara edilmiş kalamar. Taze kalamar bulmak zaten bir dert, bulursanız da kıvamında pişirilmiş olmasını garanti edemiyorsunuz. Diyebilirim ki Cibalikapı'daki kalamar bir senedir yediğim en iyi kalamardı. Hafif tuzlanmış, içi sulu, yumuşak ama pelte gibi de değil, kömür ızgarasının izi olan hafif tütsülenmiş tat tam ölçüsünde kalmış ve mangalın çok sıcak ve temiz olduğu sonuçtan anlaşılıyor.
Tarak ise birçok lokantanın yaptığı gibi dışarıdan ithal edilen tatsız tuzsuz iri taraklardan değil. Saroz körfezinden gelen ve benim bazen Balık Pazarı'ndaki Reşat beyin balıkçısında bulduğum küçük taraklar. Ben şahsen bu küçük tarakları bu kadar taze bulunca çiğ yeme taraftarıyım.
Cibalikapı'da bu son derece leziz taraklar kabukları içinde ızgara edilmişti. Belki beş-on saniye daha az ızgara edilseler daha iyi olacaktı çünkü bu minnacık taraklar son derece narin. Ayrıca kabukları ile birlikte ızgara ederken İtalya'da, mesela Venedik'te, yaptıkları gibi az zeytinyağı, sarmısak ve rendelenmiş maydanoz ve biraz kaya tuzu serpiştirilebilir üzerlerine. Ama bunlar olmasa bile Cibalikapı'da tarakların kurumamasına özen gösterilmişti.
Yemek dışında kalan detaylar da Cibalikapı'yı ciddi meyhaneler arasına sokuyor. Dekor hafif salaş ve birazcık abartılı olsa bile (tavandaki balıkçı ağları) genelde sıcak ve sevimli. Müzik buraya uygun ve dost sohbetini katletmiyor. Genelde müşteriye saygılı bir hava hakim. Yarım şişe rakı ve bir şişe Çankaya ile birlikte çift başına hesap 120 YTL tutuyor.
Tel: (0212) 533 28 46
EĞERLENDİRME: * * * *
YILDIZLAR
Değerlendirme yapılırken, sadece ve sadece yemeğin kalitesi notlanıyor.
Mekanlar bir ile beş yıldız arası değerlendiriliyor.
* Kötü
** Vasat
*** İyi
**** Çok iyi
***** Türünün en iyisi
"Et-kebapta en iyi"
Umami Restoran, Time Out dergisinin her yıl düzenlediği Yeme İçme Ödülleri'nde kebapseverlerin oyları ile 2005'in "En İyi Et-Kebap Restoranı" seçildi. Restoran geleneksel kebap yemeklerine ek olarak Adana yöresinin ev yemeklerine de mönüsünde yer veriyor.
Terasta İtalyan yemekleri
Adalar manzaralı Moda Teras nisan ayı boyunca sadece manzara ve teras keyfi değil İtalyan yemekleri lezzeti de yaşatacak. Bu ay boyunca her gün üç farklı İtalyan yemeği sunulacak, bunlara odun fırınında yapılan İtalyan pizzaları ve ekmekleri eşlik edecek. Moda Teras'ta pazar günleri brunch da veriliyor.
|
|
|

|