|
 |
|
|
Side bu mevsimde çok güzel
Bir arkadaşıma "Side'yi nasıl bilirsin?" dedim, hiç düşünmeden "Şirin, güzel ama fazla satıcılı, dükkanlı ve kalabalık" dedi. Sanki tam da benim hislerime tercüman oldu bu sözleriyle. Antik şehirle 2006 yılının karışımı çok güzel, doğa çok güzel ama Apollon Tapınağı'nın sütunlarının altında çığırtkan sokak satıcılarına şahit olmak da bir o kadar acı
fturkmenoglu@milliyet.com.tr
Side bu sefer gözüme daha güzel göründü aslında. Sanki bir yılda daha bir yeşillenmiş, bir sürü çirkin yapı sanki şöyle bir toparlanmış...
Turist kalabalığı bu mevsimde bile yükünü almış. O kadar çok tatil köyü ve paket tur seçeneği var ki, bazen "gelmemek günah"!
Yeni ve eski şehir iç içe
Side'de en çok sevdiğim şey, antik kalıntılarla bugünkü şehrin iç içe geçmiş olması. Biraz da en sevmediğim... Tiyatro da, müze de, Apollon Tapınağı da hep yürüme mesafesinde. Pazarı canlı ve güzel ama bazen ayarı kaçıyor, fazla canlı olup insanı bezdirebiliyor. Yine de
72 milletin ve dilin aynı caddede erimesi hoş bir atmosfer yaratıyor.
Büyük aşk burada yaşandı
Rivayet o ki, Side eski dillerde "nar" anlamına gelirmiş. Antik dönemlerde şaşaalı zamanları olmuş. Zengin bir ticaret kenti, Roma döneminde de büyük bir köle pazarıymış. Kleopatra ve Antonius'un buluştuğu şehirlerden biri olduğunu yazıyor bazı kaynaklar.
Side'nin antik kalıntılarında çok rahat bir gün geçiyor. Şehrin hemen girişindeki Roma döneminden kalma su kemerleri muhteşem. 20-25 bin kişiyi alabilen tiyatro hâlâ kullanılıyor. Side Müzesi ve bahçede sergilenen lahitler son derece ilgi çekici. "Üç güzeller" birinin adı Thalia, kızımın adı olduğu için- benim en çok beğendiğim oldu. Sahildeki Apollon Tapınağı, MS 2'nci yüzyılda yapılmış. Tapınak, denizlerin ve limanların koruyucusu olan Apollon ile Athena'ya adanmış. Özellikle tapınağın seyredildiği kafelerin birinde güneşten kızarmış bir tenle oturup oturup akşam içkisi içmenin keyfi anlatılamaz...
Yerli turist sayısı artıyor
Beş yıldızlı tatil köyleri iç piyasaya da aynı fiyatları vermeye başladığından beri yerli turist daha fazla gelir olmuş. Öteden beri Almanların, Hollandalıların çok sevdiği bir yer. Sahili ve kafeleri, özellikle akşamüstleri çok canlı. Bu canlılığa eşlik eden ise Side'nin mükemmel Güneş batışları .
"Trafik kötü, doğa iyi"
Side'de yaşayan birçok Alman ve Hollandalıya rastladım. 50 yaşlarındaki Hollandalı Johanna ile uzun uzun sohbet ettik. "Kim bilir ne zamana kadar" Side'ye kapak atmış, kuşları seyrederek günlerini geçirebilen bir gezgindi. "Burada trafik felaket, kimse kurallara uymuyor ama doğaya baksana, ben bakıyorum ve dinliyorum" dedi vedalaşırken.
Bu kez, daha İstanbul'da yağmur, çamur, kalabalık otobanlar varken; Side'de iki gün yazı yaşadım. Bu mevsim çok güzel. Side nisan ayında çok güzel...
Nasıl gidilir?
Antalya'ya aşağı yukarı 80 km. mesafede. İstanbul'dan en rahat ulaşım, hele bilet fiyatları bu kadar düşmüşken, Antalya'ya uçmak. Garajlardan Side otobüsleri kalkıyor. Çevre gezileri için çok rahat minibüs veya otobüs bulabilirsiniz ama bu mevsimde oto kiralama şirketlerinin de ciddi kampanyalar yaptıklarını hatırlatırım.
Ne yapılır?
Side Belediyesi traktörlerin arkasına takılan römorklarla bir tür toplu taşıma gerçekleştiriyor. Çok eğlenceli, binmeden gelmeyin.
Side Müzesi, antik tiyatro ve Apollon Tapınağı mükemmel.
Kurşunlu ve Manavgat şelaleri çok yakın. Manavgat 5 km. mesafede. Güzel bir çay içip keyif yapmak için mutlaka gidin.
Sorgun ve Titreyengöl sahilleri mükemmel, tabii beş yıldızlı tesislerden arta kalan yerlerde...
Rafting yapmayı düşünürseniz, adres Köprüçay Kanyonu. Ben yapmadım ama deneyenler anlata anlata bitiremiyor.
Nerede kalınır?
Side bir beş yıldızlı otel cenneti. Ben merkezden epey uzak yeni bir tesiste kaldım: Andisia Hotel. Bir haftalık tam pansiyon fiyatı 119 avro! Rezervasyon için www.tatilsepeti.com'a girebilirsiniz.
Daha küçük bir otel isterseniz, çarşı çevresinde birçok küçük otel ve pansiyon var.
Otel Sevil: İki kişi kahvaltı dahil 45 avro. Tel: (0242) 753 31 86
Side Otel: İki kişi yarım pansiyon 70 YTL. Tel: (0242) 753 38 24
Ne yenir?
Tatil köylerinden hiç bahsetmiyorum, hepsinin mutfağı kendine göre iyi. Ben pek açık büfe insanı değilim. Çarşı içinde lavaşa sarılmış döner dürüm yedim, çok lezzetliydi. Ayranla birlikte 5 YTL. Bir de sahildeki bütün kafelerde oturdum, bazılarında atıştırdım, hepsi de iyi ve fiyatlar çok makul. Kola, portakal suyu ve kahve 2 YTL, su 1 YTL. Özellikle Liman Bar'ı tavsiye ederim.
|
|
|

|