Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Nisan 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Ali Babacan aranıyor (!)


Geçen hafta Atina'daydım. İngiliz Economist Unit'in, yıllık ve artık gelenekselleşmiş konferansına katıldım. Konuşmacı olarak davetliydim. Konum "Türkiye'de ne oluyor?" idi.

Bu, dört günlük bir konferans. Hergün başka konuya ayrılıyor, bir tam gün de Türkiye-AB-Yunanistan-Kıbrıs ilişkileri tartışılıyor. Katılım, genelde üst düzey Avrupalı bürokratlar, iş adamları ve Yunan iş ve siyaset çevrelerinden oluyor.

Bu yıl, geleceklerini bildirmelerine rağmen son dakikada vazgeçen TUSİAD başkanı Ömer Sabancı ve Başmüzakereci Ali Babacan , Türk katılımını cılızlaştırdı. Kürşad Tüzmen vardı, ancak tek başına kaldı.

Sadece bu konferans çerçevesinde değil, Brüksel bürokrasisinden tutun, Ankara kordiplomatiği ve üye ülke başkentlerinden en çok karşı karşıya kaldığım soru "Ali Babacan nerede?" oluyor.

Başmüzakereci atandığı ilk aylarda çok daha farklı idi. Sonra kayboldu. Sanki bu işi sevmemiş gibi bir hali var. Belki yanlış; ancak genel izlenim bu şekilde. Ne Brüksel'e gidiyor, ne üye ülkelerle teması var. AB Komisyonu ile temasındaki bir iki görüşmenin ötesine geçememiş birkaç konuşma, bir kaç AB konulu açılışın dışında, Babacan namevcut (!)

Benden söylemesi. Babacan'ın başarılı olmasını en çok isteyenlerin başında geldiğim için, bu uyarıyı yapmak istiyorum.

Şikayetler giderek artıyor.

Herhalde bir bildiği vardır. Ancak, Babacan'ın bildiği ne ise, şimdiye kadar hiçbir Başmüzakereci'nin uygulamadığı bir metod kullanıyor.

Konferansta temel iki konu üzerinde duruldu.

GÜNEYDOĞU'DA NE OLUYOR?

İlk soru dizisi, Güneydoğu'daki yeni ayaklanma ile ilgili. Böyle bir durumdan Yunanistan'da da, Avrupa'da da çok memnun olanlar var tabii. Bu kesimin dışında kalanlar en çok "neden şimdi" sorusunu soruyorlar.

PKK bir zamanlar Avrupa Birliğini avantaj olarak görürdü. AB sayesinde demokratik haklarına daha geniş şekilde ve daha çabuk kavuşacağına inanırdı. Son aylarda bu yaklaşımın değişmeye başladığı gözleniyor. PKK'nın, AB nedeniyle bölgedeki hayatın kendi tahminlerinden de hızla normalleştiğini görünce giderek marjinalleştiği ve engellemek için de harekete geçtiğine dikkat çekiliyor. Bunda gerçek payı var.

AB HEYECANI BİTTİ Mİ?

Konferansta muhatap olduğum ikinci soru da, AK Parti hükümetinin AB ilişkilerine soğuk yaklaşımıyla ilgiliydi. Elde somut bir veri olmamasına rağmen, AB'ye yönelik eski heyecanın kalmadığı, Babacan'ın bir türlü kolları sıvamadığı, yeni hiçbir reformun gerçekleştirilemediği, IMF'ten eleştirilerin arttığı gibi gerekçeler gösterilip "Erdoğan hükümeti yön mü değiştiriyor? Seçim öncesi farklı bir yaklaşım mı benimsiyor?" soruları soruluyor.

Eğer bu sorular soruluyorsa, Erdoğan hükümeti böyle bir izlenim veriyor demektir. "Bu adamlar bizi anlamıyor" diye görmezden gelinmemeli. Nedenleri araştırılmalı ve yanlış ise, bu izlenimi değiştirmenin yolları aranmalı. Eğer izlenimler doğru ise, tabii yapılacak bir şey yok, demektir.

ATİNA, KRİZ YARATMAK İSTEMİYOR

Atina'da ilginç bir hava esiyor.

Eski alışkanlıkla "Türkiye Ege hava sahasını ihlal ediyor... Patrikhaneye kötü muamele ediyor... Kıbrıs'ta sözünde durmuyor" diye kriz havası yaratmak isteyenler de var, Finansbank-NBG ortaklığı şokuyla (olumlu yönde) ne diyeceğini bilemeyenler de...

Yunanlılar aslında, Kıbrıs sorununu pek umursamıyorlar. Kıbrıs'ı AB'ye soktuktan sonra bu işlerden ellerini yıkayıp çekilmişler, ancak yine de moral desteklerini sürdürüyorlar. Bu destek ise, Türkiye ile krize gidilmesi anlamına gelmiyor.

Atina, Türkiye'ye karşı sesini yükseltiyor, ancak kriz istemiyor. Hele Türkiye'yi, AB'den soğutacak adımlardan özellikle kaçınıyor.

Özetle, AK Parti'nin ilk iki yılındaki alkış ve destek bitmiş, yerini "nereye gidiyor?" soruları almış. Galiba bu sorular da , 2007 seçimleri sonuna kadar devam edecek...

* * *

DALAŞMAYIN ÇÖZÜM ÜRETİN

Kürt sorununu böyle mi çözeceğiz?

Türkiye'nin en önemli sorunu böyle mi tartışılacak?

Muhalefet lideri ile Başbakan arasındaki söz düellosunu izliyorsunuzdur. Baykal, herşeye karşı çıkıyor. Başbakan altta kalmamak için ağzına geleni söylüyor. Anlamsız, son derece kısır bir kavga.

Biz buna layık değiliz.

Erdoğan ile Baykal'ın bir araya gelip ortak çözüm üretme çabasına girmelerini bekliyoruz. Sen-Ben kavgası yerine, içine düşülen bu durumdan nasıl kurtulunabilineceğini görüşmelerini istiyoruz.

Deniz Baykal, Erdoğan ne yapsa, ne dese karşı çıkıyor. Mantıklı adımları dahi yerden yere vuruyor. Başbakan, CHP'ye elini uzatmıyor.

Her iki liderin bilmesi gereken, kamuoyu bu dalaşmalardan memnun değil. Toplum, siyasi partilerin bu konuda ortak bir yaklaşım ortaya koymalarını istiyor.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Gül ve bomba
PEYGAMBER Hz. Muhammed'in kameri takvime göre...
Melih AŞIK
Delikten aşağı
Öyle sıradan adamlar değil... Biri AKP'nin sa...
Fikret BİLA
Terör tırmanırken parti gözlüğü takılmaz
Terör tırmanıyor. Şehit cenazeleri sıklaştı. ...
Hasan CEMAL
Başkentte siyasetin kafası karışık!
Başkentte siyasetin kafası karışık, net değil...
Güneri CIVAOĞLU
Uğursuz oyun
ABD ile AKP arasından kara kedi geçti. Bu sür...
Can Dündar
IRA ve ETA nasıl silah bıraktı?
Avrupa'nın terörden en çok çekmiş iki ülkesin...
Abbas GÜÇLÜ
AKP ile sönen üniversite hayalleri!
AKP kurmayları "Alternatifimiz yok" diyedursu...
Hurşit GÜNEŞ
Çığ gibi yabancı sermaye gelecek
Dünkü Milliyet'te eski bir öğrencim olan Özgü...
Meral TAMER
Siemens hem nükleerde var, hem kayıp - kaçağı önlemede
Nükleer enerji, AKP Hükümeti'nin bugünlerde a...
Güngör URAS
Merkez'e başkan bulmak 'zor imiş'
Biz bu hükümetin Merkez Bankası'na başkan ada...
Serpil YILMAZ
Ege Metal'in musluğu kesildi mi?
Erol Evcil'in işletmesini devraldığı Ege Meta...
M. Ali BİRAND
Ali Babacan aranıyor (!)
Geçen hafta Atina'daydım. İngiliz Economist U...

© 2006 Milliyet