Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İmal buz mu?


Washington'dan Ankara'ya soğuk dalgasının "meteo" dosyasını son sayfasından değil, ilk sayfalarından okumak gerek...
1 Mart tezkere krizinden daha "derin kriz" ikinci tezkerenin Meclis'te kabul edilmiş olmasıdır. Bu konuda dinlediklerimi ilgili ve yetkililerden "doğrulatmak" mümkün değil. Yalanlanma olasılığı büyük.
Ama... Mantığı öylesine sağlam ki, yalanlamaları "kalp para" gibi siyasette "geçersiz" hale dönüştürebilir.
Anlatayım... 1 Mart tezkeresinin reddi beklenmiyordu, ABD'de soğuk duş etkisi yaptı.
AKP tarafı, suçu CHP'ye yıktı.
Ancak... İkinci kez tezkere oylaması sağlam kazığa bağlanabilirdi.
Bu süreçte lobi etkinlikleri yaşandı.
..............................
Örneğin... CHP Genel Başkanı Baykal ile bir görüşme yapılarak "CHP grubunun oylamada serbest bırakılması" sağlanmış olamaz mı?
Elbette "ABD'liler tarafından sağlanmıştır" demiyorum. Bunun altını çizeyim.
AKP grubunda da iş çok daha sıkı tutulacaktı. Öyle de oldu.
Buna karşılık... Bazı yol kazaları gene aynı süreçte çok güç önlendi.
Sözgelişi... AKP'li bir bakan, Osmanlı döneminden sonra Irak'ın Türkiye'ye ödeme konusunda yan çizdiği tüm alacaklarını, ABD'nin Irak harekâtını tamamladıktan sonra, Türkiye'ye ödemesini istemiş olamaz mı?
Ya bu miktar "90 milyar dolar" idiyse... Ve ABD Büyükelçiliği'ndekiler bedenlerine elektrik verilmişçesine çarpılmışlarsa... Aracılarla böyle -onlara göre- ciddiyet dışı isteklerin dile getirilmemesi istenmişse... Herkesin bildiği kredi ya da bağış olarak makul rakam seçeneklerine öyle varılmışsa!..
...............................
Ve...
İkinci oylamaya sadece birkaç gün kala ABD tarafının Ankara'ya "Irak'a Türkiye üzerinden yani Kuzey'den girmek kararından vazgeçildiği bildirilmişse... Bunca lobi ve beklentinin havada kaldığı anlaşılmış olmasına rağmen ikinci tezkere oylanmışsa?.."
Gerçekten de Türkiye'nin ABD'ye kendi sınırlarından Irak'a geçiş olanağı tanıyan tezkereyi kabul etmesine karşın ABD, Güney'den girmedi mi?
O halde hâlâ sorun "tezkere" miydi?
Bu arada Ankara, Washington'a "Hani uzlaştığımız konular vardı?" diye sorular sorup her defasında "Biz Güney'den gireceğiz, diğer konuları konuşuruz" gibi cevaplar aldığı da yoksa hayal ürünü mü?
Hele... Türkiye'ye tazminatın 2 milyar dolarla sınırlanması ve bunun da "Türkiye'nin Kuzey Irak'a asker sokmaması" koşuluna bağlanması, bir rastlantı mı?
Üstelik bu koşul nedeniyle Türkiye'nin 2 milyar doların bir sentini bile almamış olmasına ne demeli?
................................
Bu konulara derin nüfuzu olan dostum, "ABD bir harp oyunu oynadı. Savunma haklarını ABD'nin Irak'a Türkiye üzerinden gireceği varsayımına göre Kuzey'e dönük konuşlandırdı. İkinci tezkereden sonra Saddam'a, Kuzey gösterip Güney'den vurarak sürpriz yaptı" dediğinde kafamda bir şeyler aydınlandı.
................................
Şimdilerde gene ABD kaynaklı "gerilim" yaşanıyor.
ABD, gerçekten gene böyle bir şaşırtmaca mı vermekte?
Örneğin...
"Hamas"tan vuracakmış gibi yapıp, "İran"dan mı vuracak?
Açayım:
Türkiye'ye "Hamas" lideri Halid Meşal ziyareti nedeniyle sürekli yükleniyor.
AKP ile ilişkilerin "buz kestiği" izlenimlerini veriyor ve psikolojik bir çökertme stratejisi mi uyguluyor?
Yani...
Ankara'nın "gardını" indireceği psikolojik yıldırma, bağışıklığını iyice zayıflatma süreci sonunda İran'a olası bir harekât için isteklerini mi sıralayacak?
.................................
Belki bir hamle sonrası da sezilebilir.
Türkiye'ye uygulanan bu strateji, İran'a "Bak niyetimiz ne kadar ciddi, Ankara'ya yaptığımız baskıyı iyice gör. Ona göre kendine gel. Blöf falan değil. Tepene inebiliriz" mesajı mı veriliyor?
Asıl hedef, Erdoğan değil, onun üzerinden İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad mı?
"Kullanın bu adamı" söylemi üzerine tartışmaların bir de bu boyutu var.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Sabancı devrimi'
SAKIP Sabancı'yı kaybedeli iki yıl olmuş; hal...
Çetin ALTAN
Mor salkımlar, kurbağa sesleri ve bir pavurya...
Nisan İstanbul'unun, kasvetli yağmur bulutlar...
Melih AŞIK
Kutlu hafta...
Kutlu Doğum Haftası nedeniyle dinsel etkinlik...
Fikret BİLA
Baykal'dan Org. Özkök'e: Açıkça söyleyin
CHP lideri Deniz Baykal, hükümetin terörle mü...
Hasan CEMAL
Çankaya senaryoları!
Cumhurbaşkanı seçimi... Daha bir yıl var. Ama...
Güneri CIVAOĞLU
İmal buz mu?
Washington'dan Ankara'ya soğuk dalgasının "me...
Abbas GÜÇLÜ
Felsefe mi? O da ne?
Soran, sorgulayan, araştıran, düşünen insanla...
Hurşit GÜNEŞ
Cari açık daha ne kadar finanse edilebilir?
Cari işlemlerde önceki akşam açıklanan verile...
Nail GÜRELİ
Yargının hali
Yargı iyiden iyiye zorda. Bu gidişle feraha ç...
Sami KOHEN
İtalyan usulü siyaset
İTALYA'da önceki gün yerel saatle 15'ten itib...
Metin MÜNİR
Katille katil olmak
Geçen yüzyılın en büyük özgürlük zaferleri dü...
Hasan PULUR
Adam ve adamlık üzerine...
KİM bu adam?
Tuba AKYOL
"Hz. Muhammed Koç burcundan mı anne?"
Bülent Arınç kürsüde hıçkırıyordu. Başbakan T...
Meral TAMER
Sakıp Bey'i, sevdiği şarkılarla andık
Önceki akşam Sakıp Sabancı'nın ölümünün 2. yı...
Osman ULAGAY
Cari açık fayında şampiyonluk sevinci
Anadolu Grubu İcra Kurulu Başkanı Tuncay Özil...
Güngör URAS
Ucuz döviz ithalatı artırdıkça döviz açığı büyüyor
Bu ülkede (1) Dövizin fiyatı arza ve talebe g...
Serpil YILMAZ
En çevreci kuruluş TÜRSAB
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) B...
M. Ali BİRAND
Babacan güven tazeledi...
TÜSİAD'ın dünkü seminerinde konuşan, Başmüzak...

© 2006 Milliyet