|
Yargının hali
Yargı iyiden iyiye zorda. Bu gidişle feraha çıkması kolay görünmüyor.
Baksanıza, Başbakan iki günde bir yargıya adeta meydan okuyor.
Son kez Danıştay'ı hedef aldı. Hem de müteahhitlerin toplantısında. "Ne yapalım, nereye başvuralım, bunu söyleyin" diyor.
Ne yapacağınız çok belli: Anayasa'ya uyacaksınız.
Nereye başvuracağınız da belli: Yargıya.
Bu anlayıştaki bir iktidardan nasıl bir yargı reformu bekleyebilirsiniz?
Bir gün televizyonda bakıyorsunuz; "kutsal bir yaratık olan insanın hayvan şeklinde çizilemeyeceğini" bangır bangır söylüyor. "Çizemezsiniz, çizemezsiniz!" diye üsteliyor.
Neden?
Kendini sevimli hayvanlar suretinde çizen Penguen dergisini dava etmiş, mahkeme dergiyi mahkûm etmemiş. Başbakan da Yargıtay'a başvurarak mahkeme kararını temyiz etmiş.
Henüz yargılama aşaması sona ermemiş bir davada bu doğrudan doğruya yargıyı etkilemek değil midir? Hem de Başbakan tarafından...
Ülkenin çeşitli yerlerinde 30 yıla yakın süredir yargıçlık yapan ve özgürlükçü (!) yasalar gereği adını açıklayamadığımız bir dostla yargının sorunlarını konuşuyoruz.
Yargıç dostumuz, yargının hangi etkilere açık olduğunu yılların gözlemlerine ve birikimine dayanarak bir bir sıralıyor.
Savcıların ve müfettişlerin yargıçlar üzerindeki etkilerinden giriyor; idarenin, valilerin ve belediye başkanlarının etkisinden çıkıyor.
Adliyenin araç ve benzeri ihtiyaçlarının genellikle belediyelerce karşılandığını anlatıyor. Özellikle ilçelerde adliyelerin hükümet binalarına sığıntı gibi yerleştirildiğini anımsatıyor.
Bunlar bağımsızlıkla, yargının sahip olması gereken görkemle bağdaşır mı?
Siyasilerin etkisi ise, AKP döneminde, evvel Allah Tayyip Erdoğan'ın çıkışlarıyla alenen zirveye vurdu.
Ve bir de "derinden" gelen etkiler var. Son zamanlarda "mafya" adıyla art arda medyaya yansıyan olayları ibretle izliyoruz.
Otuz yıllık yargıç dostumuz, ilk çağdan kalma bir Çin deyişiyle bağlıyor konuyu:
"Davacı zengin, davalı fakir ise, / Davacının olur, nizalı (kavgalı) arsa. / Davacı fakir, davalı zengin ise / Davalıda kalır nizalı arsa. / Davacı da davalı da zengin ise, / Aradan çekilir, özür diler yargıç. / Davacı da davalı da fakir ise, / işte o zaman yerini bulur hak."
Bir şiir
Bu haftaki şiir Mazhar Alphan'ın "Lodoslum"u (Kendine Uçurum, Etki Yayınları):
"Gözlerinin sırında / Bir görünüp kayboluyor / Yelkenleri buluttan / Dalgalar palamar çözüyor / Saçların bir de / Martılar deniz sarhoşu / Kösnül yalnızlığımda ah! / O kampana çalışın"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|