|
"Hz. Muhammed Koç burcundan mı anne?"
Bülent Arınç kürsüde hıçkırıyordu. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan oturdukları yerde gözlerini siliyorlardı.
Ne oluyor?
Kutlu Doğum Haftası'ndayız. Hz. Muhammed'in doğumu kutlanıyor. 1989 yılından beri Diyanet'in önderliğinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor bu hafta. Diyanet'in bu yılki törenine tesadüf etmişim ben televizyonda.
"Birazdan güller dağıtılacak" dedi Arınç. Sonra Bosna Hersek'e uğurladığı Cumhurbaşkanı'na bir demet gül vermediği için pişmanlığını dile getirdi. Erdoğan'dan DTP'ye ve Baykal'a gül göndermesini rica etti.
"Hepimiz bu ülkenin insanıyız. İhtiraslarımızı, kızgınlıklarımızı, kavgalarımızı bir kenara bırakalım" dedi.
Nitekim Diyanet İşleri de karikatür krizi nedeniyle bu yılki Kutlu Doğum Haftası'nın ana temasını "Peygamberlere Saygı Haftası" olarak belirledi. Etkinliklerde Hz. Muhammed'in yanı sıra diğer peygamberler de anılsın, dünyaya "peygamberlere saygı" mesajı verilsin diye.
Müslümanlık işte böyle bir din, değil mi?
"Güllerin efendisi"
Peki şöyle bir din mi aynı zamanda?
Bazı radyolarda Hz. Muhammed "Güllerin Efendisi" diye anılıyor. Kutlu Doğum Haftası nedeniyle gül satışları patlıyormuş; 14 Şubat Sevgililer Günü'nde olduğu gibi.
Evlerde Hz. Muhammed köşesi düzenleniyor, bu köşedeki bir sepete ev halkı dileklerini yazıp atıyormuş; size de Noel'i hatırlattı mı?
Yeni Şafak'ta Fatma Barbarosoğlu'nun yazısında okudum geçen gün, Barbarosoğlu marketten çıkmış eve gidiyormuş ki küçük bir kız annesine "Anne Peygamberimiz, Koç burcuymuş öyle mi?" diye sormuş.
Şiir, mektup, pasta
Miladi takvim kullandığımız için Kutlu Doğum Haftası'nın tarihleri her yıl değişiyor. Bu yılki de Koç burcuna denk geldi çünkü.
Diyanet dergisinin şubat sayısında Diyanet İşleri Başkanı "Bugün dindarlığa kültürel bağlamdaki asıl tehdit ateist mülahazalardan değil, popüler kültürden gelmektedir" demişti. Milliyet'te haber de oldu (17 Şubat), okumuşsunuzdur belki.
Kutlu Doğum Haftası kapsamında çocuklar arasında Hz. Muhammed'e şiir ve mektup yarışmaları düzenlenince, ister-istemez popüler kültür de karışıyor meseleye.
Anneler Hz. Muhammed için en güzel pastayı kim yapacak diye yarışırken -bu yıl da var mı bu yarışma?- çocuklar da kutladıkları doğum gününün tarihine göre burç biçiyorlar işte!
Merak ediyor diye bir çocuğa kızılır mı?
***
Çocuğun sorusu cevapsız mı kalsın?
Kalmasın.
Hz. Muhammed, rebiül-evvel ayının 12'nci günü, pazartesi gecesi doğdu. Miladi takvime göre 20 Nisan 571'de.
Evet çocuğum, Koç burcu.
"A Milli Uzay Filmi" uzay hızını aşar mı?
"Dünyayı Kurtaran Adam" bambaşka bir şeydir. İzleyen bilir.
İzlemeyene nasıl anlatılabilir?
Üzerine iskelet çizilmiş siyah elbiseli yaratıklar, peluş canavarlar, Cüneyt Arkın'ın tekmeleriyle uçup havada infilak eden kayalar ve tabii arada Star Wars'tan arak parçalar...
"Dünyadan çok uzaklaştık göstergeler çalışmıyor", "Bilinmeyen bir güç bizi kendine çekiyor", "Kork ama belli etme", "Vücudundan kurtul. Sadece zihin ve ruhunla yaşa. O zaman toprak altında nefes alabilirsin", "Sana ulaşamamak kaybetmek değildir dünya" gibi şahane repliklerle süslenmiş ve sonunda "Dünyasız insan, insansız dünya olamaz" diye bir dersle sona eren bu filmi yine en iyi, bu replikleri de yazan "dünyayı kurtaran adam" Cüneyt Arkın anlattı galiba: "Bu film saçmanın çok ciddisi."
İşte şimdi bu filmin devamı, "Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu" çekiliyor.
İnternette "A Milli Uzay Filmi" diye takdim edilen yeni filmde ikiz oğlanların ikisini de Mehmet Ali Erbil canlandıracak. Kadroda Deniz Seki, Pascal Nouma, Pakize Suda, Hıncal Uluç, Şebnem Scheffer gibi isimler de var.
Ekip "saçmanın çok ciddisi" hususunda ümit vaat etse de, "Dünyayı Kurtaran Adam"ın devamını çekmek öyle kolay iş değil.
Ne diyorlardı ilk filmde: "Uzay hızını aşmalıyız!"
Ki "aşmış" bir filmdir o!
Devam filmi, "uzay hızını" aşabilir mi sizce?
tubaakyol@milliyet.com.tr
|
|