
|
|
|
 |
|
|
Milliyet'ten okurlarına
Milliyet 'magazin'e nasıl bakıyor?
Doğan Akın
"Haber"in ne olduğu konusunda ortak bir tanım bulunmasa da, her "olay"ın "haber" olmadığı genellikle kabul gören bir yaklaşımdır. Olaylara "haber değeri" katan ölçütler konusunda büyük bir ortak paydanın varlığından söz edebiliriz.
Bir olay "önemli", "ilginç", "yeni" ve coğrafya ya da konu açısından insanlara "yakın"sa haber olmaya da adaydır. Haberler, genellikle bu ölçütlerin tamamını veya bir bölümünü içerir. Ölçütlere uygunluk açısından yaygın ve yoğun istisna, "magazin" haberlerinde gözlenir.
Eğlence-magazin dünyasından yansıtılacak olayların seçiminde, temelde "merak" duygusunu tatmin edecek bir "ilginçlik" arayışıyla yetinildiğini söyleyebiliriz. "Bu da haber mi" yaklaşımından "özel hayat ihlali" eleştirilerine uzanan ve genellikle "düzey" konusuna varan tartışmalar burada başlıyor ve bitmek bilmiyor.
Ailece okunan gazete
Genel olarak bu tartışmaların dışında olan Milliyet, magazin olaylarını "ilginçlik"in yanı sıra "önem taşıma" ölçütünü de gözeterek değerlendirmeye alıyor. Magazin dünyasının önem taşımayan olayları için "fiskosçuluk" yerine, bu alanda sıkı bir eleme ile "habercilik" yapmayı tercih ediyor.
Magazin söylentilerinin sıkı takipçisi olanların bile çocuklarından saklamak zorunda kaldıkları bir gazete yerine "ailece okunabilen" bir gazete ortaya koymak, Milliyet'in seçici tutumunun önemli bir sonucu.
Milliyet'in bu tutumunun diğer önemli sonucu, magazin dünyası simalarının, temel hakları gözetilerek sayfalara taşınması. Geçen hafta polisin de "magazinleşmesine" zemin hazırladığı anlaşılan bir operasyon, Milliyet'in bu konudaki ilkelerinin taşıdığı önemi ortaya koydu.
Evlerine baskın yapılan ve yargıç karşısına çıkarılmadan "fuhuş ticareti" ile suçlanan "magazin ünlüsü" bir grup kadın ile erkek futbolcunun durumuna ilişkin haberlerde, açık isim ve fotoğraflara yer vermedik. "Olay"da suçlanan kadınlar polis tarafından basına teşhir edilirken, futbolcuların emniyetin arka kapısından gizlice ifadeye alınmalarında sergilenen cinsiyet ayrımcılığı ve hak ihlallerini "haber" olarak değerlendirdik.
Kızlarımız için ödül
Gazetemizin "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası, İmedya İnteraktif Medya Yayıncılık Grubu'nun "Ekonominin Yıldızları" yarışmasında binlerce katılımcının oyuyla "Özel Ödül"e değer görüldü. Okula gönderilmeyen kız çocuklarının modern yurt ve okullara kavuşmaları için yaklaşık bir yıldır büyük bir kampanya yürüten Milliyet'e ödülünü Emine Erdoğan verdi. Erdoğan ödülü, kampanyayı büyük bir özveriyle yürüten proje koordinatörü Nilgün Yorgancılar'a verirken, herkesi "bütün kızlarımız okula kavuşuncaya kadar" göreve davet etti.
Gençlerin de tercihi
Milliyet, İstanbul Üniversitesi Öğrenci Kültür Merkezi Bilgisayar Kulübü'nün anketinde "2005'in en iyi gazetesi" seçildi. Ödülü İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şafak Ural'ın elinden Yazı İşleri Müdürü Cem Dizdar aldı.
Ercüment İşleyen yönetimindeki Milliyet İnternet'in, dünyada en çok ziyaret edilen sitelerden oluşan "Global 500" listesine Türkiye'den girebilen tek haber sitesi olduğunu duyurmuştuk. İnternet sayfamız bu kez Beykent Üniversitesi'nce "En iyi İnternet Haber Portalı" seçildi.
Geleneksel üstünlük!
Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin düzenlediği Spor Gazeteciliği Armağanı Yarışması'nda en çok ödül kazanan gazete de Milliyet oldu. Milliyet, toplam 8 ödül kazanırken, yarışmadaki en yakın rakibi 5 ödül alabildi.
Ercan Güven "İnceleme ve Araştırma" ile "Serbest Yazı" dallarında iki birincilik, Cemal Ersen "Haber"de birincilik "Serbest Yazı"da mansiyon, Gökhan Türe "Müsabaka Tenkit" dalında, Mehmet Demirkol "Müsabaka Yazısı"nda birincilik, Necmi Kepçetutan "İnceleme Araştırma"da ikincilik, Hüseyin Yavuz da "Fotoğraf"ta mansiyon elde ettiler.
Milliyet'in bu alandaki geleneksel üstünlüğünü bir kez daha kanıtlayan Cem Şengül yönetimindeki Spor Servisi'ni ve ödül kazanan arkadaşlarımızı kutluyoruz.
dakin@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|