Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstanbul neyin başkenti?


İSTANBUL Belediye Başkanı Topbaş diyor ki:
"Bu şehirdeki çarpık yapılaşmanın yüzde 90'ında mimarların, mühendislerin imzası var."
Evet, mühendislerimizin, mimarlarımızın günahı var da, belediye başkanlarının ve tayfalarının günahı yok mu?
Tabii ki var.
Belediye ve bazı mühendisler bu şehri elbirliğiyle köye çevirdiler.
* * *
İNGİLİZLERİN önceki gün açıklanan 200 şehir arasında yaşanabilirlik sıralamasında İstanbul 108'inci.
İstanbul'da yapıların yüzde 65'i kaçak.
Bu kaçak binalar bir gecede gökten inmedi ki!
İstanbul'un nüfusu yılda 500 bin kişi artıyor.
Göç bu şehir için hayati bir sorun. Bunun hızını kesmek bu kadar zor mu?
Gecekondu ve işportayı belediyeler teşvik etmediler mi?
Dolayısıyla göçü de onlar hızlandırdılar.
Bazıları bunu oy için yaptıysa, bazıları için de başka nedenler vardı.
Sonuçta olan İstanbul'a oldu.
* * *
PRATİĞE ve bugüne gelelim.
Belediye başkanlarımızın bir kısmı ve onların bazı çalışanları, bazı mühendisleri yine uyuyor, şehri dolaşmıyor, görmüyor.
Adam variller dolusu zehirli atıkları kamyonlarla taşıyıp Tuzla'da bir arsaya gömüyor, "Ne yapıyorsun?" diyen yok.
Şimdi bu atıkların imhası için bir milyon dolar lazım. Bu para halkın cebinden çıkacak. Peki bu atıkları imha parasını kimler aralarında paylaştı? Bunlara ceza yok mu?
Belediye başkanı kadın yurtdışına kaçmadan önce "Maslak'ı Manhattan yapacağım" demişti. Yaptı. Gidin bakın. İşten çıkma saatlerine yakın, işyerlerinin park eden otobüslerinden ve minibüslerinden yol bulup caddelerden geçebiliyor musunuz?
Hani binaların alt katları otopark olacaktı?
Levent'te belediye başkanlarının gücü Cumhuriyet Caddesi'ni açmaya yetmiyorsa o mevkiyi niye işgal ediyorlar?
Şehrin en büyük üç stadı trafiğin en yoğun noktalarında. Üstelik İnönü Stadı'nda mimara diploma yaktıracak sakil tribün kapatma inşaatına kim göz yumdu?
Otomobiller kaldırımlardayken kapatılan otoparklar var.
Dolmabahçe Sarayı'nın ve Ortaköy'e kadar olan binaların bahçe duvarları hâlâ yıkılmadı.
Bebek'te eskiden adı "Yeni Güneş" olan mekândan hemen sonraki trotuvarın 50 metrelik kısmı denize doğru genişletilebilir. Ama belediye başkanı, halkı gibi oralarda dolaşıyor mu ki bu ihtiyacı görsün.
Boğaziçi Köprüsü'ne sapacaklar Beşiktaş'tan itibaren yolu tıkıyorlar. Bugünkü kaldırım onlara yol olabilir. Kaldırım da biraz içe alınabilir. Ama belediyede mimar-mühendisler yok ki...
Sahi, belediye ve mühendisleri "7 Tepe 7 Tünel" projesiyle meşguller, böyle çerden çöpten işlere kafa yormazlar...
AB'nin İstanbul'u "kültür başkenti" ilan etmesi de mevcut çarpıklığı değiştirmez.

ÇÜŞ!..
Amerika'nın Ankara'daki büyükelçisi Ross Wilson bir yemekte, İstanbul CHP Milletvekili Şükrü Elekdağ'ın sözlerine karşı "çok büyük saçmalık" diyor.
Elekdağ gün görmüş bir hariciyeci ve bir İstanbul efendisi olmasaydı eminim ABD'linin cümlesine cevabı "Çüş!" olurdu...

ZAPSU VE
Erdoğan'ın başı yandı
Bu köşede, hatırlıyorsanız, 16 Haziran 2005'te şöyle demiştik:
"PKK, Suriye ve İran konusunda Erdoğan'la Bush'un, yani TC ile ABD'nin anlaşması mümkün değildir."
Dün de bugün de öyle oldu.
"Stratejik ortaklığın" 1 Mart tezkeresinin reddiyle bittiğini artık açıkça anladık.
Bugün olsa ABD, Apo'yu Ankara'ya teslim eder mi? Etmez.
Tam tersine, başımıza çuval geçirenden stratejik ortak olur mu? Olmaz.
PKK'ya seyirci kalandan stratejik ortak diye söz edilemez.
Hükümet ABD ile araları düzeltmek istiyorsa işi zor.
İşinin zor olduğunu, Başbakan'ın iki yakınını, danışmanını geçen günlerde ABD'ye yolladığında gördük.
Zapsu ve Dişli "Arayı düzelteceğiz" derken daha da bozdular.
Hele Zapsu'nun Amerikalılara Erdoğan için "Bu adamı daha da kullanabilirsiniz. Devirmeye çalışmak yerine, delikten aşağı süpürmek yerine onu kullanın" demesi yenir yutulur gibi değildi.
Uzun lafın kısası, 1 Mart tezkeresinin reddi Türkiye gibi Başbakan Erdoğan'ın da başını yaktı. Yaktı, yemese bari...
Biz baş yenmesinin sandıkta olmasından yanayız...

GÜNEYDOĞU
Bindiği dalı kesenler
Son olaylar ve saldırılar, mayın patlamaları terördeki tehlike çanlarının yeniden çalmaya başladığını gösteriyor.
Oysa bir süre önce Güneydoğu'ya yaptığım 15 günlük bir gezide çok umutlanmıştım. Pırıl pırıl şehirlerde batıdan farklı bir durum yoktu. İnsanların yüzü gülüyordu. Turizm çok canlanmıştı.
Bu manzara herhalde birilerinin hoşuna gitmedi ki, 30 bin yurttaşımızın ölümüne neden olan terör yeniden başlatıldı.
Bundan kim kazançlı çıkar? Herhalde teröristler değil. Son 20 yılda açıkça görüldü ki, Türkiye'yi bölmek imkânsız. Öyleyse bölge halkının rahatına, huzuruna zarar vermek niye?
Bu arada önemli ve ilginç olan Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ve bölgedeki diğer bazı belediye başkanlarının tutumları.
Onların davranışı teröre destek anlamına, teröriste "Sizin yanınızdayız" anlamına gelebilecek yorumlara yol açabilecek bir davranış değil mi?
Bu şanssız tavır yerel yönetimlerde yetki artırımını güçleştirecek.
Bu tavır, "Terörle Mücadele Yasa Tasarısı"nın hızla yani ince eleyip sık dokumadan, yasallaşmasına da yol açacak.
Baydemir ve arkadaşları bindikleri dalı kesmekte olduklarının ne zaman farkına varacaklar?

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrasya başkenti İstanbul!
İSTANBUL 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkent...
Çetin ALTAN
Herbert George Wells ve "Zaman Makinesi"...
"Gelişmiş"liğe bir türlü atlayamamış köylü ağ...
Melih AŞIK
Fındık taciri...
Başbakan Erdoğan'ın Veri Koordinatörü Cüneyd ...
Fikret BİLA
Çiçek: 12 Eylül öncesindeki hatayı yapmayalım
Terörün tırmanışa geçtiği son dönemdeki tartı...
Hasan CEMAL
Çankaya seçiminde kamuoyu şaşırtmak!
Başkentte politika kulisi insanı bir anda içi...
Güneri CIVAOĞLU
Zehir ve idam
Kimya artığı zehirli maddeler dolu variller i...
Can Dündar
Hilmi Özkök'ten Banu Alkan'a şiddet kültürü
Dün Ankara'da iki okulda öğrencilerle buluşa...
Hurşit GÜNEŞ
İran'a müdahale olursa...
Uzun süredir İran Ortadoğu'da etki alanını ge...
Doğan HEPER
İstanbul neyin başkenti?
İSTANBUL Belediye Başkanı Topbaş diyor ki: ...
Semih İDİZ
ABD'nin Karadeniz'de olması normaldir
"Turuncu Devrim"in "çocuklarından" Ukrayna'nı...
Sami KOHEN
Kulübe girince ne oluyor?
NÜKLEER kulübe girdiğini resmen ilan eden İra...
Hasan PULUR
Dış politika danışmanlarla yürümez...
BAZILARINA göre, Başbakan'ın danışmanı Cüneyd...
Derya SAZAK
İtalyan solu
Türkiye'den uzak kalmanın gazetecilik açısınd...
Meral TAMER
Nükleer santrala hayır lan!
Başlıktaki ifade bana ait değil tabii. Başbak...
Yaman TÖRÜNER
Savaş stratejileri (II)
Robert Greene'nin "Savaşın 33 Stratejisi (The...
Güngör URAS
İran 'risk' de olabilir 'fırsat' da
Gidiş o gidiş ki, ABD İran'ı vurur ise, Türki...
Serpil YILMAZ
Ekonomide İran riski
Türkiye, ABD'nin İran'a saldırması durumunda ...
M. Ali BİRAND
Yargıyı asıl biz bozuyoruz
Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok'un bir süre önce...

© 2006 Milliyet